Fetva Meclisi
Soru
Hocam elhamdülillah sağlıklı bir bebeğimiz oldu. Bebeklerin zorunlu aşıları var. Bu aşılar otizm hastalığına sebep olabiliyor. Aşıların içerisinde cıva var ve ne yazık ki bu cıvaların vücuda zararlarını kimse açıklayamıyor. Yaptırmasak ileride bir hastalık olursa bunun vebalini biz çeker miyiz, Allah katında sorumlu olur muyuz? Yaptırırsak çocukta bu hastalıklar görülürse yine anne baba olarak sorumlu tutulur muyuz? Sonuçta hasta olacağı varsa Allah kaderinde belirlemiştir deyip tevekkül mü etmeliyiz, bize doğru yolu gösterir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Fıkhen tabi olmamız gereken kural şudur: Zanna dayanarak kati bilineni terk edemeyiz. Tıbbın şu andaki aşı bilgisi milyonlarca hatta milyarca çocuk üzerinde başarılı olmuştur. Belli hastalıklar aşı uygulamasından sonra unutulur olmuştur. Evet, ortada netileğini ve muhtevasını hatta uzun vadede sonuçlarını bilemeidğimiz bir uygulama bulunmaktadır. Bunlar neticede zandan öteye gidemeyen şüphelerdir. Şüpheyi ilerletmek için ise bilimsel denebilecek veriler gerekir, o da elimizde yoktur. Geriye zan kalıyor. Zanna dayanarak aşıyı ihmal etmenin vebal olacğını kanaat ederim.
Bu hususta aşı yaptırmakla gireceğiniz risk, yaptırmamakla gireceğiniz riskten daha hafiftir. Size yaptırmanızı tavsiye ederiz. Tıbbın bu konudaki delilleri ve gerekçeleri kendi çapında bilimseldir. Sizin duyduğunuz ve ürktüğünüz neticeler ise bilimsel değildir. “Mış’lı” ifadelerle önümüze getirilen şeylerden korkup kenara çekilemeyiz. Bu mantıkla bakıldığında yarın çocuğunuza ekmek de yediremezsiniz. Allah Teâlâ yavrunuza sıhhat ve afiyet ihsan etsin, onu ismi ile müsemma kılsın.
Aşı konusunda elimiz kolumuz bağlıdır. Yaptırmamanız hâlinde ileriki muhtemel bir sorun için vebale girersiniz diye düşünürüm. Karşı çıkanlar haklılar ama tek belgeleri şüpheleridir. O şüpheler aşılara karşı bende de vardır. Şüphe ile de hayat riske atılmaz.
Evet, mü'minler olarak aşı/ilaç konusunda sıkıntımız ve itirazımız vardır. Bu itirazda da haksız değiliz ama henüz alternatifimiz yoktur. Alternatif üretene kadar da mevcut sisteme göre iş yapmaya mecburuz. Siz bir hemşire olarak sağlık kurallarının gerekenini yapmaya devam edeceksiniz. İnşaallah daha takvalı ve sağlıklı bir sistem getirildiğinde ona uyacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Şeriatımız, zanla amel etmeye yol açmıyor. Filan ilaç muhtemel bir tedavi yapacak diye onu kullanmayı tavsiye etmediği gibi, filan ilaç muhtemel şu zararı verebilirmiş diye de onu men etmez. Çocuklara yapılan aşılarla ilgili yıllardan beri büyük büyük laflar edildiği halde, ehli tarafından ciddi bir belge konmamıştır ortaya. Buna göre iki kuralı dikkate alarak iş yapmaya mecburuz: a- Her konuda ehli konuşmalıdır. Bu meselede fakihlerden önce tabiplerin konuşması gerekir; fakihlerin sözü de tabiplerin sözüne binaen olacaktır. Şu ana kadar sözüne itibar edebileceğimiz bir tabip belgesi göremedik. b- Doğan her çocuğu ilgilendiren bir konuda zanla hareket edemeyiz. Bu büyük bir meseledir. Denenlerin tamamı doğru olabileceği gibi hayal ürünü de olabilir. Tanıdığınız ve istişaresine itimat ettiğiniz bir tabibe sorarak geçici de olsa ne yapacağınızı kararlaştırabilirsiniz.
Biz bir yığın zihin bulandırıcı şeyi ekmek için bile duyuyoruz, ekmeği buna rağmen yemeye devam ediyoruz? Artık hayat, her şeyin birbirine karıştığı bir şekil aldı. Devletin yetkili kurumlarını çok açık bir yanlış söz konusu olmadıkça dikkate almak zorundayız. Dediler, yaptılar gibi sözlerle kendimizi tüketemeyiz, çocuklarımızı tehlikeye atamayız. Allah yardımcımız olsun.
aşı konusundaki diğer fetvalar
Ana rahmindeki çocuğu kundaktaki çocuk gibi görmeliyiz. Kundaktakine yapılamayanı rahimdekine de yapamayız. Kundaktakine yapılabilir olanı da rahimdekine de yapılabilir görürüz. Sizin belirttiğiniz durumun ayrıntısını bilmiyorum. Çocuk için “daha sağlıklı” olmayı sağlayacak bir tedaviye yok dememizin içini dolduramayız zannederim.
Sorunuz müphemlik içeriyor. Şöyle anladık sorunuzu: 67 yaşında birisi aşı da olmuş, salgın tehlikesi olan bir zamanda cumaya gitsin mi? Eğer doktoru yasaklamıyorsa kesinlikle cuma namazına gitmelidir.
Aşı, hastalığa karşı bir önlem olarak yapılır yani bir tedavidir netice olarak. Gerekli bir tedavi nedeniyle ceninin düşmesi bir cinayet değildir. Bilerek böyle bir şey yapılacak olsa idi onun için tevbe ve kefaretten söz edebilirdik. Sizin için gereken bir şey yoktur. Geçmiş olsun.
Böyle bir ikramı almamak bu ülke vatandaşı için onur kırıcı olabilir. Siz istemeyin, külfetli bir ikram almayın ama bir çay içmek, o anda pişirilmiş bir çörekten alıp teşekkür etmek özellikle de işiniz bittikten sonra bir tür ahlaki görevdir. Zira sizin işiniz, onların size bir şey ikram etmezse yapmayacağınız düzeyde bir iş değildir. Mevcut durum böyle izleniyor. Allah Teâlâ işinize kolaylık versin.
Bu iki isim iki meleğin ismidir. Allah Teâlâ bu iki meleği insanları imtihan etmek için gönderdi. Onlar da görevlerini yaptılar ve gittiler. Melekler kötü olmazlar çünkü onlarda Allah’a asi olma kabiliyeti yoktur. Bu iki meleğin cezalandırıldıklarına dair bilgiler İsrailiyat bilgileridir, itibar edilmesine gerek yoktur.