Fetva Meclisi
Soru
Kıymetli hocam, bir telefon bir araba almak istediğimiz zaman İsrail malı olup olmadığı hususunda itinalı davranmaya çalışıyoruz. Fakat ne yazık ki arabaların ve telefon markalarının en kalitelisi onların elinde... Hep bu ikilemi yaşıyoruz. Paramızı İsrail mallarına vermek istemiyoruz seçeneğimiz çok azalıyor. Çevremizde bizim kadar bu konuya dikkat eden olmadığını görünce biz mi çok abartıyoruz diye düşünmeden de yapamıyoruz. Bu konuda bizi aydınlatırsanız çok seviniriz.
Cevap
Benzer fetvalar
Pazarladığınız ürün İsrail'in zulmüne stratejik olarak yarar/üstünlük sağlayan (silah, kamuflaj vs...) ürünse caiz değildir. Normal helal ürün pazarlaması yapıyorsanız sakıncası yoktur. Yalnız ileride daha isabetli ve Müslümanların yararına adımlar atmanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun.
Kâfir kâfirdir. Şu kâfir bu kâfir diye biz ayırıyoruz, Allah ayırmıyor. Onların hiçbirini Allah sevmiyor, biz de ona göre davranırız. Genel anlayışımız budur. İhtiyaçlarımızı gidermeye gelince, seçebildiğimiz kadar seçeriz. Bizdeki kâfirler veya uzaktakiler gibi ayrımlar yapmayız. Keyfilikten uzak dururuz. Göz göre göre aldanmayız. Yapabileceğimiz bu kadardır. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Bu hususta elimizde tatmin edici bilgi yok ama zihin bulandırıcı dedikodu çoktur. Müslümanlarla savaş durumunda olan ülkelerin ve şirketlerin mallarını kullanmak caiz olmaz. Ancak zaruret söz konusu olursa kullanmak caiz olur. Kati bilgimiz olmayan konuları ise şüpheli konular olarak görmeliyiz. Şüphe ise mümkün olduğu kadar kaçınmak, kaçınmak mümkün değilse bir tür kabullenmek demektir. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselâm. Sizden o cihazı talep edenlere gösterdiğiniz fiyatı, sizin onlara o cihazı mal etme fiyatınız olarak gösterirseniz, sizin onu kaça satın aldığınız önemli olmaz. Çünkü bu durumda siz bir tür bayi durumunda olursunuz. Eğer emanetçi gibi durup sadece ricayı yerine getiren biri durumunda olursanız verdiğinizden fazlasını almamalısınız. Birinci şekilde yapın, kârınız size helal olur.
Selamünaleyküm. Müslüman normal şartlarda kendi dininden olanın malını kullanmalıdır. Abartılı fiyat farkı, sağlığı etkileyecek oranda sağlık sorunu oluşuyorsa Müslüman olmayanın malı da kullanılabilir. Bu ölçülerin tespitinde ise herkesin kalbi hakemdir.
Bu dini olmaktan daha önce stratejik bir konudur. Biraz aklı ve biraz insanlığı bulunan hiç kimse böyle bir ticareti yapmayı uygun bulamaz. Sırf bu nedenle de kazancınız haram oldu diyemeyiz ama siz bunun gerçekleşmemesi için direnin deriz. Belki ortaklarınızın kanaatini değiştirirsiniz. Mücadele edin, yılmayın. Hissenizi devretmeyi en son çare olarak düşünün.
araba konusundaki diğer fetvalar
İntihar, en büyük günahlardan biridir. İntihar edenin akıbeti ile alakalı pek ağır tehditler vardır. Bu nedenle 'intihar etmiş olur' demek de zordur. Eğer bilerek ve akıbetini önemsemeden hız yapar da bir nevi intiharı kast ederek sürat yaparsa öyle bir akıbetten söz edebiliriz. Öyle değil de hız yapmayı sakıncalı görüp hız yapar ve bir kaza geçirirse inşaAllah intihar etmiş değildir.
Satın aldığınız bir ürünün içine konan bir numara size çıktığı için bir hediye almanızda mesela sizin örnekte olduğu gibi araba almanızda sakınca gören âlimler bulunmakla beraber umumiyetle bunun caiz olduğunu söyleyebiliriz. İki önmeli şart yerine geliyorsa sakıncası yoktur. Birincisi: Esasen satın aldığınız şeyin fiyatında, size çekiliş numarası verildiği için bir fiyat farkı olmayacak. İkincisi de, o satın alınan şey, içindeki hediye numarası için satın alınmış olmayacak. Mesela siz o dondurmayı atıyorsunuz ama çekiliş numarasını saklıyorsunuz. Bu şekilde olursa bu bir israf olacağı için bunda sıkıntı olabilir.
Mutmain olup olmayacağınızı bilemeyiz ama o evde oturabilirsiniz. Babanızın saptığına rızanız olmadığı sürece siz vebale girmezsiniz.
Peçe ile araba kullanmanın zor olacağını zannederim. Peçe, dikkatten kurtulmak için olan bir nimettir. Eğer o dikkat nedeni oluyorsa peçe gibi olmayan ama aynı işi gören başka bir şekle dönüşmek uygun olabilir.
Yaşadığımız sosyal hayatın içinde yolda otostop yapan birinin araca alınması bazı yasal sıkıntıları da beraberinde getirdiği için ne yazık ki, böyle bir iyiliği insanlara tavsiye edemez duruma geldik. Bunu öncelikle bilmenizi isteriz. Böyle bir iyilikten ötürü herkesin bildiği bir yasal uyarı, kabullenilmiş bir örf bulunmadıkça minibüsçünün hakkına girmek söz konusu olmaz.
Şöyle bir gerçek var: O aracı, özürlü kullanamayacak zaten. Bunu bir yakını kullanacak. Bu sebeple “yakını aracı kullandı” diye bir hata prensip olarak olmaz. Devlet “şu sınırdan fazla kullanırsa…” gibi bir uyarı yapmadıkça bu konuda mesuliyet olmayacağını zannederim. O sınır aşılınca elbette vebal olur.