İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selamunaleyküm. Bir beyaz eşya alma niyetindeyiz. Beyaz eşyanın markası yerli. Ancak markanın sahibi hakkında çeşitli söylentiler mevcut. Özellikle bu markanın sahibinin İsrail’e yakınlığının söz konusu olduğu ve belki de gelirlerinin buraya aktarıldığı gibi söylentiler ortalıkta dolaşmakta. Bu markaya ait bir ürünün alınması sakıncalı mıdır? Ancak aynı markanın ortağı olan bir başka marka ise İslami kesimin en önemli markalarından biri. Dolayısı ile İsrail’e yakınlığı ile bilinen yerli markanın ve ona ortak olan İslami kesime yakınlığı ile bilinen markanın kullanılması uygun mudur? Nasıl bir yol izlemeliyiz?

Cevap

Aleykümselam. Bu hususta elimizde tatmin edici bilgi yok ama zihin bulandırıcı dedikodu çoktur. Müslümanlarla savaş durumunda olan ülkelerin ve şirketlerin mallarını kullanmak caiz olmaz. Ancak zaruret söz konusu olursa kullanmak caiz olur. Kati bilgimiz olmayan konuları ise şüpheli konular olarak görmeliyiz. Şüphe ise mümkün olduğu kadar kaçınmak, kaçınmak mümkün değilse bir tür kabullenmek demektir. Allah yardımcımız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haklısınız, doğru olanı yapmak bile abartma zannedilecek durumdayız. Allah yardımcımız olsun. Bu hususta evhama kaymadan, çevremizle küslük nedeni oluşturmadan yol almamız gerekmektedir. Biz doğru bildiğimizi yapalım, sorulduğunda gerekçemizi izah edelim. Bunun ötesinde elimizden gelmeyen şeyler için gereksiz enerji israfı ve gerginlikten de uzak duralım.

Kıymetli hocam, bir telefon bir araba almak istediğimiz zaman İsrail malı olup o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Boykot, Müslüman olmayandan bir şey almamak demek değildir. Zira kâfirlerin ürünlerini boykot yaşadığımız şartlarda neredeyse imkânsız bir durumdur. Böyle bir boykot yapılacak olsa yalnız Müslümanların ürettiği bir şey bulmak imkânsız hale gelecektir. Ama şu an Müslümanlarla savaş halinde bulunan İsrail'in ürünlerini boykot etmek her müslümanın başta imanî sonra da insanî vazifesidir. Boykot, zaruri temel ihtiyaçlar dışında bahsi geçen ürünleri almamak, alınmaması için de alternatif aramaktır. Elbette burada zaruri ihtiyaçların ne kadar zaruri olduğu değerlendirilmelidir. Boykot adı altında Müslümanların İsrail kaynaklı olmayan firmalar tarafından basit ve kalitesiz ürünlerle kandırılmaları da kabul edilmemelidir. Boykot, müslümanca bir tavırdır. Boykot adı altında sömürülmek de Müslümanlığa yakışmayan bir tavırdır. Rabbim bizleri doğru işleri yaparken nefsimize uymaktan, doğru işleri yaparken şeytanın tuzağına düşmekten muhafaza buyursun.

Çamaşır kurutma makinesi almayı planlıyoruz ancak boykot listesinde olmayan mark
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Direk İsrail ile bağlantılı bir firmanın malını ağır bir zaruret olmadıkça tüketmenin doğru olmadığını bilmeliyiz.

Selamünaleyküm. İsrail’e ait bir olan bir firmadan bir şey almak doğru mu? Bu ko
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Pazarladığınız ürün İsrail'in zulmüne stratejik olarak yarar/üstünlük sağlayan (silah, kamuflaj vs...) ürünse caiz değildir. Normal helal ürün pazarlaması yapıyorsanız sakıncası yoktur. Yalnız ileride daha isabetli ve Müslümanların yararına adımlar atmanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun.

Değerli hocam ve büyüklerim Allah yaptığınız hizmetlerinizi dünyada ve ahirette
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu bir strateji meselesi olarak görülmelidir. 'Mü'minlerin emiri' durumundaki makam belli bir şeyi yasaklamadıkça onun alınıp satılması genel olarak mubah dairesinde kalır. Mü'min böyle bir durumu gerekli/gereksiz kuralına göre değerlendirmelidir. Yahudi olan ve olmayan arasında adiliği veya gereksizliği bakımından israf etmek olarak görülebilecek kadar açık bir fark bulunup bulunmaması da dikkate alınmalıdır. Buradaki değerlendirme mü'min insanın basiretini ve anlayışına bırakılmalıdır. Ayrıca şunu da tespit etmeliyiz ki, şayia üzerinden Yahudi malı listesi belirlenmesi de doğru değildir.

Gereksiz olan Yahudi mallarını kullanmıyoruz lakin zaruri ihtiyaç olan ürünlerde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önceki denemelerde de gördük ki, bu boykot işimiz uzun soluklu olmuyor. Korkarım bu da olmayacak. Biz ürün boykotu yerine KEYFİMİZİ VE ZEVKİMİZİ boykot edebilsek daha başarılı olurduk. Maalesef bu konuda, aklına gelen ya da gördüğü ürünün ismini beğenmeyen damga vurup geçiyor. Pratiği yok bunun. İki asırdır uyuyan bir milletin boykot edebileceği ne olabilir? Bir başka mesele de şudur: Eğer kâfirlerin ürününü almayacağız dersek elimizde sadece pişirdiğimiz ekmek ve ormanlarımızdan kestiğimiz odunlar kalabilir. Hayır, İsrail’in ürünlerini kullanamayacağız dersek onun ürünleri de bu abarttıkları kadar değildir. Benim kanaatim bu hususta zevklerimizi ve keyfimizi sansürlemekle bu işe başlamaktır. Ondan sonra da zaruri olanlar ve olmayanlar şeklinde bir liste yaparak yola devam edebiliriz. Büyük konuşup erken çökmektense böylesi daha isabetli olur kanaatindeyim. Allah Teâlâ yardımcımız olsun. Âmîn.

