Fetva Meclisi
Soru
Bir sözün Elfâz-ı küfür olup olmadığını bilmediğimizde ne yapmalıyız? Bu konuda biraz vesvese yaşıyor gibi hissediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Elfâz-ı küfür, imanla ilgili olan konuları inkâr ve alaya alma sonucu kullanılan sözcüklerdir. Kasıt olmadan hata ile söylenen sözler için kişi uyarılır, yaptığı cahillik olarak görülür. Eğer kişi bile isteye inkâr içeren sözler kullandıysa ve sözlerinin arkasındaysa o kişi ile selamlaşmamız ancak sosyal içerikli selamlar olmalıdır. Allah’ın selamını bu diyalog içinde harcayamayız. Eğer bize selam verildiyse de hadis-i şerifte geçen ifade ile “ve aleykum” demek yeterlidir.
Mutlaka bir psikologla görüşün. Tekfirci anlayışa sahip insanlardan da bedenen ve ruhen uzak durun.
Kelime-i şehadet tam anlamı ile temizler ve sıfırlar. Sağlam bir niyetle söylendiğinde temizler, sıfırlar. Bununla meşguliyeti yoğunlaştırmak, sürekli bunu gündem yapmak bir vesvesedir. Psikoloğa görünmenizi tavsiye ederiz.
Toplu bir tevbe ve istiğfar etmeniz mümkündür. Geçmişteki bu hatalarının tamamından pişmanlık duyup onları tekrar etmemek tevbedir. Bu da topluca yapılabilir. İkinci konuda da bir şey yapmak gerekmez. Allah Teâlâ hatalarda ısrar etmekten hepimizi muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm. Vesvese ile karar verilmez.
Elfaz-ı küfür, söyleyeni dinden çıkarıp kâfir yapan sözler demektir. Allah’a, Peygamber aleyhisselama sövmek, Kur'an ve mukaddesatla alay etmek, dine ait bir şeyi inkâr etmek gibi sözler dinden çıkarır. Kastetmeden ve dil sürçmesi gibi durumlar için ise istiğfar edilmelidir. Müslüman dilini kullanmayı bilen insandır. Diline, kulağına hatta gözüne sahip olamamak bir Müslüman için eğitimsizlik, çevre kötülüğü, yetişme hataları gibi nedenlere dayanabilir. Neden nerede ise oradan başlanmalı ve riskten kurtulmalıdır Müslüman. Öyle veya böyle tövbesi olmayan bir günah yoktur. Ağzından bu tür ağır sözlerden biri çıkan hemen tövbe etmeli ve kelimeyi şehadet getirerek imanını yenilemelidir. Diğerleri için de tövbe ve istiğfar etmelidir.
alay konusundaki diğer fetvalar
Evet, böyle bir söz özellikle de hafife alma maksadı ile söylenirse imana mal olabilir. İnşaallah sizinki öyle bir içerik taşımıyordur. İstiğfar edin. Tekrar etmemeye azimli olun. Biiznillah sıkıntı olmaz.
Sebep ve geçmiş ne olursa olsun, şimdi: Geçmişi güzel bir tevbe ile kapat. Tıbben ne gerekiyorsa yap. İnsanları takma, yok kabul et. Bu konuyu irdeleme asla. Tamam mı?
İnsanla alay ederek eğlenmek yüzüne karşı veya arkasından haramdır. Bazı âlimler bunu kebair günahlardan saymıştır. Kesinlikle gönlünü alarak helalliğini alın. Ahirette ibadetlerinizle hesaplaşacaksınız. İnsanla alay edilmez ne yüzüne karşı ne gıyabında. Gıyabında olan yüzüne karşı olandan daha tehlikelidir. Zira devreye bir de gıybet girmiştir. Dinimizin insan hakları (!) diye bir felsefesi yoktur ama insanı böyle mükerrem tutan muhteşem güzelliği vardır.
Âyetin kendisini veya anlamını kastetmedikçe biiznillah öyle bir tehlike oluşmaz ama yine de Kur'an sesi duyulan bir yerde edebe ve vakara dikkat etmek gerekir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Çarşaflı bir kadına öyle bir eğlence lakabı takması direkt küfür yani dinden çıkmak olarak görmeyiz ama o ifadeyle kastedilen Allah’ın emri olan tesettür ise maazallah o küfürdür.
Bugünkü yapılan şekli ile güreşin sünnet olduğu söylenemez. Ayrıca güreşmek, herkese tavsiye edilen bir emir anlamında sünnet değildir. Peygamber aleyhisselam efendimizin hayatına ait tatlı bir hatıra anlamında sünnettir. Eğer sözün sahibi bütün bu ayrıntıyı kastederek tahkir etmek için öyle bir söz söylüyorsa vebale girer.