İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam biz arkadaşlarla şakalaşırken çok samimi bir arkadaşımızın arkasından konuştuk ve güldük. O bu tavrımızı duymuş, bize hakkını haram etti. Arkadaşlar arasında şaka yollu eğlenme de alay etmek midir?bitti] İnsanla alay ederek eğlenmek yüzüne karşı veya arkasından haramdır. Bazı âlimler bunu kebair günahlardan saymıştır. Kesinlikle gönlünü alarak helalliğini alın. Ahirette ibadetlerinizle hesaplaşacaksınız. İnsanla alay edilmez ne yüzüne karşı ne gıyabında. Gıyabında olan yüzüne karşı olandan daha tehlikelidir. Zira devreye bir de gıybet girmiştir. Dinimizin insan hakları (!) diye bir felsefesi yoktur ama insanı böyle mükerrem tutan muhteşem güzelliği vardır.

Cevap

İnsanla alay ederek eğlenmek yüzüne karşı veya arkasından haramdır. Bazı âlimler bunu kebair günahlardan saymıştır. Kesinlikle gönlünü alarak helalliğini alın. Ahirette ibadetlerinizle hesaplaşacaksınız. İnsanla alay edilmez ne yüzüne karşı ne gıyabında. Gıyabında olan yüzüne karşı olandan daha tehlikelidir. Zira devreye bir de gıybet girmiştir. Dinimizin insan hakları (!) diye bir felsefesi yoktur ama insanı böyle mükerrem tutan muhteşem güzelliği vardır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konuda size verebileceğimiz rahatlatıcı bir cevabımız ne yazık ki yoktur. Öyle bir zamana gelmiş bulunuyoruz ki, herkes kendi yaptığını yapılması gerekenler için yeterli bir örnek olarak görebilmektedir. Gidişatımızın ürkütücülüğünden Allah’a sığınırız. Her bir Müslüman böyle durumlarda kendisini ayakta kalması gereken son örnek olarak görmelidir. Kim ne yaparsa yapsın, “Nuh’un gemisinin son yolcusu benim” mantığı biiznillah Allah katında kurtarıcıdır. • Allah’ın haramlarına karşı, o haramların sıradanlaşmasına karşı içi kaynayan Müslüman olmadıkça Allah’ın rızasını iddia edemeyiz. Yakın geçmişte bir mü'minin elinde piyango bileti görmeyi bile düşünemezken şimdi sıradanlaşması mesela kumar gibi bir harama karşı refleksimizin eridiğini göstermektedir. Bu bir felakettir. Bu felaket gözümüzün önünde alev alev büyürken bizim görsel bazı dini temaları avuntu olarak kabullenmemiz de ikinci bir felakettir. Hasbunallah. • Allah Teâlâ mü'minlerin salih ameller üzerinden yarışıyor olmalarını emretmiştir. Şimdi ise dini ayakta tutmak hocalara ve belli başlı kimselere terk edilmiştir. Cennete herkes talip iken cennete giden yolları oluşturmada kimsenin heyecanı yoksa bu da bir felakettir. • Nesillerin iffeti üzerinde tarihte örneği görülmemiş bir yıpranma herkesin bilgisi ve gözü önünde gerçekleşirken kimimiz siyasi endişelerle, kimimiz de basit tahminlerle konuyu gündem dışına taşımakla büyük bir yanılgı içine düşmüş bulunuyoruz. Bu da başka bir felaket oluşturmaktadır. • İhlasla ve şeriatımızın ölçülerine sadık kalarak ve bu mevcut durumu bizim için Allah’tan gelen büyük bir imtihan olarak görüp çalışma yapmalıyız. Konunun siyasi malzeme yapılması yanlıştır. Yaptığımız diğer iyi işleri buradaki görevimize saymamız da akıllıca bir iş değildir. Tek kalma ile sonuçlansa da dinimiz ve mukaddesatımız için evlerimizden örneklendirerek bütün sosyal hayatımızı kuşatan kaleler oluşturmamız günümüzün cihadı, anımızın vazifesi olarak bilinmelidir. Yapmayanların hataları etrafında vakit harcamamız da yanlış olur. Sabır ve heyecanla bu ümmetin ilk nesillerinin yaptığını yapmaya çalışacağız. Allah’tan da yardımını isteyeceğiz.

