Fetva Meclisi
Soru
Kâfirlerin günlerini tebrik etmemiz günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Kâfirlere ait işlerden uzak durmak ateşten uzak durmaktır. Kendinize daha mübah bir eğlence bulun.
Mü'mine kâfir demek günahtır. Bunun dışındakine seviyesi düşük söz muamelesi yaparız ama haram söz demeyiz.
En azından kâfirleri taklit etme günahı işlenmiş olur.
Cünüp iken kan vermek veya almanın bir sakıncası olmaz.
Nazik ve tatlı konuşarak tebliğ yaparız. Üzmemeye çalışırız ama yağcılık yapmayız. Kalpler Allah'ın elindedir; O, dilediğini hidayete erdirir. Ancak biz, tebliğ yapmamız halinde daha kötü bir duruma sebep olacaksak tebliği erteleyebilir ya da daha iyi bir fırsat kollayabiliriz.
Kâfirleri taklit etmek, kasıtlı olarak onların dinlerinden olan bir şeyi söylemek dinden çıkarmaya neden olacak kadar büyük bir günahtır. Dil sürçmesi gibi nedenlerle ise durum böyle olmaz.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Bizim bayramdan anladığımız TATİLDİR. Tatili de uzatabildiğimiz kadar uzatmak hoşumuza gidiyor. Dinimizin bayramda anlatmak istediği tatil değil BAYRAMDIR. Mü'minler oruçlu bir aydan sonra günahlarından kurtulmanın sevincini bayram olarak yaşarlar, bu da bir günde biter. Kurban bayramında da kurban kesme ibadeti uzun sürebilecek bir iş olduğu için dört gün sürer o bayram. Anlaşılacağı gibi bakış açısına göre idrak de değişebiliyor. Bayramdan tatil anlayanlar için sonuç başkadır, bayramdan ateşten azat edilmeyi anlayanlar için başkadır.
Ramazan Bayramı gibi bir bayramda ibadetler haricinde şu dört sonucu getirmelidir: a. Allah’a şükür etme vesilesi olmalıdır. Sıhhatle oruç tutabilmiş olmak, bayrama kavuşmak üzerinden şükür edilmelidir. Şükür ortamı oluşturulmalıdır. b. Sevinmeli ve sevindirmelidir. Kişi kendisi sevinmeli, etrafındakileri sevindirmelidir. c. Sılayırahim ihya edilmelidir. d. İslam kardeşliği canlı tutulmalı ve güçlendirilmelidir.
Onların özel dini vakitleri veya bayramları gibi bir günde, Ziyaret esnasında onların dinlerine ait bir işi veya şekli yapmaya mecbur ediyorlarsa, Orada görülen ve duyulanlardan etkilenme riski bulunuyorsa, Ziyaret eden kişinin çevresinde ağırlığı olduğu için o dinin tanıtımı açısında etkisi olacağı zannediliyorsa ziyaret caiz olmaz. Bunun haricinde tavsiye edilmiyor olsa da caiz görülür.
Bile bile haramla temas olmaz. Risk oranı yüksekse o oranda, küçükse de o oranda tedbirli olmak mü'minin vazifesidir.
Böyle bir görüş yoktur. Bu anlayışa neden olan durum da şudur: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Medine’de bayram namazı kıldırdığı günlerden biri cuma gününe rastladı. O gün bayram namazına gelenlerin bir kısmı Medine’ye uzak köylerden gelmişlerdi. Bayram namazından sonra köylerine geri dönüp cuma için tekrar gelmeleri büyük bir sıkıntı olacağından uzaktan gelenlerin evlerine gidebileceklerini ve cuma için geri gelmelerine gerek olmadığını, öğleyi kılabileceklerini onlara söyleyip ruhsat verdi. Zira Cuma namazı şehre uzak olanlar için zaten farz değildi. Mesele böyledir.
Ramazan Bayramı BİR GÜNDÜR. Birinci günden sonrası dinen bayram değildir. İkinci gün normal hayata geçilmiş olur mesela oruç tutulabilir. Hâlbuki bayram günü oruç haramdır. Kurban Bayramı ise DÖRT GÜNDÜR. Bu dört günde oruç tutulamaz. Dördüncü günden sonra bayram değilmiş gibi normal hayata devam edilir.