Fetva Meclisi
Soru
Atalarımızın ettiği beddualar, işlemiş olduğu günahlar veya vermedikleri zekâtlar bizlerde hastalık ya da sıkıntıya sebep olur mu? Bizlerde ne gibi etkileri vardır, günah aktarımı durumu var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
İnsan daralınca beddua eder. Haklı ise bedduası ona zarar vermez ama siz beddua etme yerine kendiniz ve onun için hayır dua edin, daha iyisini yapmış olursunuz. Maddi bir hak oluşmuş ise onu da talep edebilirsiniz.
İnsanların birbirlerinin hakkına tecavüz etmeleri, insanı yaratan Allah Teâlâ'nın suç saydığı bir iştir. Yarattığı bir kuluna eziyet edilmesine razı olmadığı gibi, yapılan eziyetleri de yapanın yanına bırakmamaktadır. Bir insanın başka bir insana karşı beddua etmesi, o insandan hakkını almasını Allah'tan istemesi demektir. Bu istek, beddua şeklinde olabilir, 'ah'lanma şeklinde olabilir. Nasıl olduğundan ziyade insanın işi Allah'a havale etmesi önemlidir. Uygun olan beddua etmemektir. Fakat beddua etmek günah değildir. Bedduayı geri almak da hak helalliği vermek gibi bir şeydir; yapılırsa iyilik yapılmış olur; iyilik yapan her zaman hayır üzeredir. Özellikle bilmek gerekir ki, anne ve babaların çocuklarına beddua etmeleri belki haklarıdır ama asla iyi bir şey değildir. Birbirimize de hayır dua edelim, daha kazançlı oluruz.
Biz, Allah'ın kullarıyız. Kaderimiz, her şeyimiz O'nun elindedir. Kimsenin kimseyi belaya sokma gücü yoktur. Sadece kendi kendimizi yıpratmış oluruz. Evet, beddua etmek vardır ama kaderde yazılı olmayan şey biri beddua etti diye tutmaz. Biz, bedduayı hak edecek işler yapmamaya çalışırız, görevimiz budur.
Biz, zalim olmayacağız. Kimsenin üzerimizde hakkı olmasın diye gayret edeceğiz. İyi olmaya iyilik etmeye çalışacağız. Hata edersek özür dileyip helallik alacağız. Özellikle de ebeveynimiz ve sılayırahim bağımızın bulundukları için daha da dikkatli olacağız. Gerisini de Allah’ın rahmetine salacağız.
Selamünaleyküm. Beddua etmesine gerek yoktur, Allah onun hakkını muhakkak alacaktır.
Selamünaleyküm. Onun adına iyilikler yaparak, dualar ederek ihtimal de olsa onu hoşnut edecek işler yapabilirsiniz.
beddua konusundaki diğer fetvalar
Bu bir aşırılıktır. Açık küfür olan bir şey duymadıkça böyle davranmamalısınız.
Böyle bir dua iki türlü yapılmış olabilir. Birincisi, muhabbet ortamına katılmak ve sempatiyi göstermek için olur. Bu durumda duadan çok sevgi göstermek maksadı taşır ki duadan oluşacak sonuçlar bundan oluşmaz. İkincisi de bizzat insanın kendi ömründen bir başkasına verilmesini isteyen bir dua yapmasıdır ki böyle bir dua doğru değildir. Sevilen kişiye uzun/bereketli ömür verilmesi için dua edilebilir. Doğru olan böylesidir. “Benden alsın” sözü bir nevi kendine beddua etmektir. İnsanın kendine beddua etmesi ise caiz değildir. Bu türdeki bir dua için istiğfar edilmelidir.
Müslüman insan başkası için: “Allah ona rahmet etmesin.” “Allah onu mağfiret etmesin.” “Allah onu cennete koymasın” türünden kullandığı ifadeler Allah’a karşı bir edep eksikliği içerdiği için caiz değildir. Kimse gaybı yani Allah’ın gelecekte o kişiye ne yapacağını bilmediğinden bu sözler temelden yanlıştır. Diğer yandan da böyle bir ifade kendini beğenmişlik, cahillik ve kibir içermektedir. Bu nedenle belli muayyen bir kişiyi kastederek “Allah onu affetmeyecek, cennetine koymayacak” denemez. Bu söz ancak öyle olduğu nasla sabit birisi için söylenebilir. Bir insan mü'min ise durumu ne olursa olsun ahirette o, Allah’ın dilemesine kalmıştır. Bu nedenle böyle sözleri kullanmamak, kullanılan yerde rıza göstermemek gerekmektedir.
Böyle bir şeyi iddia etmek mümkün değildir. Bu bir takıntıdır. Böyle bir sıkıntı varsa bunu doktorla görüşmelisiniz.
Tevbe ile giderilemeyen bir hata yoktur. Evet, beddua etmemek gerekir ama edilen de iyi dua ile geri alınabilir.
Allah yardımcınız olsun. “Boşadım” gibi bir söz sarf edilmedi ise nikâhınız açısından bir sorun olmaz. Hakka gelince siz suçlu olacak işler ve sözler yapmadıkça endişe etmenize gerek yoktur.