Fetva Meclisi
Soru
Hocam sekiz yıllık kaza namazım var ve her namaz sonrası o vaktin kazasını kılmaya çalışıyorum. Ramazan geliyor ve teravih namazını da kılmak istiyorum lakin çok kaza borcum olduğu için teravih namazı yerine kaza namazlarımı kılmam daha mı doğru olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Teravih yerine kaza kılmak tercih edilmemelidir. Hem teravih hem kaza daha akıllıca olur. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Teravih de kılın, kazalarınızı da ihmal etmeyin.
Böyle yapmanız gerekmiyor. Ama yapmanızdan da bir sakınca doğmuyor. Sadece nafile namazlardaki ecirden mahrum oluyorsunuz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Normal eda edilirken bile iki rekât yerine dört kılınması namaza zarar vermez. Dolayısıyla yaptığınız usulde bir yanlışlık yoktur. Allah tamamına muvaffak kılsın.
Daha önce kaza namazı olmamış biri isen önce kazaları kılarsın. Daha önce beş vakitten fazla kazaya kalmış namazın oldu ise serbestsin, kazaları da kılabilirsin, vakit namazını da.
Kılmasında hiçbir sakınca yoktur. Yeter ki kazalarını unutmasın. Allah'a emanet olun.
borç konusundaki diğer fetvalar
Nafile orucu tutamazsınız diye bir şey yoktur. Önceliğiniz kazalar olursa daha isabetli bir iş olur. Söylenmek istenen budur. Allah kabul buyursun.
Yemin kefaretine niyet ederek on fakiri İKİ ÖĞÜN OLMAK ÜZERE eve götürüp yedirmeniz durumunda kefaret vermiş olursunuz.
Borcu düşürmeniz yani sendeki alacağımı iptal ettim demeniz isabetlidir ve güzel bir iştir ama bunu vermeniz gereken zekât ile yapmanız yanlıştır. Fukahanın önemli bir bölümü önceden gerçekleşmiş bir alacağı zekâttan düşmenin yani verilmesi gereken zekâtı alacağa saymanın caiz olmayacağını belirtmiştir. Ancak şöyle olabilirdi: Siz vereceğiniz zekâtı borçluya verirdiniz o da size olan borcunu öderdi. Caiz olan böylesidir. Bir ibadet muhakkak niyetle yerine getirilebilir. Siz borç verirken zekât diye niyet etmemiştiniz. Sonradan onu yani borcu zekâta çeviren bir niyet yapamazsınız. Bunun bir benzeri bugün kılamadığınız sabah namazının yerine mesela önceki kıldığınız bir sünneti saydırmak gibi olur. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Zekât ancak verilecek malı fakire temlik ederek (temlik, ona ait hakka dönüştürmek) yerine getirilebilir. Böyle bir uygulamada o anda fakire verilen bir şey yoktur.
Müslüman namazlı birisine ev borcu olduğu için zekât verilebilir elbette.
Müslüman, haccedebilecek kadar malı varsa ona hac farz olur. Malı olmayana hac farz değildir. Farz olmadığı hâlde bir insan haccedebilir. Bunun için de ödeyebileceğini düşünüyorsa borçlanabilir. Bir haccın borçlanarak yapılması veya öz malla yapılması haccın kabulü açısından farklı olmaz, hac hactır. Birikmiş borcu olan kişi borçlarını ödemede sıkıntısı olmayacak biri ise haccedebilir ama haccetmesi durumunda borçları hak ihlaline dönüşecekse önce borçlarını ödemelidir.
Bacı, Rabbim sana huzur indirsin, kalbine ferahlık, evine bereket versin. Zannedersem bu durumu bir de psikologla görüşmelisin. Onunla da görüştükten sonra o da tavsiye ederse işi bırakmanı faydalı bulurum. Böylece eşin hazır para bulamayacağı için oyunu bırakabilir. Allah yardımcın olsun.