Fetva Meclisi
Soru
Hocam Azerbaycan’da Ramazan Bayramını tüm dünyadan farklı bir günde kutluyoruz. Her yıl böyle problemler yaşıyoruz. Bayram günü oruç tutmamız haram olduğu takdirde ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
'Bir gün eksik' deyimi doğru değildir. 'Bir gün eksik olduğunu söyleyenler var' diyebilirsiniz. İnşaallah Ramazan orucumuzda eksiklik yoktur. Rabbim kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Ramazan’da farklı oruçların tutulması sıkıntılı durumlarımızdan biridir. Ne yazık ki bir çözümü de sağlanamamıştır. Her mü'min bulunduğu yerdeki uygulamaya uyarak orucunu tutabilir. Konuyu 31 gün değil de bayram olan bir günde tutmak veya tutmamak şeklinde anlasak daha kolay çözüm üretiriz.
Ramazan bayramının sadece BİRİNCİ GÜNÜ, kurban bayramının da DÖRT GÜNÜ oruç tutmak haramdır.
Allah affetsin, böyle bir şey olamaz. İzin dönemini Ramazan ayına rastlatarak da olsa oruç tutmalı idi. Allah affetsin, ağır bir hata işliyor kardeşiniz.
Ramazan Bayramı BİR GÜNDÜR. Birinci günden sonrası dinen bayram değildir. İkinci gün normal hayata geçilmiş olur mesela oruç tutulabilir. Hâlbuki bayram günü oruç haramdır. Kurban Bayramı ise DÖRT GÜNDÜR. Bu dört günde oruç tutulamaz. Dördüncü günden sonra bayram değilmiş gibi normal hayata devam edilir.
İlk fırsatta kaç gün tutmadı isen o kadar gün ara ara da olsa tut. Böyle bir hata işlediğin için çok samimi bir tevbe yap. Yeni oruçlarına samimi sarıl, aksatma. Bu kadar. Allah kabul buyursun.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Hayır, devletin vatandaşlarından belli bir kısmına bir gerekçeye dayalı olarak ikramda bulunması caiz bir durumdur. Bunu banka promosyonlarına benzetemeyiz.
Kuyruğu tamamen kesilmiş bir koyunun kurban edilemeyeceği görüşü hâkimdir. Çok az bir bölümü kesilmiş olsa ona cevaz verilebilirdi. Arabistan dediğiniz yerde Hanbeli mezhebi fıkhı uygulanıyor, o mezhepte kuyruğu kesik hayvan kurban edilebiliyor. Türkiye’de ise Hanefi mezhebi tatbik ediliyor. Böyle bir huzursuzluğa sadece para kazanmak için alet olmanız asla isabetli bir iş olmaz.
Fukahanın bir bölümü gece kurban kesmeyi gece şartlarında sıkıntı olması bakımından kerih görmüşlerdir. Bugünkü kurban kesilecek ortamlarda böyle bir sıkıntı olmayacağı için gece kurban kesilmesinde veya üzerinde işlem yapılmasında sakınca olmaz.
Bu konuda ölçü şudur: Kurban kesiminde zaman olarak kurbanın kesildiği yer önemlidir. Kurban kestirenin bulunduğu yer önemli değildir. Kurbana vekâlet veren için henüz bayram gelmemiş olsa bile onun kurbanının kesildiği yerde kurban bayramı vakti girdi ise kurban kesilebilir.
Fakihler kurban ibadetinde niyet ettikten sonra kişinin başkasına vekâlet vererek kurban kestirmesinin geçerli olduğunda ittifakı vardır. Önemli olan kurban ibadetine niyet etmek ve ücretini vererek onu temin etmektir. Kesmek için vekil tayin edilebilir. Günümüzde şehirlerde kurban kesmenin zorlaşması, kurban kesmeyi becerememe gibi nedenlerle kurbanı başkalarına vekâletle kestirmek yaygın olmuştur. Bu uygulamada da kurban ibadeti bakımından sakınca yoktur. Şu kadar ki, kurban kesenin yani kasabın Müslüman olmasını ve besmele ile kesmesini şart olarak görmeliyiz.
Güzel kardeşim, namaz yaşayan insana farzdır. Hastane odasındaki Cuma kılmıyor. Sağlık önemli değil en önemlidir. Ortada sağlık açısından büyük bir insanlık sorunu var. Cuma namazları ve cami cemaatleri keyfi bir kararla men edilmedi. Ortadaki sorun bunu gerektiriyordu. Belki geç bile kalınmış bir karardı. Kaldı ki bayram namazı, Cuma namazı ayarında bir ibadet değildir. Cumanın kılınamadığı bir yerde bayram namazı da tabii olarak kılınamaz. Önemli olan bizim, fırsat olsa idi yüreklerimiz ve bedenlerimizle camiye koşmaya hazır olmamızdır. İşin o boyutuna bakalım. Ya Sağlık Bakanlığı bayram namazı için toplanılmasında sakınca olmaz diyecek ya da Din İşleri Yüksek Kurulu bu konuda, “olur” diye bir karar verecek. Bu gerçekleşinceye kadar da herkes evinde bayramı hak etmeyi bekleyecek. Din ve sağlık konusunda hamasi hislerle konuşmamak gerekir. Allah yardımcımız olsun.