Fetva Meclisi
Soru
Arefe gecesi ve bayramın ilk gecesi eşiniz size haram, yaklaşmayın, denildi, doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Estağfurullah! Böyle bir şey yoktur, helaldir, haktır ve güzeldir.
Selamünaleyküm. Bu mesele üzerinde henüz bir birlik ne yazık ki oluşturulamadı. Müslümanlar olarak böyle bir meselede ittifak edememiş olmamız elbette esef vericidir. Müslümanların bir Hilafet'inin olmayışının en tabii sonuçlarından birini görmüş oluyoruz. Gayet üzgünüz. Herkes yaşadığı bölgedeki uygulamaya uyabilir. Fitnenin çıkması, müminlerin birbirlerini incitmeleri daha ağır bir hata olur. Cuma namazı hakkındaki mesele ise şöyledir: Hadislerde bayram namazı kılınan bir gün cumaya rastladığı için Peygamber aleyhisselam efendimiz, Cuma namazı kılamayacaklara izin vermiştir. Bu da Cuma kılmaya yasak getirme değildir, sadece izin vermiştir. Mesele budur, gerisi yanlış anlaşılmış olmalıdır kılamama diye bir şey yoktur.
Şeytan taşlama vakti, Hanefî ve Mâlikîlere göre bayramın birinci günü fecr-i sâdıktan; Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise arefe gününü bayrama bağlayan gece yarısından itibaren başlar. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/137; İbn Abdilber, el-Kâfî, 1/374, 410; Büceyrimî, Tuhfe, 2/445; Buhûtî, Keşşâfü’l-kınâ‘, 1/1001) Buna göre bayram gecesi, gece yarısından önce şeytan taşlamak, hiçbir mezhebe göre sahih/geçerli değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/515; Dimyâtî, Hâşiye, 2/326; Haraşî, Şerhu Muhtasarı Halîl, 2/336-337; İbn Kudâme, el-Mukni‘, 128) Bu itibarla vaktinden evvel atılan taşların, en geç bayramın dördüncü günü güneş batıncaya kadar iade edilmesi gerekir. Şayet iade edilmezse ceza gerekir. (Serahsî, el-Mebsût, 4/65; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/278-279)
Arafat vakfesi cuma gününe denk geldiğinde orada bulunan hacıların cuma namazı kılmaları gerekmez. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), Vedâ haccında arefe günü cumaya denk geldiği hâlde Arafat’ta cuma namazı kılmamıştır. (bk. Beyhakī, es-Sünenü’l-kübrâ, 3/257 [5622]; Serahsî, el-Mebsût, 4/55; Nevevî, el-Mecmû‘, 4/502, 8/89)
Bu konudaki hüküm 'kesmemek Sünnet' olacak şekilde anlaşılmalıdır. Kurban kesecek olan bir zilhicce ile on zilhicce arasında saç ve tırnağını kesmemekle bir Sünnet icra etmiş olur. Kesilmesi bildiğimiz 'haram' anlamında haram değildir, fukahanın önemli bir bölümünce mekruh olarak anlaşılmıştır.
“Hacc-ı ekber” ifadesi Kur’ân-ı Kerîm’de, “Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resûlü’nden bütün insanlara bir bildiridir.” (et-Tevbe, 9/3) şeklinde geçmektedir. Bu âyetteki hacc-ı ekberin hangi anlamda olduğu konusunda farklı görüşler vardır. (Kur’ân Yolu, 2/724) Genel kabul gören görüşe göre hac mevsimi dışında Kâbe’ye yapılan ziyarete (umreye) hacc-ı asğar; hac mevsiminde yapılan ziyarete de hacc-ı ekber denir. Bayramın birinci gününe de “hacc-ı ekber” denilir. (Zeylaî, Tebyîn, 2/33) Hz. Ali (r.a.), “Resûlullah’a (s.a.s.) ‘el-haccü’l-ekber hangi gündür?’ diye sordum; ‘Bayramın ilk günüdür.’ buyurdular.” demiştir. (Tirmizî, Tefsîrü’l-Kur’ân, 10 [3088]) Halk arasında ve bazı kaynaklarda arefe günü veya kurban bayramının birinci gününün cumaya rastladığı dönemde yapılan hacca, “hacc-ı ekber” denildiğine dair bir anlayış vardır. Ancak bunun güçlü bir dayanağı yoktur.
arefe konusundaki diğer fetvalar
Kaza orucu daha öncelikli ve daha önemlidir. Öyle günlerde tutacağınız orucu kaza olarak niyet edin. Biiznillah o günden umduğunuz sevabı da yakalarsınız. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Nafile bir orucun sıhhatini bahsettiğiniz olumsuzluklar etkilemez; orucunuzu tutabilirsiniz. Allah kabul etsin.