Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam, burada dört haftadır Cuma namazı kılamıyoruz. Önümüzde bayram namazı olacak. Bayram namazına da mı çıkmayacağız?
Cevap
Benzer fetvalar
Şu anda CUMA NAMAZI KILMA İZNİ, genel izin/serbestlik niteliğinde değildir. Gayet kısıtlı ve sınırlı bir izin verilmiştir. Cuma Namazı için toplanmaya engel oluşturan şartlar tam olarak ortadan kalkmadığından, Cuma için toplanma fırsatı da herkes için doğmamıştır. Sağlık riski taşıyanlar, tedavi görenler, yaş sorunu yaşayanlar ve benzeri özür sahipleri bu sınırlamalar devam ederken Cuma Namazına gitmeyebilirler. Risk devam ettiği için Cuma namazına gitmeyip öğlen namazı kılanlar ise bu şartlar dahilinde biiznillah vebal altında olmazlar diye umarız. Kılmak isteyenler de gerekli tedbirleri alarak bu fırsatı değerlendirebilirler.
Bu durum daha çok tıbbidir. Hemen bir doktora gitmelisin. Doktorun tedavisinden sonra devam ederse tekrar bize yazabilirsin.
Marketlerde, parklarda, oyun alanlarında, sahillerde, resmi dairelerde, fabrikalarda, toplu taşıma araçlarında insanlar bir araya gelmiyor, kimse kimsenin yanına sokulmuyor gibi bir durum oluşsa idi elbette kurban ibadetine de alternatif arayışımız olabilirdi. Nitekim kurban ibadeti ile asla kıyas edilemeyecek kadar büyük ve ağır bir ibadet olan Cuma Namazı için bile “kılınmasın” dendi. Doğru da oldu. Fakat ortadaki durum şu anda, kurban ibadetimizi iptal ettirebilecek durum değildir. Böyle bir iptal mevcut ortamda, salgın virüsten ötürü değil salgın iman zafiyetinden dolayı benimsenmiş olur. Kurban bir ibadettir. İbadetlerimizi keyiflerimizin ilk kurbanı yapmayı düşünmemeliyiz bile. Hiç kimse kurban yerine sadaka veremez. Velev ki, kurban bedelinin üç katı bir sadaka bile olsa bedel olarak verilemez. Kurban kendi başına bir ibadettir. Zira: - Bir koçun başına beş kişi çullanarak kurban macerası yaşama yerine ehil birine, devletin gösterdiği mekânlarda biraz ekonomik bedel ödemeye razı olarak daha güvenli bir kurban kesebiliriz. - İbadet yapacağız diye sağlıkla alakalı tedbirlerden arınmamız gerekmez. Hem kurban keseriz hem sağlığımızı risk altına sokmayız. Bu mümkündür. - Mümkün olduğu kadar sağlık açısından uygun olan ortamlar ve devletin ciddi takibini yaptığı yerlerde yaparız ibadetimizi ve kalbimiz huzurlu olur. - Buna rağmen Kurban Bayramı’na kısa bir zaman kala bile olsa devlet “sağlık açısından kurban risk oluşturuyor” derse dışarıdan çözümler ararız. O da olmazsa namazımız ve camimizden daha önde bir ibadet değildir kurban ibadeti; Rabbimizin mağfiretine sığınır ve kurbanı erteleriz. Allah Teâlâ bedenlerimize ve kalplerimize kurban yükselişi nasip etsin, işimizi asan etsin.
Evde kalmanızda bir sakınca olmaz. Evde kendiniz farz namazları kılarsınız.
Evet, böyle bir durumu burada masa başında değerlendirmem kolay ama sizin yaşadığınızı takdir etmem zordur. Eğer siz, namazın nasıl bir ibadet olduğunu biliyorsanız oradaki şartları da değerlendirirken vereceğiniz karar inşaallah kurtarıcı olur. Bir kere yoğun bakım hastalarını bırakma gibi bir seçeneğimiz yoktur. Mümkünse tedavi vaktini beş dakika ileri veya geri alıp alamayacağımızı bakalım. Bir arkadaştan yardım isteyip istemeyeceğimizi bakalım. Mescide gitme yerine hemen orada temiz bir çarşaf üzerinde sadece farzı kılma yönteminin yeterli olup olmayacağına bakalım. Sünnetleri kılmasanız da olur ki, toplam dört dakika sürecektir bu. Hiçbir fırsat olmuyorsa Allah'ın mağfiretine sığınırız.
Bayram namazının şartları Cuma namazının şartları gibidir. Özellikle Hanefi mezhebi fukahası, evde bayram namazı kılınamayacağına hükmetmişlerdir. Diğer Fukaha ise bayram namazına gidemeyenlerin evlerinde kendi başlarına veya ailece cemaat yaparak camideki gibi kılabileceklerini söylemişlerdir. Ev şartları uygun olanlar vaktinde yani güneş doğduktan kırk dakika sonra cemaat yapıp bayram namazı kılabilirler. Bunun bir zararı olmaz. Kılınamıyor olmasının da bir sakıncası yoktur biiznillah.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Günah olması başka mesele dinden çıkarması başka meseledir. Eşiniz, onların o günlerini kutsal görüp inanıyorsa o zaman iman tehlikesi olur. Sosyal bir tebrikleşmenin ötesine gitmeyen bir söz için dinden çıkma olmaz biiznillah.
Kadınlara bayram namazı vacip değildir. Buna rağmen evde erkekler bayram namazını eda ediyorlarsa onlarla cemaat olup kılmış olsalar bir sakıncası olmaz. Esasen Hanefi uleması bayram namazını evlerde kılmayı uygun görmemektedirler. Diğer ulemanın bu konudaki fetvası ile hareket edilmesinde biiznillah sakınca yoktur.
Onların özel dini vakitleri veya bayramları gibi bir günde, Ziyaret esnasında onların dinlerine ait bir işi veya şekli yapmaya mecbur ediyorlarsa, Orada görülen ve duyulanlardan etkilenme riski bulunuyorsa, Ziyaret eden kişinin çevresinde ağırlığı olduğu için o dinin tanıtımı açısında etkisi olacağı zannediliyorsa ziyaret caiz olmaz. Bunun haricinde tavsiye edilmiyor olsa da caiz görülür.
Ramazan Bayramı gibi bir bayramda ibadetler haricinde şu dört sonucu getirmelidir: a. Allah’a şükür etme vesilesi olmalıdır. Sıhhatle oruç tutabilmiş olmak, bayrama kavuşmak üzerinden şükür edilmelidir. Şükür ortamı oluşturulmalıdır. b. Sevinmeli ve sevindirmelidir. Kişi kendisi sevinmeli, etrafındakileri sevindirmelidir. c. Sılayırahim ihya edilmelidir. d. İslam kardeşliği canlı tutulmalı ve güçlendirilmelidir.
Hayır, devletin vatandaşlarından belli bir kısmına bir gerekçeye dayalı olarak ikramda bulunması caiz bir durumdur. Bunu banka promosyonlarına benzetemeyiz.
Dinle bağlantılı olmayan günlerini, törenlerini tebrik etmekte bir sakınca olmaz ama din içerikli olarak yaptıkları işlerde onları tebrik etmek haramdır.