İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam benim görümcemler ev aldı. Evin bir kısmını peşin ödediler, geri kalanını ise taksitli bir şekilde bitirecekler. Eşi asgari ücret aldığı için zorlanıyorlar. Zekâtımızı görümceme verebilir miyiz?

Cevap

Müslüman namazlı birisine ev borcu olduğu için zekât verilebilir elbette.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Zekât bir ibadettir ancak niyetle yapıldığında sevaba dönüşür ve ibadet olarak yerini bulur. Siz o paraları verirken zekât olarak niyet etmediğiniz için sonradan onu ibadete dönüştüremezsiniz. Tıpkı, dün kıldığı bir nafile namazı bugünkü farz namazın yerine saymak isteyen biri gibi olur bu.

Hocam bizim 25 000 zekâtımız çıkıyor. Amcamın oğlu daire aldı 6000 TL yardım ett
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aynı evde de olsanız ferdi mülkiyet olduğundan fakir olan kardeşe zekât verilebilir.

Hocam aynı evde yaşayan kardeşe zekât verilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu, zoraki yapılmış bir ibadet olabilir. Vermemeyi yeğleyin.

Selamünaleyküm hocam, hayırlı ramazanlar diliyorum. Size zekât ile ilgili bir so
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her iki kişi de zekât verebilirler. Allah'a emanet olun.

Hocam, kendi ailesini kurmuş ve baba evinden ayrılmış bir evlada üvey babası zek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekât ibadettir. İbadette niyet şarttır. Siz zekât vermek niyetiyle yapmadığınız bir işi sonradan zekâta dönüştüremezsiniz. Ayrıca zekât için bir şey verip ona temlik etmeniz gerekir. O da gerçekleşmedi. Bu nedenle zekât vermiş olmanız mümkün değildir.

Hocam kardeşim dört senedir evimde kira ödemeden oturuyor. Ona bu şekilde zekât
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bize verdiğiniz bilgiler çerçevesinde fakir olduğunuz anlaşılmaktadır. Zekât ve fitre alabilirsiniz. Allah size zekât vereceğiniz günleri de göstersin.

Hocam eşim asgari ücretin iki bin TL altında çalışıyordu. Malum hayat şartları d

borç konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Teravihi de kaçırmasan iyi olur. Bari on rekâtını kıl, gerisini kaza kıl. Allah Teâlâ kabul buyursun. Hatalarımızı mağfiret etsin. Âmin.

Hocam sekiz yıllık kaza namazım var ve her namaz sonrası o vaktin kazasını kılma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nafile orucu tutamazsınız diye bir şey yoktur. Önceliğiniz kazalar olursa daha isabetli bir iş olur. Söylenmek istenen budur. Allah kabul buyursun.

Hocam kandillerde nafile oruç tutmak istiyorum ama borç oruçlarım olduğu için na
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çiftçinin zekâtı ürünü üzerinden olur. Bu pürü ile hesaplanmaz. Mesela siz, tarlanızda buğday yetiştiriyorsanız buğdayın en az 650 kg olması durumunda zekât gerekir. 650 ve daha yukarısı için zekât verirsiniz. Ürününüz mesela 600 kg ise o ürün için zekât gerekmez. Zaten borcunuz da bulunduğu için elinizdeki paranın da zekâtı yoktur. Bu sene bu hesaba göre zekât vermeniz gerekmiyor diye anlayabilirsiniz. Bir başka mesele de hangi ürünü yetiştiriyorsanız tek başına o ürünün 650 kg veya daha fazla üretilmiş olması gerekir. Mesela 400 kg buğdaya 250 kg fasulye ilave etmeniz gerekmez. (Bu bilgiye göre mesele anlaşıldı ise cevap tamam demektir. Anlaşılmadı ise sizin durumunuzun ayrıntılarını tekrar yazınız lütfen.) Kurban kesmenizde ise bir beis yoktur. Allah kabul etsin, işinizi bereketli kılsın.

