İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam Kahramanmaraş depreminin etkilendiği yerde akrabamız oturuyor. Şu an evlerinde kalamıyorlar çadırda kalıyorlar. Oturdukları ev hasarsız olarak işaretlenmiş evsiz değiller fakat korkudan girip kalamıyorlar. Kendi evleri yok araba var sadece. Kendilerine zekât verebilir miyiz?

Cevap

Sadece arabaları var diye zekât vermeye mani yoktur, verebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ afetlerden bizi muhafaza buyursun. Âmîn. İtimat ettiğiniz bir kurum üzerinden, Bizzat deprem afeti içinde bulunan kardeşlerimize, Battaniye ve benzeri kullanılabilecek ayni eşyayı gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz eşyanın fiyatı kadar da zekât vermiş olursunuz biiznillah. Yalnız böyle afetlerde kalbi bitmişlerin ibadetlerimizi ve merhametimizi sömürmesine fırsat vermemek için tam itimat ettiğiniz kurumlarla gönderin.

Hocam, büyük bir deprem felaketi oldu. Görüntüleri izliyoruz. İnsanlar kar altın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ yardımcımız olsun, acılarımızı hafif kılsın, sabrımızı güçlü kılsın. Bizzat depremin içinde kalmış mü'min kardeşlerimize o anda orada gerekli olan ne ise onu temin ederek zekât bütçemizden yardım yapabiliriz. Bu gerekiyorsa para da olur herhangi bir ayni eşya da olabilir.

Hocam şu an bir deprem söz konusu. Zekât parası ile malzeme alınır mı yoksa dire
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size sabır versin. Sıkıntınız seyyiatınızın erimesine, derecelerin yükselmesine vesile olsun. Âmîn. Evlerinize veya kapalı bir yere girmeniz risk taşıyorsa, dışarıda yağmur, soğuk ve benzeri bir zorluktan ötürü ayakta durabileceğiniz güvenli bir yer yoksa sadece arabada güvende olabiliyorsanız namazlarınızı arabada kılabilirsiniz.

Hocam deprem bölgesindeyiz. Eve giremiyoruz sürekli sallanıyor. Namazlarımızı ar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir yere borçlanmadıkça ileride araba alacaksınız diye o para ihtiyaç sayılmaz. Zekâtı da verilmesi gerekir ama bir daire borcuna mesela girerseniz o elinizde olsa bile borca karşılık olduğu için zekât gerekmeyecektir.

Hocam, bizim sahip olduğumuz para orta halli ev ve arabaya yetmiyor ama şu an iç
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman namazlı birisine ev borcu olduğu için zekât verilebilir elbette.

Hocam benim görümcemler ev aldı. Evin bir kısmını peşin ödediler, geri kalanını
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunun bir sersemlik anında olmuş kaza olmasını umarız, böylesi ile de inşaallah ahiretine zarar gelmez.

Hocam uyuyan bir insan uyansa bile uykulu halde balkondan ya da başka bir yerden

deprem konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durum olağanüstü büyük bir afet durumudur. Bir nevi cihat durumu gibi kabul edebiliriz. Sabah namazı için kalkıp abdest alarak niyet edip namaza durduğunuz heyecan ve samimiyetle yola çıkın. Allah’tan büyük ecirler kazanacağınızı bilerek ve yüksek bir umutla gidin. Rabbim işinizi kolay kılsın.

