Fetva Meclisi
Soru
Benim annem 37 yaşında ve peçe takmak istiyor. Yani eski halide açık değildi. İslama göre giyinir ve tesettürünün Allah rızası olmasına çok önem verirdi. Babam annemin peçe giymesine razı değil ve bu konuda ailemizin ayrılması söz konusu.Ailemizin düzeni ve huzuru bozulacak.
Cevap
Benzer fetvalar
Peçe tesettürün olmazsa olmaz şartlarından biri değildir. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biri olduğu için yokluğu da haram değildir. Yani peçe takılmaması durumunda bir “eksiklikten” söz edemeyiz. Elbette takılması bir fazilettir ancak çıkarılması durumunda tesettürü terk etmiş gibi algılayamayız. Peçeye gerek bırakmayacak bir başörtü takarak da sorun çözülebilir. Mühim olan peçeli veya peçesiz kendimizi tesettürümüzle korumaya çalışmaktır. Bu ayrıntıları muhakkak eşiniz de biliyordur. Ona bunlarla birlikte şu anki ruh halinizi, durumunuzu da açıkça izah edin, konuşun. İstişare edip eşinizin de razı olacağı bir kararı tercih edebilirsiniz. Bu konuda şeytanın eşinizle aranızda soğukluk ve sürtüşme oluşturmasına fırsat vermemelisiniz. Elinizden geldiği kadarıyla orta yolu bulmaya çalışın.
Ortamda tesettür ve mahremiyet kurallarına aykırı bir durum oluşmuyorsa, gelir-masraf dengesi açısından israfa sebep olmuyorsa, vakit zayiatına neden olmuyorsa restoranda yemek yemekte bir sakınca yoktur. Peçe, tesettürün farziyet boyutunu oluşturmadığı için varlığı fazilettir ama yokluğu bir eksiklik değildir. Günümüz şartlarında farz olmayan, takva alanına giren bir konu olduğu için, bu konuda anne babanızın rızasını öncelemelisiniz, onlarla tartışmaya girmemelisiniz. Peçeli olsun ya da olmasın kadının kendisini tesettürü ile koruması esas olandır. Esas olanı elde etmek önceliğimizdir.
Aleykümselam. Peçe farz değildir. Farz olan tesettüre engel olurlarsa itaat etmen gerekmez. Alternatifi olabilecek olanına ise onlar müdahale ettiğinde tartışmamanızı tavsiye ederiz size.
Aleykümselam. Allah'ın emrine uymaktan vazgeçmeyin. Anne babanızın inadını da dikkate alın. Yavaş yavaş alıştırarak yapın yapacağınızı.
Peçe ayrıntısı konusunda ailenle sürtüşmemelisin. Peçe ve tesettür arasında bu konuda fark vardır. Tesettürünü tamamen yok kabul etmemeleri için onlarla bu konuda tartışma.
Peçe farz değildir. Tam bir tesettür olduktan sonra peçe olmadan da olur. Sizin tavrınız peçe kullanmak veya kullanmamakla ilgili olmaktan önce kararda zorlanılan bir süreci aşmaya daha yakın duruyor. Dini bir meseleyi alet etmeden kararınızı verin. Böyle bir konuyu öne çıkarmanız doğru değildir.
aile konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ın emri olan namazı men edebilecek bir kul veya makam yoktur. Yaşadığımız dünyada hiçbir beşeri sistem de böyle bir yasaklamadan yana tavır koyamamaktadır. Kişisel hakların putlaştırıldığı bir zamanda ailen sana karşı zulmetmektedir. Tek ihtimal senin namazı öne çıkararak ders çalışmamak, evdeki vazifelerini ihmal etmek gibi hatalar işliyor olabilmendir. Bunun dışında zulme razı olma. Farz olduğu gibi kıl namazını, taviz verme. En azından şimdilik farzları kıl. Dosdoğru kıl hemde!
Selamünaleyküm. Birinci gerçek: Allah’ın emri olan bir işi yaparken insanların ne diyeceğini önemsemeyiz. Kim olursa olsunlar. İkinci gerçek: Onlar tepki gösterseler de sana yapabilecekleri bir şey yoktur neticede. Bir ara alevlenseler de sönmek zorundadırlar. Sen mükellef bir insansın, çocuk değilsin. Üçüncü gerçek: Sen diklenmeden, birden parlamadan adım adım konuyu açabilirsin. Mesela gitmeden önce onlara başını örtmeyi düşündüğünü hafiften anlatarak giriş yapabilirsin. Sonra da örttüğünü söylersin. En fazla bir iki saat sana köpürebilirler. Sen alttan alan, narin biri olduğun sürece sana yapabilecekleri bir şey yoktur. Namaz konusunda ise zaten seni nefes nefes takip etmeleri mümkün değlidir. Dördüncü gerçek: Senin bu durumun, yaptıklarının Allah katında çok daha sevaplı olması anlamına gelmektedir. Zira Allah Teâlâ senin çileni görmektedir, bilmektedir.
Reşit bir insanın evlenmesi kendi sorumluluğunda olur. Evlenmek bir hak veya ihtiyaç, her nasıl görülüyorsa neticede evlenmekten çok daha büyük hak/ihtiyaç olan şeyler kişinin kendi sorumluluğunda olmaktadır. Evet, mü'min bir baba çocuğunun evlenmesini kendisi için bir vicdani vazife veya ihmali durumunda sorumluluk alabileceği bir destek olarak görmelidir ama hukuki bağlayıcılık niteliğinde bir sorumluluğu olmaz. Özellikle de fakru zaruretten ötürü evlenemeyen ve harama girme riski taşıyan çocuğuna karşı bu sorumluluk biraz daha derinleşebilir ama ‘baba sorumludur’ diye bir kural yoktur. Gençlerin evlenme konusunda babalarına dayanmaları, kendileri sağlık açısından bir sıkıntı yaşamadıkları hâlde, arkadaşları ile gezerken babalarının onları evlendirmek için çalışmasını beklemeleri makul değildir. Öğrenci olmak da babaya dayanma nedeni olmamalıdır. Elbette babalar evlatlarını ihmal etmeyeceklerdir ama reşit bir insan kendi evlilik masraflarını üretmelidir. Onurlu bir evlilik açısından böylesi daha basiretli ve hayırlı tutum olur.
‘Sevmiyorum’ sözü boşamak için kullanılan bir söz değildir. Nefret ve gazap belirtisi için kullanılır. Özellikle ‘seni boşuyorum’ kastı ile söylendiğinde nikâha zarar verebilir. Öyle bir kasıt yoksa boşama değildir.
Domuz ürünü ve alkol gibi aleni haramlar söz konusu ise elbette titiz olacaksınız, tavanızı ayıracaksınız. Onun haricinde tartışmalı konular için aile huzurunu zedelememeyi esas alınız.
Selamünaleyküm. ‘Eşinle gidersin’ ifadesi sıkıntılı bir ifadedir. Anneniz, umreyi önemsememekten ötürü bunu söylüyorsa üzüleceği bir şeyi söylemiştir. Üzerine giderek yarayı derinleştirmeyin. Hayır, kızının parasına acıyorsa yine kadını kendi hâline bırakın. Siz ablanızla bir mahrem de ayarlayıp umreye gidin, aklanıp paklanın ve geri gelin.