Hocam, insanların Müslüman olduklarını söyledikleri halde dinimizin toplumda eri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorunu çözümsüzlük sınırına taşıyorsun, buna gerek yok. Her şeye rağmen genel bir istiğfar ve sürekli salih amellerle kapanır bu biiznillah. Bu şekilde düşünmeniz sağlıklı değil. Sanki affı olmaz bir günah olabilirmiş gibi kör bir noktaya taşınıyorsunuz. Tevbe ettikten sonra öyle bir günah yoktur.

Hocam ben, kul hakkına girdiğim zaman tevbe eder ve helalleşirim. Ancak, gaflet
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hocalar ve âlimler de insandır, makamları büyük ve yüksek de olsa onlar da diğer insanlar gibidirler neticede. Hata edebilirler, yanlışları olabilir. Bunu abartmamak gerekir. Hocalar ve âlimler tenkit edilemez diye bir kural yoktur ama bu bir çocuk oyuncağı ve kahve muhabbeti düzeyine de indirilemez. Şu hakikatleri bilmemiz gerekiyor: Bir Müslüman’ın arkasından konuşmak gıybettir veya iftiradır ya da hak zayiini gidermektir. Bir Müslüman’ın arkasından konuşulurken veya yazılırken gıybet ya da iftira yapılıyorsa haram işleniyor demektir. Hak yerine getiriliyorsa veya hak aranıyorsa mesele yoktur. Bu durumu hoca/âlim hakkında uyguladığımızda ise daha da hassas olunması gerektiği anlaşılacaktır. Hocanın arkasından gıybet/iftira yapılıyorsa bu bir afettir. Çünkü sıradan bir insanın gıybeti haram iken insanlara din öğreten Peygamber aleyhisselamın vekili biri için bu yapıldığında ağırlık daha da çoğalacaktır muhakkak. Hayır durum, hakkı aramak veya yanlışı düzeltmek ise bunu yapan kimdir? Âlimden daha âlim biri olmadıkça oynanan futbol maçında ıslık çalan seyircinin yaptığını yapmış olacaktır Müslüman. Bu bir zayiattır. Allah muhafaza buyursun. Âmin. Hocalar/âlimler belki hak etmiyor, beceremiyor olsalar da bu ümmetin birliğini ve gücünü temsil etmektedirler. Onların yıpratılması, eskitilmesi onlardan önce ümmete zarar verecektir. Bu da unutulmamalıdır. İkaz edilmeleri gerekiyorsa bu özelden yapılabilir. Toplum içinde yankı bulan her yanlış, her dedikodu insanların dinden biraz daha uzaklaşmaları, yanlışın biraz daha yayılması demek olacaktır. Bu da Müslüman’ı asla mutlu etmez/edemez. Bu ümmetten bir mü'min, bu ümmetten olmayanlara hizmet edecek bir işi yapmaz, yaparsa yarın Allah’ın huzurunda hesap verirken zorlanır.

