Fetva Meclisi
Soru
Camilere bayrak asılması bid'at mıdır? Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bayramlarda sılayırahim, bir ibadet olarak yani bayram namazı gibi bayramın gereklerinden biri olarak yapıldığında bid'attir denebilir.Bayramlar bir fırsat olarak değerlendirildiği için sılayırahim yapmakta ise hiçbir beis yoktur.
Selamünaleyküm. Bayrak, üzerinde hayvan resmi gibi bir şey yoksa kıble tarafında bulunmasında sakınca olmaz. Kıble tarafında üzerinde resim bulunan bir şey olursa namaz mekruh olur.
Selamünaleyküm. Bir vakit namazı camide eda edildikten sonra o vaktin namazı o camide kılındıkça ikamete gerek yoktur. Başka bir namazın kazası kılınıyorsa ikamet gerekir.
Selamünaleyküm. Bayrak asmak farz veya haram değildir.
Selamünaleyküm. Sadece ayakta bevlettiğini görmeniz, namazının olmayacağına hükmetmeniz için yeterli olmaz. Zarureten ve gerekli dikkati yaparak bunu yaptığını da hesaba katmanız gerekiyor.
Selamünaleyküm. Vasıtaya binmenizi gerektirecek bir mesafeye gitmeniz şart değildir. Evinizde ailece cemaat yapın.
bayrak konusundaki diğer fetvalar
İslam için 'şu bayrağıdır' şeklinde bir bayrak veya 'şu semboldür' şeklinde maddi bir sembol yoktur. İslam'ın akidesi ve cihadı vardır. Önemli gördüğü de akidesi ve cihadıdır. Tarih boyunca pratikte görülen uygulamalar nedeniyle bildiğimiz şekiller zihinlerde kalmış olmalıdır.
Selamünaleyküm. Bu hususlar, mü'minler arasında münakaşalı konulardır. İhlâslı olduktan sonra herkes kendi fikrini koruyabilir ama kimseyi itham etmemek gerekir. Bu hususlarda ulemanın bir söz birliği olmadığı için itham düzeyinde fikir beyan etmekte hata olacağını düşünüyoruz.
Bir şirki sembolize etmediği sürece parti, dernek veya benzeri bir kurumun bayrağının evde bulunmasında sakınca olmaz. Yalnız beşeri kurumların ebedi değerleri yansıtmadığını, beşerin faniliğini yansıttıklarını da unutmamak gerekir.
Camilerin içine bayrak asılmasını cami heybeti açısından doğru bulmayız elbette.
Müslüman olarak bizim kelime-i tevhidin kutsallığı üzerine söyleyebileceğimiz hangi sözümüz olabilir? O kutsallığı ne ile ölçebiliriz, değerlendirebiliriz? İçimizdeki iman ve teslimiyet heyecanını onun kadar başka ne yansıtabilir? Bu soruları konuşmaya bile hacet yoktur. Şunu da bilmemizde fayda vardır: Kurdurulduğu günden beri Suudi Arabistan devlet olarak bayrağını kelime-i tevhid şeklinde belirlemiş bulunuyor. Bayrak direklerinde, devlet dairelerinde, futbol maçlarında, şarkı konserlerinde kadınlar erkekler herkesin elinde kelime-i tevhidi yeşil bir zemin üzerinde nakşedilmiş olarak görürüz. Devlet olarak kurdurulduğu günden bu yana bu bayrak bir anlam ifade etmiş midir? Suudi gençlerinin statlarda, konserlerde o bayrağı müstehcen denebilecek şekilde kullanmaları bir hayır getirmiş olabilir mi? Bunu bir örnek olarak iyi düşünelim. Mukaddes tuttuğumuz en yüksek seviyedeki değerimizi bayrak olarak değil kimlik olarak bulundurmak zorundayız. Salonlarda, sokaklarda polisin müdahale edeceği ortamlarda en yüksek mukaddesimizi kullanmamalıyız, bunu kullanmayı çok basit düşünmek, en pahalıyı en ucuza tüketmek olarak görmeliyiz derim.