Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir ilan gördüm, insanlar üzerinde para karşılığında aşı ve ilaç deneyleri yapılıyor. Özellikle ilimizde bu tür çalışmalara katılan çok sayıda öğrenci var ve bunların büyük bir kısmı yabancı uyruklu göçmenlerden oluşuyor. Üstelik bu işlemler devlet kontrolünde gerçekleşiyor, yani gizli saklı değil. Bu durumda, para karşılığında ilaç veya aşı denemelerine katılmak dinimiz açısından caiz midir? İnsan sağlığını riske atmak söz konusu olduğunda bu tür uygulamalar İslam’a uygun mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Doktor olarak yazacağınız ilaçta, ilaç firmasının lehine, hastanın veya devletin aleyhine olacak bir reçete yazmanıza neden olması durumunda bu tür ikramlar sizin için caiz olmaz. Böyle bir etkilenmeye karşı kendinizi güvende hissediyorsanız istifade edebilirsiniz.
İnsan sağlığı ile ilgili ilaç ve uygulama araştırmalarında insanların üzerinde deney yapılması her ne kadar ‘insana hizmet’ ekseninde dönüyor olsa da ‘sakıncası yok’ şeklinde tanımlanamaz. ‘Sakıncası yok’ çizgisi ile ‘mümkün değildir’ çizgisi arasında şeriatımızın temel prensipleri doğrultusunda şöyle bir tespit yapılabilir: a- İnsanlık bugüne kadar geliştirdiği ilaçlarda ne yazık ki mahkûmlar, savaş esirleri, paraya muhtaç fakirler üzerinde bedeli ağır deneyler yapmıştır. Sesi çıkmaz insanlar üzerinden diğer insanların sağlığı düşünülmüştür. Gariplerin servet sahiplerine yem edilmesi şeklinde gelişmiş olan bu süreç kabul edilebilir değildir. Yapılan işin ne olduğunu bile bilemeyecek durumdaki insanların kobay olarak kullanılması ilaç şirketlerinin kara lekesi olarak kalacaktır. İnsanı insana kurbanlık koç olarak feda etmenin dinimizce kabul edilirliği olamaz. b- Sonunda denek olarak kullanılan insanın öleceği kat’i olarak bilinen bir deneme ‘diğer insanlara yarar felsefesi’ üzerine kurulu olsa da caiz olmaz, öyle bir deney kat’i haramdır. Hiçbir insan başka bir insanın kurbanı değildir bu dünya hayatında. Söz konusu kobay insanın bunu kabul etmesi bile haram olmayı değiştirmez. İnsanın kendi bedenini veya bir organını feda etme hakkı yoktur. c- Üzerinde deneme yapılan kişinin aklını yitireceği kat’i olarak bilinen bir deney ve çalışma da hiçbir insanda yapılamaz. Zira insanın aklı insan gibidir. Aklın yitirilmesi Allah’ın teklifine muhatap olma kabiliyetinin yitirilmesidir. Hiçbir insanın aklı bazı ileri akıllılara harcanabilecek bir nimet değildir. d- İnsanı ayakta tutan organlardan birini kaybedeceği kat’i olarak bilinen bir deney için de caiz olma yönü yoktur. e- Reşit olmayanlar üzerinde yapılacak deneylerde 'insanlığın başka hiçbir çaresi kalmamış' olma gibi çok yüksek bir hassasiyet üzerinden belki caizlik bulunabilirse de reşit olmayanların yani yapılacak deneye kanuni kimliği ile evet deme kabiliyeti olmayanların kullanılmaları caiz olmaz. f- Öncesinde insanlar dışındaki canlılarda denenen, uzun vadede de olsa öldürücülüğü kat’i olmayan, - Resmi kayıtlarla, etik kurul denetiminde ve şeffaf bir şekilde bilimsel bir kurulla yürütülen, - İlk tespitlere göre öldürücü yönü bulunmadığı zannedilen, - Yapılacak çalışmaya katılacak insanın onuru ve kişiliği zedelenecek bir yöntemin kullanılmadığı - Denek olarak kullanılacak kişiye baskı yapılmamış, kendi rızası ile aday olmuş bir durumdaki denemeler caizdir, bir fazilet kaynağıdır. Böyle bir çalışma ile ortaya çıkarılacak sağlık ürünü bütün çalışanlar için hayırla anılma vesilesidir. Müslüman olanlar için de sadaka-ı cariyedir. Böyle umar ve bunu temenni ederiz.