Hocam bir Müslüman olarak hocalar ile alakalı sosyal medyada konuşmak yazmak gün
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın haram ettiği ve temiz insan fıtratının çirkin gördüğü işleri yapanların yaptıklarını kendilerinin veya başkalarının gizlemesi bir din ilkesidir. Dinimiz çirkinliklerin Müslüman bir toplumda yapılması ve yayılmasına karşı tedbirler getirmiştir. Müslüman bir toplumda işlenen bir haram ve o haramın gündem olması çok farklı şeyler değildir. Bugün yaşadığımız toplumlarda haramların güç kazanmış olması, kimi zamanlarda haram ve çirkinliklerin temiz işlerden daha değerli gibi gösterilmesi sonucu birdenbire oluşmamıştır. Önce işlenmesine ses çıkarılmaması ardından da yerilmek için bile olsa teşhir edilmesi bir nevi reklamının yapılır olmasını sağlamıştır. Konuşula konuşula benimsenmesine yol açılmış oldu. Çirkin ve ayıp iken ona da yer verilebilir bir hava oluşmuştur. Dinimizin emri insanın kendisini kötülükleri ile teşhir etmemesidir. Mü'min de diğer mü'mini teşhir etmeyecektir. Bu nedenle fakihler cezası olan bir suçu işleyeni görenin şahitlik yapması caiz olduğu gibi kul hakkı üzerine olmayan konularda örtmesinin daha değerli olacağını söylemişlerdir. İşlenmiş haramların gizlenmemesi, Allah’a karşı cüretin zamana yayılmış şekliyle de olsa güçlenmesi demektir. Bir başka risk de teşhirle beraber insanlardaki hayânın erimesidir. Hayânın eridiği bir toplumda ezanların yükselmesi o toplumu ahlâk ve dininde sabit bir toplum yapmaya yetmeyecektir. Bir zaman sonra insanların işledikleri günahları bir övgü vesilesi gibi anlattıklarına şahit olunabilmektedir. Çok önemli bir husus da şudur: İnsanın işlediği günahın gizli kalması tevbe edip kendini düzeltmesi için daha uygun bir ortamdır. Günahı teşhir olmuş biri için tevbe uzak daldaki bir meyve gibi kalabilir. Şeytanın bir günahın daha fazla yayılması için uğraştığı bu dünyada bizim hedefimizin günahların hiç işlenmemesi olsa da bari bir günah daha az bilinsin olması gerekiyor. Bu yüzden de Müslüman’ın hatasını örtmeye büyük bir sevap vaat edilmiştir. İnsanların gizli hatalarını araştırıp bulmak kişilik zafiyeti olarak görülmüştür. Günahların konuşulması ve teşhirinde sakınca görmemek, bir dini zafiyettir. Maslahat ve mefsedet yani kâr zarar dengesi bilmemektir. Hataların teşhiri ile uğraşmak, kindarlık, hırs, rekabetten sıyrılamama, başkaları üzerinden yükselme ve acelecilik gibi zafiyetlerin beslediği tutumlardır. İnsanların hatalarını teşhir beraberinde gıybeti getirecektir, toplum ahlakını eritecektir, haklının ve doğrunun kati olmadığı alanlarda söz söylemeye sebep olacaktır. Bunlar da bir helalleşme gerektiren kul haklarıdır. Elbette fasıklığını teşhir eden ve reklamını yapan için bu kurallar söz konusu değildir.

Hocam, dikkat ediyorum; sürekli size günahları ile alakalı soru soranlara bilhas
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, Gıybet en ağır haramlardan biridir. Gıybeti yasaklayan Kur'an âyeti “ölmüş kardeşin etini yemek” şeklinde tarif ediyor gıybeti. Gıybetin yaygınlaşması, herkesin dilinde olması onu helalleştirmez, sıradanlaştırmaz. Bu bir ihmaldir, hatadır. Allah Teâlâ’dan bizi böyle bir afetten muhafaza buyurmasını dileriz. Elbette elimizden geldiği kadar sakınacağız, beceremediğimiz olursa onun için de Rabbimizin affına sığınacağız. Gıybet, mü'min kardeşini arkasından onun hoşlanmayacağı şekilde konuşmandır. Bu bir onur zedeleme eylemidir. Yasak olan da o onurun zedelenmesi meselesidir zaten. Gıybetin caiz olduğunu söyleyebileceğimiz noktalar da vardır. Prensip olarak gıybetin her çeşidinden sakınmalıyız ama aşağıdaki başlıklarda gıybet haram değildir. Bunu da bilmeliyiz: a. İnsanlara zulmeden bir zalimin zulmünü anlatmak gıybet sayılmaz. Zalimin zulmü konuşulur. b. Evlilik, ortaklık ve benzeri ilişkileri oluşturmak için istişare ederken geçen doğru sözlerden de gıybet oluşmaz. c. Dini anlatan insanların aleni yanlışlarını doğru olarak anlatmak da gıybet olmaz. Bu bir dini koruma eylemi olur. Ancak neyin nasıl söyleneceği yani teşhirin şekli ayrı bir konudur. d. Büyük günahlardan birini alenileştirerek işleyen ve fasık durumuna düşenin hâlini konuşmak da gıybet olmaz. e. Meçhul birinin arkasından konuşulan şey gıybet değildir. Konuşulan şeyden kimin etkilendiği anlaşılmıyorsa o gıybet değildir. f. Aldatan birinin aldatmasını açıklamak gıybet değildir. Mesela bir ticari ilişkide aldatma üzerine kurulu bir alışverişin gerçeğini bilen biri “seni aldatıyor” diye kardeşini uyarsa, bu gıybet olmaz. g. Tanıtım ve bilgilendirmeyi aşmayan bir söz gıybet değildir. Mesela “Topal İdris” sözü, herkesin topal olarak bildiği biri olduğu ve başka türlü de tanıtılamayacağı bir ortamda gıybet oluşturmaz. h. Müftüye fetva sorarken konuşulmak zorunda kalınması gıybet değildir. i. Yardıma muhtaç birinin yardım gerekçesini başka türlü izah edemeyecekse konuştuğu gıybet olmaz. j. Dine ilaveler sokan bid’atçi birinin yaptığı işin konuşulması da gıybet olmaz.

