Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Arkadaşlarımızla ders yapmak istiyoruz aramızda, karşılaştırmalı ilmihal ve siyer dersleri. Mesela 2 ilmihal kitabı üzerinden. Bu çalışmada nasıl bir yol izlersek daha fazla istifade edebiliriz? Bir de bu dersleri 5-6 arkadaş yapmak istiyoruz en fazla. Sayımız arttıkça derslerdeki ciddiyet düşüyor. Bu dersi yapacağımızın bilgisini diğer arkadaşlarımızla paylaşmamak vebal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Okuduğunuz ilmihal kitabından daha fazla akaid bilgisi sizin için bile bile kafa karıştırmaktır. Siz dininizi yaşamak için öğreniyorsanız, size gerekmez. Hayır, tartışmak ve felsefesini yapmak için ise bulduğunuzu dinleyin, gördüğünüzü izleyin o zaman. Allah yardımcımız olsun. Bize bizi cennete götürecek bilgiler gerekiyor.
Aleykümselam. Sizin için kolaylık olması bakımından KADIN FIKHI OKULU ve FIKIH OKUMALARI derslerini izleyebilirsiniz. İlmihal olarak ise size A.FİKRİ YAVUZ İLMİHALİNİ tavsiye edebilirim. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Sabır ve sebat için dua isteriz sizden. Bir zaman sonra sizin tefsir ihtiyacınızı nisbeten karşılayacak bir tefsir çalışması gelecek inşaallah. Dua ediniz.
Selamünaleyküm. Riyazussalihin, ilk etapta tefsir için de yeterlidir. İçinde geçen âyetlerin tefsirini öğrenseniz epey birikiminiz olur. Muhakkak bir ilmihal kitabı edinin. Fikri Yavuz ilmihali iyidir. Bir ders halkasına katılmanızda yarar vardır. İlmihal kitabından sonra tekrar görüşelim. Allah yardımcınız olsun, zihninizi keskin kılsın.
Gayet güzel yapıyorsunuz, Allah kabul buyursun. Bu programınıza Kur'an okumayı da ilave edin. Kendinizi ağır bir programa kilitlemeyin. Bir hocadan yaptığınız zikirlerin okunuşunda hatanız olup olmadığını öğrenin. Zorlanmadan yapabildiğiniz kadar zikir yapın. Eksiğiniz varsa ilmihal de okuyun. Sosyal görevlerinizi ve özellikle de ailenizi ihmal etmeyin. Gayet güzel. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Dua konusunu evhama dönüştürmeyin. İleride erişeceğiniz bir hedef olarak kalbinizde yatsın. Şeytan güya esef ettirerek sizi tamamen dua yoksunu yapabilir. Dua için de dua edin şüphesiz.
Selamünaleyküm. Bir yerin vakıf yeri olup olmadığı belge ile sabit olur. Tahmin üzerinden olmaz. Mezarlık iken boşaltılıp arsa durumuna getirilmesi de belge ile olmalıdır. Mesela bir dönümlük arzının bir köşesinde üç beş mezar yeri vardı da o mezarlar bir kenara toplanıp gerisine inşaat yapıldı ise ‘mezar yerine ev yapıldı’ denemez. Öyle veya böyle kalbinizi huzursuz eden bir işi yapmayın. Yıllar sonra bile işinizdeki bir aksaklığı oraya bağlar kendinizi huzursuz edersiniz.
Aleykümselam. Bu hususta elimizde tatmin edici bilgi yok ama zihin bulandırıcı dedikodu çoktur. Müslümanlarla savaş durumunda olan ülkelerin ve şirketlerin mallarını kullanmak caiz olmaz. Ancak zaruret söz konusu olursa kullanmak caiz olur. Kati bilgimiz olmayan konuları ise şüpheli konular olarak görmeliyiz. Şüphe ise mümkün olduğu kadar kaçınmak, kaçınmak mümkün değilse bir tür kabullenmek demektir. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Anlaşılan siz, babanızdan kalan malı kardeşler olarak yiyip tükettiniz. Yapmanız gereken onu herkesin payına göre taksim etmekti. Yapmamanız hata olmuş. Kardeşler olarak bu durumu kendi aranızda helalleşip kapatabilirseniz mesele kalmaz. Yalnız baliğ reşid olmayan kardeşinizin helallik vermesi mümkün değildir. Şöyle yapabilirsiniz: Size kalan malları kâğıt üzerinde herkesin hakkını alacağı şekilde bölüşün. Kardeşinizin hakkı belli olsun. O hakkı onun namına bir kenara koyun. Reşid olunca yani on sekiz yaşını doldurunca onu kendisine verin. Bu arada o mal sizde emanette kalmış olur. Kardeşiniz o zaman hakkını size helal etmesi durumunda ise mal size iade edilmiş olabilir. Devletin kardeşinize tahsis ettiği maaş ise onundur. Reşid olmadan o maaşı sizin veya başka birisinin alması, ondan harcaması caiz olmaz. Ona ait giderlere kullanılmalıdır. Ya da onun adına bekletilmelidir.
Selamünaleyküm. Uzun konuşmaya gerek yok; su hayattır dendiğinde sadece su ile yaşanabilir mi? Elbette hayır. Su hayattır ama su tek başına yeterli değildir. En önemli ama tek başına yeterli değil. Kur'an da böyle anlaşılmalıdır. Hayatın suyu gibidir ama sadece okunarak değil; okunması, onunla amel edilmesi ve benzeri pek çok alan birleşince ortaya Kur'an çıkar.
Aleykümselam. Burada iki mesele var gibi görülüyor. Biri eşinizin çalışması. Diğeri de eşinizin babasına araba alması. Eşinizin çalışması sizin nikâh akdi esnasında kabul etmediğiniz bir durum idiyse yani ‘çalışmaman şartı ile seninle nikâh kıyıyorum’ demedi iseniz onun şimdi eczane işletmesinde bu açıdan bir sakınca yoktur. Eczacı olmasını sizin reddetmeniz hakkınız değildir. Eczacılığı icra ederken hatalı bir tutum içinde olması başka bir şeydir. Eğer eşiniz, kendi kazancı ile babasına araba almak istiyorsa sizin buna karışmanız caiz değildir. Araba veya uçak, ne istiyorsa alır. Eşiniz sizin evinizi geçindirmek zorunda değildir. Kazandığını da istediği gibi değerlendirir. Onun babasına araba alması ile evinizde bir eksiklik meydana gelecekse bu sizin sorununuzdur. Eşiniz eve katkı vermek zorunda değildir. Hayır eşiniz, sizden para alıp babasına araba almak istiyorsa bu da onun yapması caiz olmayan bir iştir. Sizin paranızla siz razı olmadıkça babasına hediye alamaz.