Hocam başımıza gelen imtihan sebebiyle psikososyal destek grupları oluşturulup G
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, büyük bir felaket geçirdik. O felaketin büyüklüğü kadar da dert getirdi ardından. Allah yardımcımız olsun. Ölen kardeşlerimize rahmet etsin. Hastalarımıza şifalar versin. Yakınlarını kaybeden kardeşlerimize sabır versin. Âmîn. Böyle büyük bir felaketin ardından dört noktadan sarsılmamaya dikkat etmemiz gerekiyor: Allah’a imanımız ve dinimiz üzerinden şeytan ve ona yataklık edenler bizi eritmeye çalışabilirler. Başımıza bu kadar büyük bir felaket geldikten sonra bir de “Bu kader miydi değil miydi?” türünden, şu andaki acıya bir çare olmayacak tartışmalara çekilmemiz ne depremle vurulmuş kardeşlerimize ne de onları ekranlarda izleyenlere bir fayda sağlamayacaktır. Sadece boş konuşmalara dalıp imanımızı ve dinimizi daha zayıf bir noktaya çekecektir. Bu da bile bile zarara girmektir. Bir kere olayın şokundan kurtulmuş değiliz. Yapmamız gereken çok acil işlerimiz var. Böyle konularla ne vakit ne de enerji israf edemeyiz. Psikolojimiz bizi ayakta tutan en önemli kaynağımızdır. Şehirleri harap eden böyle büyük bir felaketin önünde direnebilecek insan maneviyatı neredeyse yoktur diyebiliriz. Depremden öncesinde de gergindik zaten. Sürekli deprem izleyerek, konuşarak, tartışarak, yorumlayarak kendi yaramızı kanatıp duruyoruz. Biraz kendimize ve beynimize acıyıp dinlensek daha iyi olur. Evet, acının içindeki kardeşlerimiz ölümlerden ölüm beğenecekleri bir fırtınanın içindedirler ama insan en acılıdan ise acılıyı tercih edebileceği bir mantık üzerinde yaşamalıdır. Birbirimize merhametimiz olmalıdır. Boşboğazlığımız, her söze inanıyor olmamız, kör kuyuya kör taş atmamız asla Müslümanca değildir. Böyle zor zamanlarda ekmek ve su kadar belki de daha fazla morale ve manevi desteğe ihtiyacımız vardır. Din ve mal üzerinden hatta namus üzerinden ortaya atılan şayialarla meşgul olunması bir seviyesizliktir. Birbirimize moral kaynağı olmak borcumuzdur. Ekonomimiz yani mal bağlantılarımız bir depremle olduğu gibi gidebiliyor veya gitme noktasına gelebiliyor. Rızkın Allah’tan olduğuna iman ediyoruz ama rızık yollarını açmak da bizim görevimizdir. Bu nedenle birbirimizin ekonomik ihtiyaçlarına karşı daha ciddi olmak ve her şeyimiz gitmiş olsa dahi “canımız sağ kaldı ya” diyebilmeliyiz. Ekonomiyi her şey görmek, bu felakette sağ kalanla ölen arasında hiç fark yokmuş gibi zannetmek olmaz mı? Ve çok önemli bir nokta da şudur: Milyonlarca insanın himayesinde olduğu bir devleti sokak ağzı ile yıpratmak, değersizleştirmek insanın kendi bastığı dalı kesmesi olur. Evet, devletin de yetersiz olabileceği an ve durumlar olabilir ama bir vatandaşın bir isteği gerçekleşmedi diye devleti bitirmek çok insafsızca ve anlamsız bir iştir. Devletin de neticede bizim gibi insanlardan oluştuğunu, biz ne isek devletimizin de o olacağını düşünememek yanlıştır. Dilerim Allah Teâlâ böyle felaketlerle bizi bir daha yüzleştirmez ve bize basiretli işler yapmayı nasip eder. İbret alınmayan her felaket yenisini çağıran bir işaret olur maazallah. Allah milletimize rahmet etsin. Akıbetimizi hayır etsin. Âmîn.

Hocam ülkece çok büyük bir felaket yaşadık. Bunun ağırlığı ve acısı yetmezmiş gi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızın hiçbir bölümü “deprem felaketi anında okunursa…” diye bildirilmiş değildir. Âlimler “şu sure, şu âyet şu durumda iyi olabilir…” şeklinde tahminlerde bulunmuşlardır. Esasen Kur'an’ımızın her bölümü, her ayeti he ân ve her durum için rahmettir. Genel olarak bunu bilmeliyiz. Kehf suresine gelince: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Kehf suresi okurken değişik bir oluşum izlediğini söyleyen sahabiye “O sen Kehf suresini okuduğu için inmiş bir SEKİNET idi.” buyurmuştur. Sekinet ise “huzur ve mutmainlik” anlamına da gelmektedir. Mevcut gerginlik ve huzursuzluk ortamında ihlasla okunması durumunda biiznillah faydalı olacağını umarak bunu tavsiye ettik. Allah yardımcımız olsun. Âmîn.

