Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Evin penceresine Türk bayrağı asıyorum. Acaba bayrak asmak uygun mudur? Yani insanları farklı durumlara teşvik eder mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'min, hiçbir yanlışa razı olmayan insandır. Konumunuzun uygun olduğu, daha beterine sebep olmayacağınız düzeltmeleri yapabilirsiniz, yapmalısınız.
Selamünaleyküm. Tespih kullanmak şart olmadığı gibi yasak da değildir.
Selamünaleyküm. Namazın sıhhatine zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Eşinizin istediği şekli verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Faizle bağlantılı her iş sakıncalıdır. Bankayı tamir etmek, imarında işçi olmak da caiz değildir.
Selamünaleyküm. Bir erkek Mü'min için doğru olmayan şeylerdir bunlar. Kendinize gelin. Hayat, bir insan peşinde harcanacak kadar ucuz değildir.
bayrak konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu hususlar, mü'minler arasında münakaşalı konulardır. İhlâslı olduktan sonra herkes kendi fikrini koruyabilir ama kimseyi itham etmemek gerekir. Bu hususlarda ulemanın bir söz birliği olmadığı için itham düzeyinde fikir beyan etmekte hata olacağını düşünüyoruz.
Selamunaleyküm. İbadet açısından cami ve bayrağın birleşmesi gerekmez. Bayrak ibadetle alakalı bir durum olmadığı için de bidat başlığı altında ele alınmamalıdır. Bu durum camilerin idaresinin devletin elinde olduğuna dikkat ederek ele alınmalıdır, böyle bakılırsa mesele anlaşılır. Bidat başlığında değil de camilerde namaz kılanların hali başlığında ele alınmalıdır.
İslam için 'şu bayrağıdır' şeklinde bir bayrak veya 'şu semboldür' şeklinde maddi bir sembol yoktur. İslam'ın akidesi ve cihadı vardır. Önemli gördüğü de akidesi ve cihadıdır. Tarih boyunca pratikte görülen uygulamalar nedeniyle bildiğimiz şekiller zihinlerde kalmış olmalıdır.
Bir şirki sembolize etmediği sürece parti, dernek veya benzeri bir kurumun bayrağının evde bulunmasında sakınca olmaz. Yalnız beşeri kurumların ebedi değerleri yansıtmadığını, beşerin faniliğini yansıttıklarını da unutmamak gerekir.
Camilerin içine bayrak asılmasını cami heybeti açısından doğru bulmayız elbette.
Müslüman olarak bizim kelime-i tevhidin kutsallığı üzerine söyleyebileceğimiz hangi sözümüz olabilir? O kutsallığı ne ile ölçebiliriz, değerlendirebiliriz? İçimizdeki iman ve teslimiyet heyecanını onun kadar başka ne yansıtabilir? Bu soruları konuşmaya bile hacet yoktur. Şunu da bilmemizde fayda vardır: Kurdurulduğu günden beri Suudi Arabistan devlet olarak bayrağını kelime-i tevhid şeklinde belirlemiş bulunuyor. Bayrak direklerinde, devlet dairelerinde, futbol maçlarında, şarkı konserlerinde kadınlar erkekler herkesin elinde kelime-i tevhidi yeşil bir zemin üzerinde nakşedilmiş olarak görürüz. Devlet olarak kurdurulduğu günden bu yana bu bayrak bir anlam ifade etmiş midir? Suudi gençlerinin statlarda, konserlerde o bayrağı müstehcen denebilecek şekilde kullanmaları bir hayır getirmiş olabilir mi? Bunu bir örnek olarak iyi düşünelim. Mukaddes tuttuğumuz en yüksek seviyedeki değerimizi bayrak olarak değil kimlik olarak bulundurmak zorundayız. Salonlarda, sokaklarda polisin müdahale edeceği ortamlarda en yüksek mukaddesimizi kullanmamalıyız, bunu kullanmayı çok basit düşünmek, en pahalıyı en ucuza tüketmek olarak görmeliyiz derim.