Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Hakkâri’de görev yapan polis özel harekâtta olan bir kardeşinizim. İnşallah İstanbul'a izne geldiğimde Rabbim sizinle görüşmemi nasip eder. Sizi iki seneye yakındır takip ediyorum. Sizin konuşmalarınızı dinlediğimde, Cenab-ı Allah'ın ve Efendimiz aleyhisselamın sözlerinden başka sözün hükmü olmadığını öğrendim. Rabbimin yardımıyla Kur'an'a ve sünnete uygun olarak, ibadetlerimi aksatmadan yaşamaya çalışıyorum. Sizi dinlediğim günden beri hayatım çok değişti. Her anlamda. Bu değişimi yakın çevrem fark etse de henüz alışabilmiş değiller. Görmüş olduğum yanlışları dile getirdiğimde tepki ile karşılaşıyorum ve çok ince düşündüğümü söylüyorlar. Kendimi yanlış ifade etmek istemem. Bu görüştüğüm kişiler benim silah arkadaşlarım ve beni üzecek, kıracak bir söz veya dışlayacak bir hareket yapmıyorlar ama çoğu konuda anlaşamıyoruz. Bu durum beni üzüyor. Bu tarz olaylar ile karşılaştığımda veya yapmış olduğum meslekte karşılaştığım zorluklar beni yıprattı. Tayinime az kaldı. Allah'ın izniyle bu sene batıya dönüyorum. Bir an önce buradan kazasız, belasız gitmek istiyorum. Sadece size yazmak derdimi anlatmak istedim. Olur da bu mesajımı okursanız dualarınızı bu kardeşinizden esirgemeyin. Allah'a ısmarladık.
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, böyle BETERİN İYİSİNE RAZI OLMAK mantığını terk etmelisin. Hayat böyle yaşanmaz. En iyisini ara, en iyisini bulmak için gerekeni yap. Öncelikli olarak bir psikologla durumu değerlendirmeni tavsiye ederim sana. İbadetlerini artır ve ezber bildiğin yerleri kuvvetlendir. Her şeyi duyma ve görme. Göreceksin bir zaman sonra kendini daha huzurlu hissedeceksin biiznillah.
İnsanız, böyle inişler, ardından çıkışlar normaldir. Normal olmayan ise bunu benimsemektir. Her kalktığınız sabahı sizin için yeni bir doğum günü kabul ederek silkinmeye çalışın. Şeytanın “bittin, toparlanamazsın” türünden vesveselerini reddedin. Bunu fiziki bir hastalık gibi görmeye çalışın. Tedavi olduğunuzda bu da geçecek olarak inanın. Sabredin, acele etmeyin. Son nefese kadar mücadeleye hazır olun. Namaz dinin direğidir, onu sarsmamak en büyük hedefiniz olsun. Dua ederiz sizin için, Allah yardımcınız olsun. Âmin.
Şunu çok iyi bilin ki sizin içinde bulunduğunuz durum, insanoğlunun genel durumudur. Siz sadece bu durumu hissetmekle farklı hale gelmiş bulunuyorsunuz. Keşke bütün insanlık sizin hissettiklerinizi hissedebilse; kurtuluşu ne çabuk olurdu, bir bilseniz! Sizi tebrik etmek istiyorum. Neden biliyor musunuz? Çünkü sizin sorun ve endişe olarak dillendirdiğiniz şeyler, sizdeki sancılar, büyük bir açılımın, yüreğe su serpen umudun işaretleridir. Siz adeta, Kur'an okuyan kardeşini öldürmeye giden Ömer'deki heyecan ve parlayan gözleri yansıtıyorsunuz. Bu nedenle, gelecekteki huzurlu günleriniz, Allah'a açılan yolunuz nedeniyle sizi tebrik etmek istiyorum. Endişe edecek bir durumunuz yoktur. Ama sizin bu halinizin şeytanı endişelendirebileceğini, o da endişelendikçe beyninize çullanacağını elbette tahmin edersiniz. O da nihayetinde bir kişi kaybetmektedir. Meleklerin kazandığı her insan onun kaybettiği bir dost demektir. Şunu bilin yeter: Rabbimiz bizi büyük bir imtihan için göndermiştir. Gözümüzle gördüğümüz her şey, kulağımıza gelen her ses, elimizle tuttuğumuz ne varsa onlar, Rabbimizin bizi imtihan etmek için önümüze çıkardığı nesneler durumundadır. Bizim iyi veya kötü dememiz, yararlı veya zararlı görmemiz bu gerçeği değiştirmeyecektir. Ve ne kadar imtihan şuuru ve heyecanıyla canlı kalabilirsek