Fetva Meclisi
Soru
Hocam annemin ciddi psikolojik problemleri var, ancak bunu asla kabul etmiyor. Zaman zaman aile dışındaki insanların huzurunu kaçıracak şekilde davranabiliyor. Biz ona bu durumu anlatmaya çalıştığımızda ise bizi anlamıyor. Kendimizi ifade etmek için bazen sesimizi yükseltmek zorunda kalıyoruz, bu da vicdanımı rahatsız ediyor. Ama bu yöntemle de sonuç alamıyoruz. Bu durum artık bizim psikolojimizi de olumsuz etkiliyor. Bu durumda nasıl bir yol izlemeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu tedavi görmeyi gerektirecek bir hastalık olabilir. Durumu bir psikologla görüşerek çözmeye çalışın.
Bile bile huzurunuzu yok etmeniz gibi bir durumdur bu. Kesinlikle yaptığınız neticede sizi eritecektir. Bu bir çocukluktur. Kendinizi zapt edemiyorsanız psikoloğa gidin, muhakkak görünün psikoloğa. Aksi takdirde kendinizi eritiyorsunuz.
Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Siz kendinizi babanıza veya annenize göre organize etmeyin. Onlara karşı iyi bir evlat olmanın gerekenlerini yapın, gerisini de onların sorunu olarak onlara bırakın. Düzeltemeyeceğiniz bir hatayı kendinize dert etmeyin.
Siz kendinizi kullanmadan başka birilerine eşinize nasihat ettirin, gerekiyorsa bir psikoloğa götürün. Siz konuştukça inatlaştırırsınız. Başkaları ona dengeli olmasını izah etmelidir. Mesela bir bayan psikoloğa götürebilirsiniz.
Muhakkak bir psikolog desteği almalısın. Öncelikle o görevi yap sonra onların raporu ile beraber bize yaz.
anne konusundaki diğer fetvalar
Siz sadece size sorulanı cevaplayın, bir kelime ilave etmeyin, duygusal davranmayın. Sonucu da sizi vebale sokmaz biiznillah.
Anne, İslam’da çok kıymetli bir makamda olsa da, zulüm ve haksızlık yapma hakkına sahip değildir. Annenizin yaptığı yanlışları ve zulmü eleştirmenin, ona saygısızlık ya da anne hakkını çiğneme olmadığını gösterir. Siz annenizi sevemediğiniz için günahkâr olmazsınız; önemli olan, ona karşı saygı çerçevesinde hareket etmenizdir. Annenize, onun yanlış davranışlarını nazik bir şekilde hatırlatmaya devam etmelisiniz. Ancak bunu yaparken şunlara dikkat edebilirsiniz: Ona direkt suçlamalar yöneltmek yerine, empati kurmasını sağlayacak şekilde konuşabilirsiniz: "Anneciğim, babam çok zor durumda, bu yaşta çalışması sağlık açısından ona zarar verebilir. Allah bizlere eşlerimize merhametli davranmamızı emreder. Onun rahat etmesi, senin sevap kazanmana vesile olur." Mümkünse annenize dini bir büyüğün veya güvenilir bir hocanın nasihat etmesini sağlayabilirsiniz. Bazen aile bireylerinden değil de dışarıdan gelen uyarılar daha etkili olabilir. Annenizin bu davranışlarının altında psikolojik bir problem olup olmadığını anlamaya çalışabilirsiniz. Kendi geçmişinden gelen travmalar, stres veya öfke gibi sorunlar, onun bu tavırlarına sebep oluyor olabilir. Babanızın yanında olduğunuzu hissettirin. Mümkünse onunla daha fazla ilgilenin, ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olun ve annenizin yaptığı zulmü hafifletmeye çalışın. Eşinizle anneniz arasındaki ilişkiye dikkat edin. Annenizin tavırları, kendi evlilik huzurunuzu bozmamalı. Aile içi dengeleri gözetirken eşinize ve evliliğinize zarar gelmeyecek bir yol izleyin.