Meri kanun ve yönetmeliklerde yazılı bir durum ise bu aldığınız size helaldir. O dairede kendiliğinizden oluşturduğunuz veya kabul ettirdiğiniz bir para ise haramdır.
İnşaallah o uygulama bir hayır sandığı niteliğinde olacağından iyi bir iş olduğunu zannederim. Hepimiz birbirimizin kardeşiyiz, hakkımızdan çok görevimiz vardır. Allah’a emanet olunuz.
Yasa ile belirlenmiş ve sizin hak edişinizde bir suistimal bulunmayan farklı isimlerdeki ödemeleri almanızda bir sakınca olmaz.
Açlık gibi bir zaruret özrüne dayanan bir çalışma ise mümkündür.
aşı konusundaki diğer fetvalar
Biz bir yığın zihin bulandırıcı şeyi ekmek için bile duyuyoruz, ekmeği buna rağmen yemeye devam ediyoruz? Artık hayat, her şeyin birbirine karıştığı bir şekil aldı. Devletin yetkili kurumlarını çok açık bir yanlış söz konusu olmadıkça dikkate almak zorundayız. Dediler, yaptılar gibi sözlerle kendimizi tüketemeyiz, çocuklarımızı tehlikeye atamayız. Allah yardımcımız olsun.
Ramazan orucu farz olduğundan, sahura kalkmakla kişi fiili niyet etmiş sayılır. Ayrıca dil ile niyet etmeye gerek yoktur. Gıda ve vitamin içeren, besleyici veya serum niteliğinde olan aşılar orucu bozabilir. Ancak tedavi amaçlı ve besleyici olmayan aşıların orucu bozmayacağı kanaatindeyiz. Zorunlu olmamakla birlikte Ramazan sonrası bir gün kaza orucu tutmak, kalbin tereddüdünü gidermek ve iç huzuru sağlamak için bir ihtiyat olabilir.
Bu konu doktorların konusudur. Müslüman uzman bir doktorun dediğini yapın.
Bu hususta aşı yaptırmakla gireceğiniz risk, yaptırmamakla gireceğiniz riskten daha hafiftir. Size yaptırmanızı tavsiye ederiz. Tıbbın bu konudaki delilleri ve gerekçeleri kendi çapında bilimseldir. Sizin duyduğunuz ve ürktüğünüz neticeler ise bilimsel değildir. “Mış’lı” ifadelerle önümüze getirilen şeylerden korkup kenara çekilemeyiz. Bu mantıkla bakıldığında yarın çocuğunuza ekmek de yediremezsiniz. Allah Teâlâ yavrunuza sıhhat ve afiyet ihsan etsin, onu ismi ile müsemma kılsın.
Fıkhen tabi olmamız gereken kural şudur: Zanna dayanarak kati bilineni terk edemeyiz. Tıbbın şu andaki aşı bilgisi milyonlarca hatta milyarca çocuk üzerinde başarılı olmuştur. Belli hastalıklar aşı uygulamasından sonra unutulur olmuştur. Evet, ortada netileğini ve muhtevasını hatta uzun vadede sonuçlarını bilemeidğimiz bir uygulama bulunmaktadır. Bunlar neticede zandan öteye gidemeyen şüphelerdir. Şüpheyi ilerletmek için ise bilimsel denebilecek veriler gerekir, o da elimizde yoktur. Geriye zan kalıyor. Zanna dayanarak aşıyı ihmal etmenin vebal olacğını kanaat ederim.
Aşı, hastalığa karşı bir önlem olarak yapılır yani bir tedavidir netice olarak. Gerekli bir tedavi nedeniyle ceninin düşmesi bir cinayet değildir. Bilerek böyle bir şey yapılacak olsa idi onun için tevbe ve kefaretten söz edebilirdik. Sizin için gereken bir şey yoktur. Geçmiş olsun.