Hocam, gıybetin haram olduğunu biliyorum. Haram olduğuna iman ediyorum. Ama deli
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz ahlakınızdan taviz vermeyin. İnsanlarla iyi geçinin. Ama insanları zorlamayın. Farz denecek konularda ve haramlar konusunda bu titizliğinizi koruyun ama diğer ayrıntı konularda abartıya kaçmayın ve insanların sizin gibi olmasını beklemeyin. Yoksa onları kendinizden soğutursunuz. Allah hepinize afiyet versin.

Hocam ben hayatım boyunca insanları kırmamaya çalıştım. Haksızlığa asla tahammül

alay konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Direkt imanla alakalı yani Allah, Kur'an, peygamber ve mukaddesat ile alakalı konularda İNKÂR, HAKİR GÖRME, ALAY içeren sözler küfür sözlerdir. Genel olarak insan ciddi olmalı ve özellikle de iman konularında boş sözler söylememelidir. Eğer sizde vesvese varsa bu konuyu abartıyorsunuzdur. Bunu da bir psikologla muhakkak değerlendirin.

Bir sözün Elfâz-ı küfür olup olmadığını bilmediğimizde ne yapmalıyız? Bu konuda
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, böyle bir söz özellikle de hafife alma maksadı ile söylenirse imana mal olabilir. İnşaallah sizinki öyle bir içerik taşımıyordur. İstiğfar edin. Tekrar etmemeye azimli olun. Biiznillah sıkıntı olmaz.

Hocam ben seccade satışı yapıyorum. Arkadaşımla konuşurken bir an boş bulunup “a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sebep ve geçmiş ne olursa olsun, şimdi: Geçmişi güzel bir tevbe ile kapat. Tıbben ne gerekiyorsa yap. İnsanları takma, yok kabul et. Bu konuyu irdeleme asla. Tamam mı?

Hocam ben yirmi yaşındayım. Hamd olsun dinimi yaşamaya çalışıyorum ama bir sıkın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âyetin kendisini veya anlamını kastetmedikçe biiznillah öyle bir tehlike oluşmaz ama yine de Kur'an sesi duyulan bir yerde edebe ve vakara dikkat etmek gerekir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam biz Kur’an dersi yapıyoruz. Okumada kelime hatası yapan arkadaşlara bazen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çarşaflı bir kadına öyle bir eğlence lakabı takması direkt küfür yani dinden çıkmak olarak görmeyiz ama o ifadeyle kastedilen Allah’ın emri olan tesettür ise maazallah o küfürdür.

Hocam çarşaflı kadınlarla Ninja diye dalga geçmek küfür müdür?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bugünkü yapılan şekli ile güreşin sünnet olduğu söylenemez. Ayrıca güreşmek, herkese tavsiye edilen bir emir anlamında sünnet değildir. Peygamber aleyhisselam efendimizin hayatına ait tatlı bir hatıra anlamında sünnettir. Eğer sözün sahibi bütün bu ayrıntıyı kastederek tahkir etmek için öyle bir söz söylüyorsa vebale girer.

Hocam güreşmek sünnet fakat sünnet olduğunu unutup güreşenlere çocuk musunuz den

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.