kazanma ihtimalimiz de o kadar yüksek olacaktır. Bu kurala, haramlar/farzlar gibi mübahlar da dahildir. Biz imtihan olarak, sadece haramlara bulaşmamayı, alkol tüketmemeyi, faiz yememeyi anlarsak eksik anlamış oluruz. Bilakis, gençliğimizi nasıl geçirdiğimizi, Rabbimizin bize lütfettiği nimetleri, zekâmızı, güzelliğimizi, yeteneklerimizi, çevremizi nasıl kullanıp yönlendirdiğimizi de bir imtihan konusu olarak görmeliyiz. Zenginin malını harcamasını, zekât verip vermediğini, sadakayla ilgilenip ilgilenmediğini irdelediğimiz kadar genç bir kızın gençliğini, tertemiz zekâsını, becerilerini nerede ve ne için tükettiğini, imkânlarını insanlığa baki bir eser olarak kalacak şekilde kullanıp kullanmadığını da soracaktır Rabbimiz. Zor olan da budur zaten. Bunun için sizin, henüz pratik hayata atılmadan önce böyle bir idraki yakalayacak sürece girmiş olmanızdan ötürü tebrik etmek istedim. Fitneler ve kaygan zeminler çağında Allah Teâlâ'nın bir kulunu kendi yolunda kullanması, değeri takdir edilmeyecek büyük bir nimettir; şükür ve tebrik gerektirir. - Allah Teâlâ'ya karşı kulluk hissinizi canlı tutun. O'nun rızasının üstünde bir amaç edinmeyin. O'nun yolunda olmayı gaye edinin. Başınız açık, eteğiniz kısa bile olsa, O'nun kulu olmanın yegâne maksat olacağını, bunun da sizi kurtaracağını yani O'nun kapısında olduktan sonra başı açıkların, eteği kısaların bile kurtulanlardan olacağını bilin. Buna inanın, bununla dolun taşın. Şeytanın sizi ürkütmesine, O'nun kapısının büyüklüğünü bilmeyenlerin sözlerine aldırmayın. - Namazı en büyük gösterge olarak hiç ihmal etmeyin. Yarım vakit bile olsa kılın namazı. O sizi cennete doğru çekecektir. - Yalnız kalmayın. Mü'min bir cemaatin içinde olmaya çalışın. Kiminle ve nerede beraber olacağınız konusunda acele etmemeniz gerekir. Bilgi ve heyecanınız arttıkça bir noktadan sonra yerinizi bulacaksınız biiznillah. - Olaylardan ve sıkıntılardan yılmayın. Sabırsız bir adım dahi gidemezsiniz. Hemen değil vakti gelince olacak her şey. - Anne babanızın dini durumu ne olursa olsun, onları ezecek bir iş yapmayın. - Bilhassa evlenme yani bir erkeğin zimmetine girme konusunda duygusal olmamaya çalışın. - Mezuniyetiniz sonrası ve iş ortamı gibi konularda muhakkak istişareler yapın. Bir insanın aklı bütün insanlığa yetecek çapta olsa dahi kendine yetmeyebilir. - Aralıksız dualar yapın. Kendinize, anne babanıza, bütün insanlara dualar edin. Allah'tan bıkmadan usanmadan isteyin. Size dualar ediyor, iyi haberlerinizi bekliyorum. Allah yâranınız yardımcınız olsun.
Güzel kardeşim geçmişin pişmanlıkları içinde erime sakın. Allah'ın takdirine razı ol ve bu rızayla da sevin. Sevinçli ol! Müslüman olman bile büyük bir sevinç sebebi. Kendine seveceğin bir meşguliyet bul. İster iş olur, ister hobi olur, ister spor olur... Ama gün içinde yorulup enerjini atacağın bir meşguliyet olsun. Salih insanlardan arkadaşlar edin. Onlarla etkinliklere katıl, etkinlikler yap, düzenli olarak bir araya gelip sohbet edin, muhabbet edin. Bunu asla küçük görme! Bu senin için önemli. Boşlukta kalma! Bunların yanı sıra problemlerin bu tavsiyelere rağmen geçmezse veya bu tavsiyeleri bir türlü uygulayamıyorsan bir psikoloğa görünmeni tavsiye ederiz. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Bak güzel kardeşim, bu ifadelerinden dolayı seni kınayamam ama planının yanlış olduğunu söyleyebilirim. Sen okulu bıraksan da kendini Kur'an'a veremezsin. Bu bir dönemsel sıkıntıdır, sabredersen geçer. Gerekiyorsa İstanbul'a gel daha geniş görüşelim ama asla yolda bırakma kendini, asla!
