Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ayasofya camii’sinin ibadete açılması ile beraber akıllara takılan bir mesele var: Ayasofya’nın içindeki fresklerin durumu. Duvarlardaki resim ve figürler namaza engel oluşturur mu? Bildiğimiz kadarıyla Osmanlı döneminde de fresklerin üstü açıkmış. Yetkililerin söylediği kadarıyla sıva ile kapatılmayacakmış. O zaman perde veya ışık ile belki kapatma yolu denenebilir. Her halükarda bu durum namaza engel oluşturur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Ayasofya, onlar için de bizim için de bir semboldür. Onun cami olması fethin hâlâ aktif olması demektir. Sizin düşünceleriniz bu gerçeğin yanında lüks düşmektedir. Şu anda onun kapalı olmasının kimin hoşuna gittiğinden hareketle gerçeği görebilirsiniz. Beş asır orayı ibadetle ihya eden nesli karşınıza alma manasında bir düşünceye yer vermemelisiniz.
Aleykümselam.Mezar caminin içinde olmadıkça sakıncası yoktur. Aradaki duvar, ayrı bir mekân durumu oluşturmaktadır.
Selamünaleyküm. Namazların ayakta kılınması gerekmektedir. Ancak ciddi bir zaruret oturmaya ruhsat olabilir. Namaz kılıyor diye bilinmemesi için ruhsat arıyorsanız bunun ruhsatı yoktur. Namazı gizleyemezsiniz, gizlemeyin de. Hayır, bulunduğunuz yerde bir bayan olarak o anda namazı kılacak olsanız avret açısından erkeklerin gözünden emin olamayacağınız bir ortamdan ötürü namazı kastediyorsanız eğer, sadece farzları kılın, oturarak kıbleye yönelip kılın. Allah kalbinizi sabit kılsın.
Selamünaleyküm. Bunun delili, Kur'an’ın dizilişindeki hikmete bağlı kalmak olarak özetlenebilir. Zaten bu, namaza mani bir durum değildir. Sadece mekruh olarak zikredilmiştir. Mekruhluk da hoş olmamak şeklinde anlaşılmalıdır.
İslam’da her mescit, Allah’a ibadet edilen mübarek bir mekândır ve burada kılınan namazlar elbette büyük bir sevaba vesiledir. Ancak bazı camiler, dinimizde manevi olarak daha faziletli ve özel kabul edilmiştir ve bu camilerde kılınan namazların sevabı daha fazladır. Efendimiz aleyhisselam şöyle buyuruyor: "Şu üç mescitten başka bir yere ibadet için yolculuğa çıkılmaz: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ." (Buhârî, Fazlu’s-Salât, 1; Müslim, Hac, 511) Günlük olarak gittiğimiz camilerde kıldığımız namazlar da çok kıymetlidir. Cemaatle namaz kılmak, bireysel namazdan 27 kat daha fazla sevap kazandırır (Buhârî, Ezân, 30). Önemli olan huşû içinde ve samimi olarak namazı kılmaktır. Yani nerede olursak olalım asıl sorumluluğumuz namazı ihlas ve huşû içinde eda etmektir. Eğer bir caminin İslam tarihinde önemli bir yeri varsa, mesela Ayasofya gibi fetihle özdeşleşmiş bir camide namaz kılmak, insanın manevi duygularını güçlendirdiği için güzel bir fırsat olarak görebiliriz.
Aleykümselam. Caminin mihrabında yani sizin namaz kıldığınız kıble tarafınızda canlı resmi varsa oradaki namaz için mekruh hükmü geçerli olur. Bunun dışında sözünü ettiğiniz durum olan insanların üzerlerinde canlı resmi bulunması gibi bir nedenle cami ve cemaati terk etmeniz doğru olmaz.
ayasofya konusundaki diğer fetvalar
Olur olmasına da Ayasofya’yı Müslümanlar ibadete açarsa olmaz. İslam ve namaz kimseye sığınmacı olarak yanaşmaz.
Boş lakırdılardır bunlar. Ayasofya Fatih’indir. O da orayı cami olarak bırakmıştır. İşin başı ve dibi budur. Belki gecikir ama taşlar biiznillah yerine oturacak. Küfrün kudurması da, küfre çanaklık edenlerin hasreti de boşa akıp duran sel suları gibidir. Mülk Allah’ındır. Allah’ın dediği olacaktır. O da yeryüzünün tamamını mescit olarak bu ümmete bahşetmiştir. Gerisi boş lakırdıdan başka bir şey değildir. Onlar Ayasofya’yı bölmeyi hayal ede dursun. Yeryüzünün tamamı mescit olacak biizinllah.