Hocam ülkemizde yaşanan deprem felaketi ile alakalı yazılarınızı ve cevaplarınız
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hem elinden geleni yapacaksın. Hem de elini, gözünü ve gönlünü hiçbir harama bulaştırmayacaksın. Zor günlerin insanı olmak bunu gerektirir.

Hocam ben psikolojik danışman ve rehberlik mezunuyum bu nedenle deprem bölgesind
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tür yardımlar “özellikle şurada şu kişiye verilecek” şeklinde bir kayıt konarak gönderilmedi ise bölgede afete uğramış herkes ve onlara hizmet edenler onu tüketebilirler. Şüphesiz, afetzedeye gönderilmiş ekmeğin çoğunu afetzedeye yardıma gidenin yemesi mantıksız olur, bu ayrı bir meseledir.

Hocam ben deprem bölgelerine gönüllü olarak çalışmaya gidiyorum. Gün içinde orad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elhamdülillah. Selamette olmanız büyük nimet. Allah afiyetinizi daim kılsın. Deprem birkaç dakikalık bir afettir ama etkisi seneler ve şehirler boyu bitmeyebilir. Asıl deprem olan hayatın tamamına değil de birkaç dakikasına takılıp kalmak ne yazık ki yaygın hale geldi. İnsanların depremi büyütmekten sanki zevk aldıklarını görmekten üzülüyoruz. Bizi ahirete yöneltmesi gereken bir olaydan dünyaya daha fazla sarılmayı nasıl üretiyoruz, hayret doğrusu! Kimse merak etmesin, bu bir kıyamet işareti değildir. Kıyamet işareti keşke bu kadar ve böyle olsa, keşke! İbadet boşluğumuz ilk darbede sarsılmamıza neden oluyor. İnsanlar olarak birbirimize ahiret bağı ile bağlanmayı beceremediğimiz için birbirimize huzur kaynağı olamıyoruz. Cennet hasretimiz gerçekçi durmadığı için evlerimizi cennetleştirmeye çalışıyoruz, evlerimiz hasar görünce de cennetimiz gitti gibi oluyor. Kur'an okumayı ruhumuzu dinlendirmek olarak anlayamadığımız için insan sözlerine ve batıl eğlencelere teselli kaynağı olarak sarılıyoruz. Evet, dünya böyle bir bataklığa sürüklendi, sürüklenmeye de devam ediyor. Biz ise imanımız ve cennet umudumuzla bu bataklığa batanlardan olamayız. Biz de deprem görürüz, eziyet çekeriz, ağlarız ama biiznillah kalkar ve ayakta dururuz. Yolumuz uzun, beklentimiz büyüktür. Yıkılan dünyanın enkazı altında kalamayız. Yanlışımızı tespit eder, doğrusunu yapmaya kararlı oluruz. Hata edersek Rabbimizin affına sığınır, doğruyu yapmaya gayret ederiz. Birilerinin fısıltıları ile beyin eskitemeyiz. Kur'an'ımız bizi cennete çağırıyor. Dünyada iken dünyayı imar edip ahirete doğru yürümek zorundayız. Kaza ve bela seyircisi olarak kalamayız. Devam kardeşim devam. Bu dünyanın kendisi geçici de içindeki afetler mi geçici olmayacak... Hiç meraklanmayın, bunlar geçer, geçecek de biiznillah. Allah Teâlâ yardımcımız olsun, kalbimize huzur indirsin.

Hocam biz Malatya’da depremi yaşayan bir aileyiz. Elhamdülillah bir kaybımız olm

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.