Fetva Meclisi
Soru
Bayram günlerinin manevi ağırlığı kaç gündür, kaç günü bayram olarak bilmeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Ramazan bayramının sadece BİRİNCİ GÜNÜ, kurban bayramının da DÖRT GÜNÜ oruç tutmak haramdır.
Bizim bayramdan anladığımız TATİLDİR. Tatili de uzatabildiğimiz kadar uzatmak hoşumuza gidiyor. Dinimizin bayramda anlatmak istediği tatil değil BAYRAMDIR. Mü'minler oruçlu bir aydan sonra günahlarından kurtulmanın sevincini bayram olarak yaşarlar, bu da bir günde biter. Kurban bayramında da kurban kesme ibadeti uzun sürebilecek bir iş olduğu için dört gün sürer o bayram. Anlaşılacağı gibi bakış açısına göre idrak de değişebiliyor. Bayramdan tatil anlayanlar için sonuç başkadır, bayramdan ateşten azat edilmeyi anlayanlar için başkadır.
Bayram günleri, oruç tutmanın yasak olduğu günlerin başında gelir. Ramazan Bayramı’nın birinci gününde ve Kurban Bayramı’nın dört gününde oruç tutmak tahrîmen mekruhtur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/125-126; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/375) Bugünlerde oruç tutmanın hoş karşılanmayıp yasaklanması, bayram günlerinin yeme, içme ve sevinç günleri olmasından dolayıdır. Ramazan Bayramı, bir ay boyunca Allah için tutulan orucun arkasından verilen bir “genel iftar ziyafeti” hükmündedir ve bu anlamından ötürü ona “fıtır bayramı (iftar bayramı)” denilmiştir. Ramazan Bayramı’nın ilk günü, bir aylık Ramazan orucunun iftarı anlamına gelir. Böyle toplu iftar gününde oruçlu olmak, Allah’ın ziyafetine katılmamak anlamına gelir ki, bunun yakışıksız bir davranış olduğu ortadadır. Allah için kurbanların kesildiği Kurban Bayramı günleri de ziyafet günleridir. Hz. Peygamber (s.a.s.), teşrik günlerinin yeme, içme ve Allah’ı anma günleri olduğunu belirtmiştir. (Müslim, Sıyâm, 144 [1141])
Selamünaleyküm. Ramazan bayramının birinci günü oruç tutulması caiz değildir.
Bunu dert etmeyin kendinize. Önemli olan sizin Ramazan ayındaki ibadetlerinizin kabul olmasıdır. Orucunuz ve diğer ibadetleriniz kabul olduktan sonra bayramınız tam bayram oldu demektir. İnsanların filan günde bayram etmeleri ya da bir gün sonra yapmaları sizi üzmesin. Siz cennete giden yolu bulun, gerisini Allah örter ve tamamlar. Allah Teâlâ kalplerimizi ve amellerimizi birleştirmeyi hepimize nasip etsin. Size dualar ederiz.
Ramazan Bayramı gibi bir bayramda ibadetler haricinde şu dört sonucu getirmelidir: a. Allah’a şükür etme vesilesi olmalıdır. Sıhhatle oruç tutabilmiş olmak, bayrama kavuşmak üzerinden şükür edilmelidir. Şükür ortamı oluşturulmalıdır. b. Sevinmeli ve sevindirmelidir. Kişi kendisi sevinmeli, etrafındakileri sevindirmelidir. c. Sılayırahim ihya edilmelidir. d. İslam kardeşliği canlı tutulmalı ve güçlendirilmelidir.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir görüş yoktur. Bu anlayışa neden olan durum da şudur: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Medine’de bayram namazı kıldırdığı günlerden biri cuma gününe rastladı. O gün bayram namazına gelenlerin bir kısmı Medine’ye uzak köylerden gelmişlerdi. Bayram namazından sonra köylerine geri dönüp cuma için tekrar gelmeleri büyük bir sıkıntı olacağından uzaktan gelenlerin evlerine gidebileceklerini ve cuma için geri gelmelerine gerek olmadığını, öğleyi kılabileceklerini onlara söyleyip ruhsat verdi. Zira Cuma namazı şehre uzak olanlar için zaten farz değildi. Mesele böyledir.
Bile bile haramla temas olmaz. Risk oranı yüksekse o oranda, küçükse de o oranda tedbirli olmak mü'minin vazifesidir.
Dinle bağlantılı olmayan günlerini, törenlerini tebrik etmekte bir sakınca olmaz ama din içerikli olarak yaptıkları işlerde onları tebrik etmek haramdır.
Onların özel dini vakitleri veya bayramları gibi bir günde, Ziyaret esnasında onların dinlerine ait bir işi veya şekli yapmaya mecbur ediyorlarsa, Orada görülen ve duyulanlardan etkilenme riski bulunuyorsa, Ziyaret eden kişinin çevresinde ağırlığı olduğu için o dinin tanıtımı açısında etkisi olacağı zannediliyorsa ziyaret caiz olmaz. Bunun haricinde tavsiye edilmiyor olsa da caiz görülür.