Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi yaşındayım. Hamd olsun dinimi yaşamaya çalışıyorum ama bir sıkıntım var ve ibadetlerimi bile çok etkiliyor. Benim ön dişlerim küçüklükten beri yok. Protez diş kullandım yıllarca ve benimle hep alay ettiler. Şimdi implant yaptıracağım kısmet olursa ama protezleri çıkarmam gerekecek bir sene kadar. Dişsiz kalacağım ve yine benimle alay edecekler. Benim bu üzüntüm, stresim ve korkum günahlarıma kefaret olur mu? Yoksa dişlerimi fırçalamadığım için dişlerimi kaybetmiş ve ceza mı çekiyor oluyorum? Eğer günahlarıma kefaret olursa sıkıntı mı o kadar önemsemem çünkü çok günahım var ama beni çok aşağılıyorlar ve küçük düşürüyorlar. Bu durum beni çok etkiliyor, dert etmekten uyuyamadığımı biliyorum ve yalnız kaldığımda hep ağlıyorum. Bana bir yol gösterin hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. İşlediğiniz günahın cezası olarak bu sıkıntıya düştüğünüzü söyleyemeyiz. Söylemek de gerekmez. Siz hemen hatanızdan ötürü istiğfar edin. Tedavinize devam edin. Moralinizi kırmak yerine kendinize daha takvalı bir hayat alternatifleri oluşturmaya gayret edin. Kesinlikle umutsuz olmayın. Hatanız ne kadar büyük olursa olsun Allah'ın rahmeti ve mağfireti ondan büyüktür. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Tövbenizi koruyun, tekrarına karşı ebediyen dönmemeye azimli olun. Gusülle alakalı olarak da yapmanız gereken bir şey yoktur, ibadetlere devam edin.
Bu düşünceniz işlediğiniz eski hatalardan daha ağır bir hatadır. Siz adeta Allah Teala’nın sizi affedemeyeceğini söylemiş gibi oluyorsunuz. Siz neden tevbenizi yapıp ona sarılmıyorsunuz? Tevbe edin tevbesini koruyan tertemizdir, tertemiz ne demek biliyor musunuz? Şeytan sizi onun için daha ucuz bir yöntemle bitirmek istemektedir, akıllı davranmanız ve sizin onu bitirmeniz gerekir değil mi? Tekrar düşünün ve kendinize yeni bir rota belirleyin. Yapmanız gereken budur.
Bunu kış günlerinde insanların grip olmasına benzetebilirsiniz. Bedenlerimiz hasta olabileceği gibi imani kimliğimizde de hastalıklar olabilir. Bunu geçici kabul edin. İyileşmek için tedavi uygulandığı gibi bunun da tedavisi vardır. Muhakkak, - Arkadaş çevrenizi, evinizi değiştireceksiniz. - Camiye, cemaate en az günde bir vakit devam edin. - İzlediğiniz internet siteleri, TV programları dâhil göz kirliliğinize sınırlama getirin. - Anne babanızın duasına biraz daha yakın olun. - Özel dua saatleri ayarlayın. Samimi dualar yapın.
Bu bahsettiğin durum pek çok insanın karşılaştığı bir durumdur. Kiminde kısa sürer kiminde uzun sürer ama neredeyse herkeste olur. Bir nevi hasta olup halsiz düşmek gibi kabul et. Takılıp kalırsan seni bitirir. Hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek zorundasın. Yapabildiğin kadarını yap, gerisini de toparlayınca yaparsın. Gereksiz yere takılıp kalma bu soruna. Allah yardımcın olsun.
Sağlam ve sarsılmaz bir tevbe et. Tevbeni canın bil. Benzerlerini tekrar yaşamamaya kesin kararlı ol. Kimseye ama hiç kimseye bunları anlatma. Bir daha kendine bile anlatma bunları. Evleneceğin kişiye de. Sonra da ibadetlerine devam et. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Seni bu duruma getiren ortamlardan uzak dur. Anne babandan dualar almaya bak, dua alacak işler yap. Sonra da Rabbine güven, korkma. Hiç korkma. Rabbine güven, tamam mı?
alay konusundaki diğer fetvalar
Âyetin kendisini veya anlamını kastetmedikçe biiznillah öyle bir tehlike oluşmaz ama yine de Kur'an sesi duyulan bir yerde edebe ve vakara dikkat etmek gerekir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Çarşaflı bir kadına öyle bir eğlence lakabı takması direkt küfür yani dinden çıkmak olarak görmeyiz ama o ifadeyle kastedilen Allah’ın emri olan tesettür ise maazallah o küfürdür.
Evet, böyle bir söz özellikle de hafife alma maksadı ile söylenirse imana mal olabilir. İnşaallah sizinki öyle bir içerik taşımıyordur. İstiğfar edin. Tekrar etmemeye azimli olun. Biiznillah sıkıntı olmaz.
Direkt imanla alakalı yani Allah, Kur'an, peygamber ve mukaddesat ile alakalı konularda İNKÂR, HAKİR GÖRME, ALAY içeren sözler küfür sözlerdir. Genel olarak insan ciddi olmalı ve özellikle de iman konularında boş sözler söylememelidir. Eğer sizde vesvese varsa bu konuyu abartıyorsunuzdur. Bunu da bir psikologla muhakkak değerlendirin.
Bugünkü yapılan şekli ile güreşin sünnet olduğu söylenemez. Ayrıca güreşmek, herkese tavsiye edilen bir emir anlamında sünnet değildir. Peygamber aleyhisselam efendimizin hayatına ait tatlı bir hatıra anlamında sünnettir. Eğer sözün sahibi bütün bu ayrıntıyı kastederek tahkir etmek için öyle bir söz söylüyorsa vebale girer.
Arkadaşların bilmedikleri bir şeyi yaptılar, sen de kastetmeden güldün diye umarız. İnşaallah o olaya benzemez bu durum. Sen yine tevbe ve istiğfar et. Allah seni korusun, dinine hizmetkâr kılsın.