Fetva Meclisi
Soru
Hocam annemin aylık olarak faizli işlemleri bankada oluyor ve beni de yanında götürmek istiyor. Daha önce faizin haram olduğunu kendisine anlattım ama sadece yanında olmamı istiyor. Ben sadece o işlemler sırasında yanında duruyorum, bankada hesap açmadım ve açmayı da düşünmüyorum. Bu durumda benim herhangi bir vebalim olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Faiz, alan veren, ona aracı olan, direkt veya dolaylı destek olan vebal altındadır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Siz o haramdan kurtaramazsınız, vebal sizde kalır ama annenize verseniz anneniz haram yemiş olmaz.
Bankayla zaruret olmadıkça ilişki içinde olmak caiz değildir. Paranızın aslı kirlenmemiş olsa bile siz vebal içinde olursunuz. Allah'a emanet olun.
Faiz zehirdir, pisliktir; onu ibadete bulaştırma.
Annenin günahından sana yazılmaz. Şu anda da annen o beladan kurtulmak istiyor ve tevbe etti ise anneni ateşten kurtarman açıktan sadaka vermenden daha iyidir. Annen ateşin etrafında dönüyor.
Faizli bankalardan biri ise çalıştığınız yer asla babanızı dinlemeyin. Şafii veya başka bir mezhepten olmanız durumu değiştirmez. Harama destek olmayı kimse isteyemez sizden.
anne konusundaki diğer fetvalar
Kendinizi ona göre düzenlemeyin, doğru olanı yapın, yanlış olanı ikaz edin ve yaşamaya devam edin. Hatalarını ve inadını duymayın, görmeyin. Siz, üzerine üzerine geldiğiniz için o da kendini öne çıkarıyor. Gerekenden fazla alaka göstermediğinizi anlayınca bir nebze de olsa daha iyi olacaktır.
Siz sadece size sorulanı cevaplayın, bir kelime ilave etmeyin, duygusal davranmayın. Sonucu da sizi vebale sokmaz biiznillah.
Anne, İslam’da çok kıymetli bir makamda olsa da, zulüm ve haksızlık yapma hakkına sahip değildir. Annenizin yaptığı yanlışları ve zulmü eleştirmenin, ona saygısızlık ya da anne hakkını çiğneme olmadığını gösterir. Siz annenizi sevemediğiniz için günahkâr olmazsınız; önemli olan, ona karşı saygı çerçevesinde hareket etmenizdir. Annenize, onun yanlış davranışlarını nazik bir şekilde hatırlatmaya devam etmelisiniz. Ancak bunu yaparken şunlara dikkat edebilirsiniz: Ona direkt suçlamalar yöneltmek yerine, empati kurmasını sağlayacak şekilde konuşabilirsiniz: "Anneciğim, babam çok zor durumda, bu yaşta çalışması sağlık açısından ona zarar verebilir. Allah bizlere eşlerimize merhametli davranmamızı emreder. Onun rahat etmesi, senin sevap kazanmana vesile olur." Mümkünse annenize dini bir büyüğün veya güvenilir bir hocanın nasihat etmesini sağlayabilirsiniz. Bazen aile bireylerinden değil de dışarıdan gelen uyarılar daha etkili olabilir. Annenizin bu davranışlarının altında psikolojik bir problem olup olmadığını anlamaya çalışabilirsiniz. Kendi geçmişinden gelen travmalar, stres veya öfke gibi sorunlar, onun bu tavırlarına sebep oluyor olabilir. Babanızın yanında olduğunuzu hissettirin. Mümkünse onunla daha fazla ilgilenin, ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olun ve annenizin yaptığı zulmü hafifletmeye çalışın. Eşinizle anneniz arasındaki ilişkiye dikkat edin. Annenizin tavırları, kendi evlilik huzurunuzu bozmamalı. Aile içi dengeleri gözetirken eşinize ve evliliğinize zarar gelmeyecek bir yol izleyin.
Anneniz yaşlılık ve sağlık durumundan dolayı bir desteğe ihtiyaç duyuyorsa, bu durumda onun ihtiyaçlarını karşılamak sizin bir evlat olarak en temel görevlerinizdendir. Annenize bakmanız ve ihtiyaçlarını karşılamanız dinen önceliklidir. Eğer anneniz yalnız kalacak ve mağdur olacaksa, onunla ilgilenmeniz vacip olur. Eşinizin, ayrı bir yaşam alanı istemesi ve aynı binada yaşamayı tercih etmemesi bir tercih meselesidir. Bu tercih, dini bir zorunluluk olmamakla birlikte, onun kişisel rahatlığı ve evliliğinizin huzuru açısından dikkate alınmalıdır. Aynı binada yaşama konusundaki endişeleri, sınırların bulanıklaşabileceği ya da kendi özel alanını koruyamama hissiyle ilgili olabilir. Bu, çözülmesi mümkün bir meseledir. Eşinizin de rahat edebileceği bir düzen kurmak, evliliğinizin huzuru için gereklidir. Aynı apartmanda yaşamak istememesi, onun annelik gibi ağır bir sorumluluğa hazır olmadığı ya da kendi düzenini korumak istediği anlamına gelebilir. Bu durumda hem annenizin hem de eş adayınızın ihtiyaçlarını gözeterek bir denge kurmanız gereklidir. Bu sorunu çözmeden de kervan yolda düzülür mantığıyla evlenmenizi tavsiye etmem.
Annenizin bedduaları ve kötü davranışları sizi derinden etkilemiş olabilir. Bu durumda, annenizle olan ilişkinizde bir mesafe koymanız, duygusal ve manevi olarak kendinizi korumanız adına faydalı olabilir. Ancak bu, tamamen iletişimi kesmek anlamına gelmemelidir. Annenize kötü söz söylememek, saygısız davranışlardan uzak durmak önemlidir. Hiçbir beddua, Allah’ın takdirine ve iradesine ters bir sonuç doğuramaz. Annenizin sözleri sizi etkileyebilir, ancak bu durum Allah’ın eşinizin vefatını dilediği bir zamanda gerçekleştiği gerçeğini değiştirmez. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Hiçbir nefis, Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm, belirli bir vakitte yazılmıştır.” (Âl-i İmrân, 3:145). Dolayısıyla, eşinizin vefatını annenizin beddualarına bağlamak yerine, bunu Allah’ın takdiri olarak kabul edin. Hem anneniz hem de eşiniz için bol bol dua edin. Annenizin hidayet bulması ve kalbinin yumuşaması için Allah’a niyazda bulunun. Eğer annenizle ilişkinizi yönetmekte zorlanıyorsanız, bir aile büyüğü veya güvendiğiniz bir hoca efendiyle konuşarak destek alabilirsiniz.
Bir çocuğu, istenmediği yer hasta eder. Çocuk sevgiye ve şefkate ihtiyaç duyar. Bu yüzden eğer istemiyorlarsa başka bir yol arayın. Antidepresan uzun vadede iyi olmayabilir. Bu yüzden çocuğu bir psikiyatriste değil de bir çocuk psikoloğuna götürün. Onunla da istişareler yapın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.