Kıymetli kardeşim, öncelikle daha kendilerini bile tanımakta aciz ve yetersiz insanların senin hakkında gelişigüzel söyledikleri sözlere inanıp neden bütün hayatını silebilecek kadar büyük bir düşünceye gidiyorsun. Bu kadar ehil olmayan insanların, öylesine konuşmuş olmak için konuşup söyledikleri sözlerin senin hayatında bu kadar önemli bir yer alabilmelerine asla izin verme. Öncelikle bu işlerde uzman olan biriyle özgeçmişinle beraber bir istişare yap. Neleri eksik yaptığını öğren, nerelerde yetersiz olduğunu öğren, neyin yanlış olduğunu öğren. Bunları hallettikten sonra yapman gerekenleri en güzel şekilde yapıp gerisini tamamen Allah'a bırak. Allah'a tevekkül et. O senin için hayırlı olanı sana nasip edecektir. Ne bilirsin belki de istemekte acele ettiğin şey senin için hayır değil de şerdir ve bu yüzden Allah azze ve celle seni bu işten uzak tutuyordur. Zamanı gelince belki sana da içini ferahlatacak kapılar açacaktır. Bunların bir imtihan olup senin bu imtihanlardan güzelce geçmen gerektiğini unutma. Ve kendine, etiketleyici ve umut kırıcı değil de umut verici, yol gösterici saliha arkadaşlar edinmeye önem ver. Dualarını da Allah'tan yardım istemeye, hidayet istemeye, rahmet istemeye göre yap. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
arkadaş konusundaki diğer fetvalar
Müslüman bir kadın, tesettür şuuru olmayan başka bir kadının yanında kendine dikkat etmelidir elbette. Kâfir bir kadına karşı da bir erkek gibi olmasa da dikkatli olunması gerekir.
Siz, “şu kadar fark vereceksin” derseniz bu faiz olur ama o size fazlalık verirse sakıncası olmaz.
Sana namazı öğreten nasıl senin namaz kılmandan sevaplar kazanıyordu ise aynı şekilde senin oyun öğrettiklerinde oyunda/oynaşta kaldığı sürece sen de vebalde olursun. Önce kendin oyunu oynaşı bırak. Kimsenin çocuk kalmasına da sebep olma. Öyle bir kanal da oyun da açma.
Kızım, karşı cins sorunu sadece sizin sorununuz değildir. Âdem aleyhisselamın bütün kızları ve oğulları bu sorunla karşılaştılar. Allah’ın razı olduğu dostları olan Ashab-ı Kiram da bu sorunu iliklerine kadar hissettiler. Allah onlardan razı olsun. Bu hususta kimsenin istisnası yoktur. İstisna olmak için farklı bir bedenle yaratılmış olmak gerekir. O da mümkün olmayacağına göre bu imtihanı herkes yaşayacak ve muhakkak kazanan/kaybeden olacak. Bunun çaresi yoktur. Bunu ayıplamak ve yermek de boş iştir. Sizin gibi bir gencin erkek veya kız olarak bu sıkıntıyı hissetmesi hayatta olduğunu gösterir. Bedendeki canlılığın sıcağı/soğuğu hissetmeyi sağladığı gibi imandaki canlılık da bu sıkıntıları hissetmeyi sağlar. Bu açıdan kendinizi iyi görebilirsiniz. Özellikle ilahiyat okumanızın bu tür konularda erken uyarıya benzer bir şekilde sanki sizin lehinize bir avantaj olabileceğini düşünmek akılsızlıktır. İnsan velev İlahiyat adıyla da olsa din üzerinden ilim arayışı içinde iken bu tür sıkıntılara biraz daha fazla muhatap olur. Derinliklere inildikçe solunumun zorlaşmasından daha tabii ne olabilir? Bu inceliği yakalayamayan ilahiyat veya medrese müntesibi, solunumsuz kaldığında tehlikeyi anlar ama iş işten geçmiş olur. Bu tabloyu kul, şeytanın saldırılarına karşı uyanık ve tedbirli olma şeklinde okumalıdır. Sizin vazifeniz üzerinize düşen tedbirleri almak ve bu imtihanın siz ölmeden sizi terk etmeyeceğini bilmenizdir. Okulda iken okul şartlarında, dışarıda iken bulunduğunuz mekânın şartlarında muhakkak sizinle olacaktır. Kur'an’ımızın ağır cezalar getirdiği günahların işlenmesi açısından o gün mekân Mekke ve Medine idi. Yani o günahlar o iki mübarek mekânda işleniyor veya işlenir diye indi ayetler. Bu da gösteriyor ki, sizin bulunduğunuz yer hiç önemli değildir. Siz insansınız, insan olarak nerede bulunursanız bulunun gerçek budur. Bir başka dikkatinizde olması gereken incelik de