Annenin refakatinde olman, faize destek olman sayılmayabilir. Sen uyarını yap gerisini ona bırak.
Anneniz yaşlılık ve sağlık durumundan dolayı bir desteğe ihtiyaç duyuyorsa, bu durumda onun ihtiyaçlarını karşılamak sizin bir evlat olarak en temel görevlerinizdendir. Annenize bakmanız ve ihtiyaçlarını karşılamanız dinen önceliklidir. Eğer anneniz yalnız kalacak ve mağdur olacaksa, onunla ilgilenmeniz vacip olur. Eşinizin, ayrı bir yaşam alanı istemesi ve aynı binada yaşamayı tercih etmemesi bir tercih meselesidir. Bu tercih, dini bir zorunluluk olmamakla birlikte, onun kişisel rahatlığı ve evliliğinizin huzuru açısından dikkate alınmalıdır. Aynı binada yaşama konusundaki endişeleri, sınırların bulanıklaşabileceği ya da kendi özel alanını koruyamama hissiyle ilgili olabilir. Bu, çözülmesi mümkün bir meseledir. Eşinizin de rahat edebileceği bir düzen kurmak, evliliğinizin huzuru için gereklidir. Aynı apartmanda yaşamak istememesi, onun annelik gibi ağır bir sorumluluğa hazır olmadığı ya da kendi düzenini korumak istediği anlamına gelebilir. Bu durumda hem annenizin hem de eş adayınızın ihtiyaçlarını gözeterek bir denge kurmanız gereklidir. Bu sorunu çözmeden de kervan yolda düzülür mantığıyla evlenmenizi tavsiye etmem.
Annenizin bedduaları ve kötü davranışları sizi derinden etkilemiş olabilir. Bu durumda, annenizle olan ilişkinizde bir mesafe koymanız, duygusal ve manevi olarak kendinizi korumanız adına faydalı olabilir. Ancak bu, tamamen iletişimi kesmek anlamına gelmemelidir. Annenize kötü söz söylememek, saygısız davranışlardan uzak durmak önemlidir. Hiçbir beddua, Allah’ın takdirine ve iradesine ters bir sonuç doğuramaz. Annenizin sözleri sizi etkileyebilir, ancak bu durum Allah’ın eşinizin vefatını dilediği bir zamanda gerçekleştiği gerçeğini değiştirmez. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Hiçbir nefis, Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm, belirli bir vakitte yazılmıştır.” (Âl-i İmrân, 3:145). Dolayısıyla, eşinizin vefatını annenizin beddualarına bağlamak yerine, bunu Allah’ın takdiri olarak kabul edin. Hem anneniz hem de eşiniz için bol bol dua edin. Annenizin hidayet bulması ve kalbinin yumuşaması için Allah’a niyazda bulunun. Eğer annenizle ilişkinizi yönetmekte zorlanıyorsanız, bir aile büyüğü veya güvendiğiniz bir hoca efendiyle konuşarak destek alabilirsiniz.
Dinimiz, "Müslüman kadının çalışması yasaktır." şeklinde bir kural koymamıştır. Bu yüzden kadının çalışması, para kazanması, zengin olmasında hiçbir sakınca yoktur. Kadın için de erkek için de çalışırken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Bu kurallar yok sayıldığında çalışmak erkek için de kadın için de sıkıntı oluşturabilir. Bir hanım çalışacağı zaman kadınlığı, tesettürü zarar görmemelidir. Halvet (bir erkekle başkasının giremeyeceği bir ortamda yalnız kalma), erkeklerle karma bir ortamda mahremiyet kurallarını aşacak şekilde bulunma, göz kirliliği, temas sıkıntısı gibi sakıncalardan uzak olmalıdır. Çalışma şartları, kadının anneliğine de zarar vermemeli. Onu, çocuklarını ihmal edeceği bir pozisyona düşürmemelidir. Bu şartlara dikkat edildikten sonra kadının çalışmasında bir sakınca yoktur.