Fetva Meclisi
Soru
Elfazı küfür ile küfre düşenin, “Allah’ım, bilip bilmeden işlediğim küfürlere tevbe ederim” deyip kelime-i şehadet getirmesi imana döndürmeye yeter mi? Yaptığım iş veya söylediğim sözlerde sürekli ‘küfre mi düştüm acaba?’ gibi sorular zihnime takılıyor ve ben bazen bunun vesvese olup olmadığını anlayamıyorum, nasıl ayırt edebilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu bir vesvesedir. Bunu kendinize konu yapmayın. Kendinizi diğer işlerle meşgul edin. Boş vaktiniz kalmasın. Aklınıza böyle bir konu geldiğinde de onu hiç olmamış kabul edin. Hatta kelimeyi şehadeti bile bu nedenle getirmeyin. Bunun yerine mesela Kur'an okuyun. Dua etmeyi de ihmal etmeyin.
Direkt imanla alakalı yani Allah, Kur'an, peygamber ve mukaddesat ile alakalı konularda İNKÂR, HAKİR GÖRME, ALAY içeren sözler küfür sözlerdir. Genel olarak insan ciddi olmalı ve özellikle de iman konularında boş sözler söylememelidir. Eğer sizde vesvese varsa bu konuyu abartıyorsunuzdur. Bunu da bir psikologla muhakkak değerlendirin.
Ayrıntısını bildiklerine ayrıntılı, bilmediklerine de umumi bir tevbe yapmalı ve bir daha tekrar etmeme azminde olmalıdır öyle bir kişi. Gerisini de Allah'a havale eder.
Toplu bir tevbe ve istiğfar etmeniz mümkündür. Geçmişteki bu hatalarının tamamından pişmanlık duyup onları tekrar etmemek tevbedir. Bu da topluca yapılabilir. İkinci konuda da bir şey yapmak gerekmez. Allah Teâlâ hatalarda ısrar etmekten hepimizi muhafaza buyursun.
Geçmişte bilmeden ya da gafletle küfre düşürücü bir söz ya da amel işlenmiş olabilir. Ama sen pişman olmuş, tevbe etmiş ve kelime-i şehadet getirmişsin. Bu bir kere samimiyetle yapıldıysa yeterlidir. “Günahtan tevbe eden, o günahı hiç işlememiş gibidir.” (İbn Mâce, Zühd 30) Öyleyse sürekli tecdîd-i iman, sürekli şehadet getirme şart değildir. Bu noktadan sonra şeytanın seni vesveseye sokmasına müsaade etme. Aklına gelen “acaba küfre düştüm mü” düşünceleri vesvesedir. Efendimiz aleyhisselam buyurur ki: “Şeytan sizden birine gelir ve ‘Şunu kim yarattı? Şunu kim yarattı?’ der. Nihayet ‘Rabbini kim yarattı?’ noktasına kadar gelir. İşte böyle bir vesvese geldiğinde kişi hemen ‘Allah’a sığındım’ desin ve orada dursun.” (Buhârî, Bed’ül-Halk 11) Aynı şekilde, geçmişe dair "Şunu demiş miydim, imanım bozuldu mu?" diye sürekli düşünmek, imanla değil vesveseyle ilgilidir. Bir defa samimi bir şekilde tecdîd-i iman yaptın mı? Evet. O halde yeterlidir. Bundan sonra her vesvesede “iman ettim, Rabbime sığındım” de, bırak. Şüphe geldiğinde “tamam, imanımı bozmadım, Rabbim beni biliyor” diyerek gönlünü rahatlat. Şüpheyi büyütme, karıştırma, analiz etme. Çünkü vesvese düşünmeyle değil, görmezden gelerek yenilir.
Selamünaleyküm. Vesvese ile karar verilmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kredi ile yani faizle meşgul olmak bir harama bulaşmak demektir. Her haram gibi bu da meleklerin duasından mahrum olmaktır. Samimi ve şartlarını oluşturmuş bir tevbe ile böyle bir bereketsizlik önlenebilir.
Herhangi maddi bir değeri mehir olarak isteyebilirsiniz.
Biz zekât ibadetimizin tereddüt oluşturan işlerde kullanılmamasını isteriz. Kredi taksidi ödeyen kendi çaresini üretsin ya da minareyi çalan kılıfını bulsun.
Böyle şeyler mü'min için tehlikelidir.
Bu tür bölümlerde alkol servisi de ders olarak işlenmektedir. Müslümanlık ilkelerini esas almayan yönetimlerin eğitim kurumlarında bu bölümlerde okumamak gerekir.
Sizin öz kardeşiniz bir kadının sütünü emdi ise o kadının çocukların ile sizin kardeşiniz sadece sütkardeş olmuşlardır. Onlar arasında evlilik haramdır. Sizin o kardeşinizin adeta evlat olduğu aile ile bir ilişkiniz yoktur. Siz o evden bir kız ile başka bir mani yoksa evlenebilirsiniz.