Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. İki sorum olacak. Birincisi; Babadan oğla geçen halifelik şeriata uygun mudur? İkinci sorum; Şia’nın kâfir olduğunu söyleyenler var. (üç halifeye münafık diyorlar, lanet ediyorlar vb. gerekçelerle) Bu gibi şartlar Müslüman’ı dinden çıkarır mı? Teşekkür ederim hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. -Haber-i vahid, sahih ise akidede delildir elbette. -Sahih bir hadisin inkârı Kur'an'ın inkârı gibi görülmez ama üzerinde icma bulunan bir konuda ise o hadis durum tehlikelidir.
Selamünaleyküm. Ümmetimizin büyüklerini irdeleyenlerin niyetlerindeki samimiyetten şüphe ederiz ama kâfir kelimesini kullanmayız. Kendimizi onların fitnesinden uzak tutmaya gayret ederiz.
Selamünaleyküm. Alevilik kâfirlik değildir. Küfür tavırları müntesipleri arasında yaygındır denebilir. Küfrüne hükmedilecek bir tavır ve söz görülmedikçe kâfir muamelesi yapılmamalıdır.
Selamünaleyküm. Bunun yasak olduğunu bildiği hâlde inkâr ederse elbette kâfir olur. Böyle bir hüküm bilmiyor ya da bildiği ve kabul ettiği hâlde boynu bükük kalıyorsa kâfir olmaz ama iyi bir fasıka olur.
Selamünaleyküm. Siz 'münafık' derken iki yüzlü anlamında dedi iseniz bu bir tartışma esnasındaki aşırılıktır. Kâfir anlamında dedi iseniz istiğfar etmeniz gerekir. Müslüman, dili ile söylemedikçe içinden geçenlerden ötürü bir vebale girmez. İkinci husus için de bir şey yapmanız gerekmez. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Evlenirken kiminle evleneceğinizin kararı sizindir. Onların rızası ve gönüllerinin olması ise ikinci düzeydedir. Gönlünüzün ve aklınızın dediğini dine uygun buluyorsanız onu tercih etmelisiniz
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Zekât vermenizi gerektiren bir durum yoktur.
Selamünaleyküm. Kurumunuz, size özel bir kayıt getirmedi ise bu sizin şahsi hakkınızdır, dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Yüzeysel olarak bakıldığında ikisinin de ulaştığı nokta aynıdır: 'Dini anlatmak.' Ayrıntıya girilecek olursa tebliğ, bir bilgiyi ulaştırmak anlamınadır. İrşad ise, aydınlatma, izah etme demektir. Diğer tafsilat ise çok ileri bir ayrıntıdır.
Selamünaleyküm. Elinizde nakit para yoksa ya da olan nakitten fazla borcunuz varsa zekât vermeniz gerekmez. Daire geliri için zekat vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm, Okuduğunuz kitap, Siret-i Nebi alanında çok değerli bir kitaptır. Fıkıh alanında ise değindiği meseleleri umumiyetle Hanbelî fıkhını esas alarak yazmaktadır. Buna dikkat ederek okumanız gerekir. Her ne kadar Hanbelî fıkhını yazması, bizim açımızdan adeta bir yabancı görüşü beyan ediyor gibi algılanmıyor ise de neticede farklı içtihatların bulunduğu iki ekolün arasında dinimizi yanlış anlamaya sebep olacak hatalar yapmamalıyız. Namazda iftitah tekbiri dışındaki yerlerde ellerin tekbir esnasında kaldırılması meselesinde iki görüş vardır. Bunların birincisi, İmam Şafii'nin ve Ahmed bin Hanbel'in görüşüdür ki, bu görüşe göre rukü’ye giderken ve kalkarken de eller kaldırılır. Bu hususta başta Buharî olmak üzere pek çok muhaddisin yirmiye yakın sahabeden rivayet ettiği hadisler vardır. İkinci görüşe göre ise, sadece iftitah tekbiri esnasında eller kaldırılır. Bu görüşü de destekleyen Ebu Davud ve Nesaî'nin Abdullah bin Mesud radıyallahu anhtan rivayet ettiği hadisler vardır. Birinci görüş sahipleri ikinci görüş sahiplerinin dayanağı olan hadislerin zayıf olduğunu söylemişlerdir. Netice olarak Ebu Hanife (r.a.) aleyhin, kendi zevkine göre bir iş yapması söz konusu değildir. Mezhebinde büyük oranda etkisi bulunan Abdullah bin Mesud radıyallahu anh’ın rivayeti ile amel etmektedir. Bize düşen, bu tür konularda tartışma yerine, amelimizi ihlâsla ve sürekli yapmaya çalışmaktır. Bir de, asırlardır tartışılmış ve üzerinde yığınla eser yazılmış meseleleri yeni keşfetme heyecanı ile ortaya atılmamak olmalıdır. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Şeytan sizi, bir hataya düşürmüşken ardından da ibadetten umudunuzu kesmeye çalışıyor ki bu iki darbeyi aynı anda vurmaktır. Dikkat edin, kendinizi koruyun. O halinizin nedeni de vakit fazlalığı yaşamanızdır. Kendinize ilave iş bulun. Bir derneğe gidin, ziyaretler yapın. Kur'an okuyun. Vaktiniz size yetmiyor olsun.