Hocam biz geçimini tarımdan sağlayan bir aileyiz. Her sene mahsulümüzün zekâtını
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yemin kefaretine niyet ederek on fakiri İKİ ÖĞÜN OLMAK ÜZERE eve götürüp yedirmeniz durumunda kefaret vermiş olursunuz.

Yemin kefareti olarak on fakiri evime götürüp yedirsem caiz olur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Teheccüd nafile bir ibadettir. Nafilelerin de en faziletlilerindendir. Namaz borcu olan bir mü'min borçlarını kaza etmeye azimli ve devamlı ise elbette teheccüd faziletinden de istifade edebilir, etmelidir de.

Hocam, namaz borcu olanlar teheccüd namazının faziletlerini alabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konuyu “ibadet için mali olarak borçlanma” başlığı ile inceleyebiliriz. Öncelikle şunu tespit etmemiz gerekiyor: Allah Teâlâ kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. Dinimizin en temel ilkelerinden biri budur. Bir ibadet mal üzerinden yapılan ibadet ise mesela hac, kurban, zekât ve benzerleri, kul o ibadeti yerine getirecek mala sahip olmadıkça Allah ona söz konusu o ibadeti emretmez. Buna rağmen kul böyle bir ibadeti ekonomisi uygun olmadığı hâlde borçlanarak da olsa yapmak istiyorsa o zaman şu prensipleri fıkıh kitaplarından derleyebiliriz: Borçlanmak olağan dışı görülmesi gereken bir iştir. Borcu günlük hayatın akışı içinde doğal görmemeliyiz. Zaruri veya zaruriye yakın işler ve gerekler için borçlanılmalıdır. Borç bir insanın hayatında ne kadar yer tutuyorsa o insanın dini ve insani kimliği de o kadar soruna muhatap demektir. Bu da kalp huzuru için sakıncalıdır. Borçlanıldığında da ödeme ve yerine koyma gücü nispetinde bir borçlanmaya gidilmelidir. Bu da israf veya lüks denebilecek bir iş için asla borçlanılmaması gerektiğini göstermiş oluyor. Borç asla faiz gibi bir haram üzerinden veya netice olarak faize götürecek bir yöntem ile olmamalıdır. Fıkıh kitaplarından derlenebilecek bir örnekte mesela abdest suyunu ancak satın alma ile bulabilen bu satın alma için de borçlanması gereken ama borcunu ödeyecek nakdi bulunmayan birine fukaha teyemmüm etmesini ve borçlanmamasını söylemişlerdir. Aynı şekilde namaz için gerekecek tesettürü temin etmeyi ancak borçlanarak sağlayabilecek birine de borçlanarak da olsa tesettürü temin etmesinin farz olacağını sadece fukahanın bir bölümü söylemişlerdir. Bir bölümü de bu nedenle borçlanması gerekmeyeceği kanaatindedir. Zekât için yeterli malı bulunan ama ödeme gününde elinde nakdi olmayan birine başka bir yerden nakit bulup zekâtını ödemesine fukahanın büyük bir bölümü sadece müstahab/iyi bir iş olma gözüyle bakmıştır yani gerekir dememişlerdir. Hac gibi bir ibadeti yerine getirmek için borç almadıkça fırsat bulamayan birisi için cumhur fukaha(fukahanın geneli) borç alması gerekmez demişlerdir. Bu meselede farklı bir ayrıntı getiren bazı fakihler, zamanında imkânı vardı da haccı savsakladığı için yapamadı ise borç bulup gitmesi gerekir demişlerdir. Üzerine kefaret gereken birisinin borç bulmaktan başka alternatifi yoksa borç alarak kefareti ödemesi gerekmez. Hanefi fukahası parası olmayanın borç alarak kurban kesmesini mekruh görmüşlerdir. Bu örneklere bakıldığında fıkhımızın ibadet maksatlı bile olsa borçlanmayı değil borçtan uzak durmayı teşvik ettiği görülmektedir.

Hocam, parayla yapılabilen ibadetleri yapmak isteyen ama ekonomik gücü olmayan k

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.