Fetva Meclisi
Soru
Bayram namazı kılınan günde Cuma namazı da olursa Cuma namazının kılınmayacağı şeklinde bir görüş var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu mesele üzerinde henüz bir birlik ne yazık ki oluşturulamadı. Müslümanlar olarak böyle bir meselede ittifak edememiş olmamız elbette esef vericidir. Müslümanların bir Hilafet'inin olmayışının en tabii sonuçlarından birini görmüş oluyoruz. Gayet üzgünüz. Herkes yaşadığı bölgedeki uygulamaya uyabilir. Fitnenin çıkması, müminlerin birbirlerini incitmeleri daha ağır bir hata olur. Cuma namazı hakkındaki mesele ise şöyledir: Hadislerde bayram namazı kılınan bir gün cumaya rastladığı için Peygamber aleyhisselam efendimiz, Cuma namazı kılamayacaklara izin vermiştir. Bu da Cuma kılmaya yasak getirme değildir, sadece izin vermiştir. Mesele budur, gerisi yanlış anlaşılmış olmalıdır kılamama diye bir şey yoktur.
Durum şöyledir: Cuma namazı, cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayan herkese farzdır. Şehrin neresinden olursa olsun oraya gitmelidir. Şehir dışında bulunan ise beş km mesafede ise cuma namazı kılınan camiye gitmek zorundadır. Sizin durumunuzdaki biri ise bu kuralın dışında kalmaktadır. Siz böyle bir durumda öğlen namazını kılarsınız. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Cuma namazı kadınlara farz değildir. Dolayısıyla bu bir erkek mümin sorunu olabilir. Avrupa'da cuma namazı farz olması da farklı mekânlara göre değişiklik kazanabilir. Bulunduğu şehirde Cuma kılınan bir cami bulunanlar için Cuma namazı farz olur. Uzaktakiler için olmaz. Bu da ikinci mesele. Üçüncü olarak da şunu bilmeliyiz: Önemsiz gördüğü için, hükmünü hafife aldığı için Cuma namazını üç defa art arda kılmayan aittir o kural. Bir zorunluluktan ötürü kılmayan için bu kuralın inşaallah geçerli olmamasını temenni ederiz. Netice olarak Cumayı öyle veya böyle kılamayan öğlen namazını kılar.
Selamünaleyküm. Asla, boşuna değil; kahvaltı yapmayan öğleyi yemesin mi?
Cuma günü Cuma Namazı farzdır. Onun iki rekât farzı kılınmadıkça o günün namazı eksik olur. Zira o gün öğlen namazı yoktur. Sadece: a- Kendisine Cuma Namazı farz olmayanlar yani kadınlar ve insanların toplu yaşadıkları yerler olmayan göçebelerin yaşadığı gibi ortamlarda yaşayanlar öğleyi kılabilirler. O onlar için yeterli olur. b- Hastalık, yolculuk gibi bir özürden ötürü Cuma Namazına gidemeyenler öğleyi kılarlar. c- Bir sebeple Cuma Namazını kılamayan, öğlen namazını kılar ve vaktin namazını kılmış olur ama kılmadığı Cumanın vebali üzerinde kalır. Allah Teâlâ hakkıyla eda etmeye muvaffak kılsın.
Güzel kardeşim, namaz yaşayan insana farzdır. Hastane odasındaki Cuma kılmıyor. Sağlık önemli değil en önemlidir. Ortada sağlık açısından büyük bir insanlık sorunu var. Cuma namazları ve cami cemaatleri keyfi bir kararla men edilmedi. Ortadaki sorun bunu gerektiriyordu. Belki geç bile kalınmış bir karardı. Kaldı ki bayram namazı, Cuma namazı ayarında bir ibadet değildir. Cumanın kılınamadığı bir yerde bayram namazı da tabii olarak kılınamaz. Önemli olan bizim, fırsat olsa idi yüreklerimiz ve bedenlerimizle camiye koşmaya hazır olmamızdır. İşin o boyutuna bakalım. Ya Sağlık Bakanlığı bayram namazı için toplanılmasında sakınca olmaz diyecek ya da Din İşleri Yüksek Kurulu bu konuda, “olur” diye bir karar verecek. Bu gerçekleşinceye kadar da herkes evinde bayramı hak etmeyi bekleyecek. Din ve sağlık konusunda hamasi hislerle konuşmamak gerekir. Allah yardımcımız olsun.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Bile bile haramla temas olmaz. Risk oranı yüksekse o oranda, küçükse de o oranda tedbirli olmak mü'minin vazifesidir.
Ramazan Bayramı BİR GÜNDÜR. Birinci günden sonrası dinen bayram değildir. İkinci gün normal hayata geçilmiş olur mesela oruç tutulabilir. Hâlbuki bayram günü oruç haramdır. Kurban Bayramı ise DÖRT GÜNDÜR. Bu dört günde oruç tutulamaz. Dördüncü günden sonra bayram değilmiş gibi normal hayata devam edilir.
Bizim bayramdan anladığımız TATİLDİR. Tatili de uzatabildiğimiz kadar uzatmak hoşumuza gidiyor. Dinimizin bayramda anlatmak istediği tatil değil BAYRAMDIR. Mü'minler oruçlu bir aydan sonra günahlarından kurtulmanın sevincini bayram olarak yaşarlar, bu da bir günde biter. Kurban bayramında da kurban kesme ibadeti uzun sürebilecek bir iş olduğu için dört gün sürer o bayram. Anlaşılacağı gibi bakış açısına göre idrak de değişebiliyor. Bayramdan tatil anlayanlar için sonuç başkadır, bayramdan ateşten azat edilmeyi anlayanlar için başkadır.
Dinle bağlantılı olmayan günlerini, törenlerini tebrik etmekte bir sakınca olmaz ama din içerikli olarak yaptıkları işlerde onları tebrik etmek haramdır.
Ramazan Bayramı gibi bir bayramda ibadetler haricinde şu dört sonucu getirmelidir: a. Allah’a şükür etme vesilesi olmalıdır. Sıhhatle oruç tutabilmiş olmak, bayrama kavuşmak üzerinden şükür edilmelidir. Şükür ortamı oluşturulmalıdır. b. Sevinmeli ve sevindirmelidir. Kişi kendisi sevinmeli, etrafındakileri sevindirmelidir. c. Sılayırahim ihya edilmelidir. d. İslam kardeşliği canlı tutulmalı ve güçlendirilmelidir.
Onların özel dini vakitleri veya bayramları gibi bir günde, Ziyaret esnasında onların dinlerine ait bir işi veya şekli yapmaya mecbur ediyorlarsa, Orada görülen ve duyulanlardan etkilenme riski bulunuyorsa, Ziyaret eden kişinin çevresinde ağırlığı olduğu için o dinin tanıtımı açısında etkisi olacağı zannediliyorsa ziyaret caiz olmaz. Bunun haricinde tavsiye edilmiyor olsa da caiz görülür.