Hocam boykot konusu malumunuz. Bu konu hakkında şöyle sorular akla geliyor veya

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir yerin vakıf yeri olup olmadığı belge ile sabit olur. Tahmin üzerinden olmaz. Mezarlık iken boşaltılıp arsa durumuna getirilmesi de belge ile olmalıdır. Mesela bir dönümlük arzının bir köşesinde üç beş mezar yeri vardı da o mezarlar bir kenara toplanıp gerisine inşaat yapıldı ise ‘mezar yerine ev yapıldı’ denemez. Öyle veya böyle kalbinizi huzursuz eden bir işi yapmayın. Yıllar sonra bile işinizdeki bir aksaklığı oraya bağlar kendinizi huzursuz edersiniz.

Şu an işyerim eskiden mezarlık olan bir araziye yapılan apartmanın altındadır. B
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Anlaşılan siz, babanızdan kalan malı kardeşler olarak yiyip tükettiniz. Yapmanız gereken onu herkesin payına göre taksim etmekti. Yapmamanız hata olmuş. Kardeşler olarak bu durumu kendi aranızda helalleşip kapatabilirseniz mesele kalmaz. Yalnız baliğ reşid olmayan kardeşinizin helallik vermesi mümkün değildir. Şöyle yapabilirsiniz: Size kalan malları kâğıt üzerinde herkesin hakkını alacağı şekilde bölüşün. Kardeşinizin hakkı belli olsun. O hakkı onun namına bir kenara koyun. Reşid olunca yani on sekiz yaşını doldurunca onu kendisine verin. Bu arada o mal sizde emanette kalmış olur. Kardeşiniz o zaman hakkını size helal etmesi durumunda ise mal size iade edilmiş olabilir. Devletin kardeşinize tahsis ettiği maaş ise onundur. Reşid olmadan o maaşı sizin veya başka birisinin alması, ondan harcaması caiz olmaz. Ona ait giderlere kullanılmalıdır. Ya da onun adına bekletilmelidir.

Selamünaleyküm hocam. Biz 6 kardeşiz, 4 erkek 2 kız. Babam vefat ettiğinde herha
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bu durumun nikâhınızın sıhhatine bir zararı yoktur. Nikâhınız tamdır. Allah Teâlâ huzurunuzu daim kılsın. Sizi ve eşinizi fitnelerden, fesattan muhafaza buyursun.

Selamünaleyküm hocam. İmam nikahımı eşimin dedesi kıydı. Nikahtan hemen önce eşi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Fıkıh bilgisinin bilhassa yeni başlayanlar için bilen bir hoca nezaretinde olması tek yöntemdir diyebiliriz. Evet farklı arkadaşlar olarak da bir şeyler anlarsınız ama hakkıyla anlamanız için bilen birinin önünde oturmanız gerekiyor. Yine de damlaya damlaya göl olması için istikrarlı bir program izleyin bari. Programa bağlı kalınarak, not tutma yöntemi ile ve hafif de olsa anlaşılmayanı muhakkak bilene sorarak epeyi bilginiz olur biiznillah.

Selamünaleyküm hocam. Arkadaşlarımızla ders yapmak istiyoruz aramızda, karşılaşt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Dua konusunu evhama dönüştürmeyin. İleride erişeceğiniz bir hedef olarak kalbinizde yatsın. Şeytan güya esef ettirerek sizi tamamen dua yoksunu yapabilir. Dua için de dua edin şüphesiz.

Hocam ciddi bir dua sorunu yaşıyorum. Namazlardan hemen sonra duamı tesbihatımı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. İbadetler, şahısların kanaatlerine göre ayarlanabilen görevlerimiz değildir. Nasıl emredildi ise o şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir. Akıl ve mantıkla ibadet yapılamaz. Beş vakit, namaz ibadetinin yerine getirilmesi için kerahetli vakittir. Bu konu ile ilgili hüküm de birden fazla sahih hadisle sabittir. Fukahanın içtihadı ile değil özellikle hadisle sabit olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Bu vakitler şunlardır: - Sabah namazı kılındıktan sonra güneşin doğmasına kadar olan boş vakit. - Güneş doğduktan sonra yaklaşık kırk dakika geçene kadar. - Öğlen ezanı vaktinden önceki kırk dakika. - İkindi namazı kılındıktan sonra akşam vaktine kadar nafile namaz. - Güneşin batmasına kırk dakika kalana kadar olan süre. Burada Şafii mezhebine istinat edildiği için karıştırıldığı zannettiğimiz husus şudur: Şafii uleması nezdinde Mekke'de Harem-i Şerif'de kerahet vakti yoktur. Bir de Cuma namazı öncesinde kerahet vakti yoktur.

Selamünaleyküm hocam. Mekruh vakitler konusunda Şafiî mezhebinden bir arkadaşıml

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.