şudur: Siz bu sıkıntılarla yaşarken kulluk seviyenizi düşürmeden güzel bir mü'min olarak yaşayabilirsiniz. Sizi hırpalayan bu muhtemel hatalara rağmen imanınız ve mü'min kimliğiniz sağlam kalabilir. Yeter ki kimliğinizi kaybetmeyin. Allah’ın kulu olduğunuzu unutmayın. Rabbimizin, yüz kişi öldürmüş bir insana hangi keremi ile kapısını açtığını asla unutmamalıyız. Ne olursa olsun hatanız, kimliğinizi kaybetmeyin. Şeytan sizi kimliksiz bıraktığı, kulluk bağınızı kopardığı zaman, o kazanmış ve siz bitmişsiniz demektir. Buna göre kendinizi programlayabileceğiniz tavsiyelerimizi şöyle kaydedebilirsiniz: a- Önce kimliğinizin şuurunda olun. Mü'minsiniz. Gökleri çınlatacak kadar gür bir haykırışla bu büyük gerçeğe hamdedin, Elhamdülillah diyerek göklere yükselin. Mü'min olmak hele bu fesat asrında mü'min bir kız olmak hamd etmeyi gerektirir. Hamdedin, bu kaliteyi hiç düşürmeyin. İmanınız üzerinden hiçbir pazarlığa yanaşmayın. İmanınız varsa siz varsınız yoksa yoksunuz şeklinde bilin. b- İmanınız sizi salih amele teşvik etmelidir. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi yoğunlaştırın. Nafileler ilave edin. Kur'an okuyun. Kur'an ezberleyin. Mesela her hafta bir sayfa ezberleyin. İki ayda bir hatim indirmeyi yaşam prensibiniz yapın. Zikirler yapın. Yaptığınızda da istikrar olsun. c- Tevbe sizin unutmayacağınız kurtarıcınız olsun. Tevbe silahınızdır, can simidinizdir. Sakın ertelemeyin tevbeyi. d- Dininiz ve insanlığınız üzerinde umut yükü ile yaşamayı ilke edinin. Gördükleriniz ve duyduklarınız asla Allah’ın mülkünü aşabilecek çapta olamayacağına göre siz, Allah’ın kulu olarak kendinizi ezilmiş ve kaybolmuş görmemelisiniz. Ezilmişlik psikolojisi sizi haramlara sürükleyebilir. e- Kiminle arkadaş iseniz onun kadarsınız. Bunu hiç unutmayasınız! Arkadaşta seçici olun. f- Sizi yönlendiren, hatalarınızı ikaz eden bir mürşidiniz olmalıdır. O mürşid de size sadece İslam bağı ile bağlanmış olmalıdır. Vakıf/dernek gibi bağlar küçük bağlardır. İstişare edin. İstişare ile yalnız kalma tehlikesini önlemiş olun. g- Okumuş olmak için değil, bilmek ve amel etmek için okuyun. Disiplinli bir okumanız osun. Mesela bir ilmihal kitabını üniversite imtihanına hazırlanır gibi okuyup anlayın. Ardından başka kitaplara geçin. h- Duayı unutmayın sakın. Duayı!
Önce niyetini düzelt; birilerini ikna etmek, yanlışları düzeltmekten çok, Allah'ın rızasını kazanmak için iş yap. Bu da seni, sonuçları Allah'a havale etmeye sevk edecektir. Kaç kişi ile ilgilendiğin seni etkilemeyecektir. Allah razı olsun yeter, diyebildiğimiz zaman bütün dünyaya karşı duracak enerjimiz, bir kişi ile yetinebilecek sabrımız olur. Din Allah'ın dinidir. Biz de onun kullarıyız. Kader Allah'ın kaderidir, sonuçları da o belirleyecektir. Sana düşen, ümmetinin derdi ile dertlenmektir. O dert seni ihya eder Allah'ın izni ile. Ve sabredeceksin. Son nefese kadar sabredeceksin. Dine dair bilgini de sürekli takviye et. Fitne fesada uğramadan, tartışmalı konulara girmeden oku veya dinle. Bilerek yol al. Allah yardımcın olsun.
Kıymetli kardeşim, bu gayet normal bir durumdur. Zaman zaman herkeste olabilecek bir durumdur. Bunu en aza indirecek ve hızla geçmesini sağlayabilecek bazı şeyler de mümkündür tabii ki. Mesela düzenli spor ve egzersiz yapmak. Bu zihnimizin ve psikolojimizin doğru çalışmasına oldukça yüksek katkılarda bulunur. Aynı şekilde haftanın en azından iki üç gününde doğal ve yeşil ortamlarda yapılan yürüyüşler yapmak. Salih arkadaşlarla beraber olmak, onlarla etkinliklere katılmak ve sohbet etmek. Önemli ve değerli kitaplar okumak. Bu kitabın tahlilini yapmak ve kritiğini yapmak. Şehir içi veya şehir dışı seyahate çıkmak. Bir belgesel izlemek. Yeni deneyimler, böylesi durumlar için oldukça etkili ve faydalı olur inşaallah. Allah'a emanet olun.