Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim annem ve babam emekli. Her Ramazan ve Kurban Bayramı öncesi maaşlarına ek olarak devlet ikramiye yatırıyor. Bu ikramiyeyi banka promosyonlarının hükmü ile değerlendirmek mümkün müdür? Annem ve babam bu parayla bazı borçlarını ödemek istiyorlar. Ödemeleri doğru olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Banka verdiği promosyonu geri isteyecekse kimseye vermeyin.
Bu para en azından şüpheli bir paradır. Ağır zarureti olmayan buna tenezzül etmemelidir. Bankaya da bırakılmamalı ve alınıp bir fakire veya derneğe verilmelidir.
Selamünaleyküm. Promosyon için böyle bir şey geçerli olabilir. Çünkü promosyonu faiz düzeyinde değerlendirmiyoruz.
Promosyon faiz değilse de faizci bir kurumdan geldiğinde sıkıntılıdır. Ağır zarureti olmayan onu alıp bir hayra aktarmalıdır.
O parayı faizin kendisi gibi görmüyorsak da tenezzül etmemeyi tavsiye ediyoruz. Ağır bir zaruretiniz yoksa o parayı bir derneğe veya fakirlere verin.
Fakirse verebilirsiniz.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Bunu dert etmeyin kendinize. Önemli olan sizin Ramazan ayındaki ibadetlerinizin kabul olmasıdır. Orucunuz ve diğer ibadetleriniz kabul olduktan sonra bayramınız tam bayram oldu demektir. İnsanların filan günde bayram etmeleri ya da bir gün sonra yapmaları sizi üzmesin. Siz cennete giden yolu bulun, gerisini Allah örter ve tamamlar. Allah Teâlâ kalplerimizi ve amellerimizi birleştirmeyi hepimize nasip etsin. Size dualar ederiz.
Güzel kardeşim, namaz yaşayan insana farzdır. Hastane odasındaki Cuma kılmıyor. Sağlık önemli değil en önemlidir. Ortada sağlık açısından büyük bir insanlık sorunu var. Cuma namazları ve cami cemaatleri keyfi bir kararla men edilmedi. Ortadaki sorun bunu gerektiriyordu. Belki geç bile kalınmış bir karardı. Kaldı ki bayram namazı, Cuma namazı ayarında bir ibadet değildir. Cumanın kılınamadığı bir yerde bayram namazı da tabii olarak kılınamaz. Önemli olan bizim, fırsat olsa idi yüreklerimiz ve bedenlerimizle camiye koşmaya hazır olmamızdır. İşin o boyutuna bakalım. Ya Sağlık Bakanlığı bayram namazı için toplanılmasında sakınca olmaz diyecek ya da Din İşleri Yüksek Kurulu bu konuda, “olur” diye bir karar verecek. Bu gerçekleşinceye kadar da herkes evinde bayramı hak etmeyi bekleyecek. Din ve sağlık konusunda hamasi hislerle konuşmamak gerekir. Allah yardımcımız olsun.
Kuyruğu tamamen kesilmiş bir koyunun kurban edilemeyeceği görüşü hâkimdir. Çok az bir bölümü kesilmiş olsa ona cevaz verilebilirdi. Arabistan dediğiniz yerde Hanbeli mezhebi fıkhı uygulanıyor, o mezhepte kuyruğu kesik hayvan kurban edilebiliyor. Türkiye’de ise Hanefi mezhebi tatbik ediliyor. Böyle bir huzursuzluğa sadece para kazanmak için alet olmanız asla isabetli bir iş olmaz.
Fukahanın bir bölümü gece kurban kesmeyi gece şartlarında sıkıntı olması bakımından kerih görmüşlerdir. Bugünkü kurban kesilecek ortamlarda böyle bir sıkıntı olmayacağı için gece kurban kesilmesinde veya üzerinde işlem yapılmasında sakınca olmaz.
Bu konuda ölçü şudur: Kurban kesiminde zaman olarak kurbanın kesildiği yer önemlidir. Kurban kestirenin bulunduğu yer önemli değildir. Kurbana vekâlet veren için henüz bayram gelmemiş olsa bile onun kurbanının kesildiği yerde kurban bayramı vakti girdi ise kurban kesilebilir.
Fakihler kurban ibadetinde niyet ettikten sonra kişinin başkasına vekâlet vererek kurban kestirmesinin geçerli olduğunda ittifakı vardır. Önemli olan kurban ibadetine niyet etmek ve ücretini vererek onu temin etmektir. Kesmek için vekil tayin edilebilir. Günümüzde şehirlerde kurban kesmenin zorlaşması, kurban kesmeyi becerememe gibi nedenlerle kurbanı başkalarına vekâletle kestirmek yaygın olmuştur. Bu uygulamada da kurban ibadeti bakımından sakınca yoktur. Şu kadar ki, kurban kesenin yani kasabın Müslüman olmasını ve besmele ile kesmesini şart olarak görmeliyiz.