Fetva Meclisi
Soru
Bekârken talaka yemin etmiştim. Şunu yaparsam karım boş olsun gibi demiştim. Evlendikten sonra aklıma o yeminim geldi. Benim nikâhımda sıkıntı var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Eşinizin bu sözlerle ne kastettiği önemlidir. Eğer 'boş ol' demek istemiş ise bu bir talaktır. Tehdit ise yaptığı talak değildir.
Bu meselede eşinizin niyeti önemlidir; eşiniz sizi boşamaya niyet etti ise siz bir talakla boşanmış olursunuz. Eşiniz zıhâr niyet etti ise zıhâr keffareti verir. Hiçbir şey niyet etmedi ise yemin keffareti yaparak meseleden çıkılmış olur inşaallah. Dolayısıyla meseleyi eşinizin niyeti çözecektir.
Selamünaleyküm. Bir yemin keffareti yeterlidir. Yemin şirk değil günahtır.
Aleykümselam. Böyle bir sözden talak olmaz. Bu bir tehdittir, talak değildir.
Aleykümselam. Böyle bir düşünceden ötürü dini bir sonuç oluşmaz.
Bunu yemin değil bir söz kabul etmelisiniz. Ortada yemini gerektirecek bir durum da yoktur.
bekar konusundaki diğer fetvalar
Bekâr ve ailenizle yaşıyor olmanız namazınızı farklı yapmadığı gibi kurban görevinizi de farklı yapmaz. Herkes gibi siz de varlığınız varsa keseceksiniz. Bugünkü kurlar üzerinden yaklaşık olarak 32 bir lira veya muadili bir kenarda paranız varsa kurban keseceksiniz. Ya da kimde varsa o kesecek. Allah kabul etsin.
Bunu bir grip gibi kabul et. Nasıl grip oldun diye hayatı terk etmiyor bilakis daha fazla sağlığına önem veriyorsun. Bunda da öyle yap: İbadetlerini asla ihmal etme. Aksine artır. Kur'an okumaya bak. Gıdana önem ver. Bunun için gerekiyorsa bir doktorla nasıl bir gıda düzeni gerekeceğini konuş. Hedefinde de bu illetten kurtulmak olsun. Bunu hiç silme hedefinden. Dua etmeyi de ihmal etme.
İnsanın zihninde oluşan şeyler fıtratından kaynaklanan şeyler de olabilir, günlük hayatta görüp izlediklerinden de kaynaklanabilir. Dinimiz fıtrat dinidir. İnsanın bir planlama ile oluşturmadığı zihne takılan sonra da geçip giden şeyler için (onlar cinsellik hatta imana dair şeyler bile olsa) vebal oluşmayacağı hükmü vardır. Yeter ki insan o zihnine gelen şeylerin ardına düşmesin. ZİHİNDEN GELİP GEÇEN bölüm affedilenler arasındadır. Zihne gelenin peşine düşülmesi, ilerletilip projelendirilmesi ise hata/günah dediğimiz şeydir. Biri doğal yapımızın gereği diğeri ise şeytanın ardına düşmenin sonucudur. Bu nedenle: Zihnimizin bu tür fesat oluşturacak şeylerle meşgul olmaması için göz ve kulağa, bir nebze de ele dikkat etmek gerekir. Göz ve kulak koruma altına alındığında sözü edilen bu durumlar en azından asgari düzeye düşer. Özellikle zamanımızda ortaya çıkan göz kirliliğinin geldiği boyut ve oluşturduğu tehlike dikkate alındığında mesele daha iyi anlaşılacaktır. Sözü edilen bu hayaller/takıntılar öncelikle bekâr insanların işidir gibi zannedilse de esasen doğru olan bekâr veya evli herkes için bir sıkıntı olmasıdır. Evli insan da gözünü ve kulağını kollamaması durumunda eşi ile muhabbetinin bitmesi ile sonuçlanabilecek bir bataklığa doğru çekilmiş olabilir. Zikirlerden oluşan bir vird sahibi olmanın böyle bir riskten korunmaya ciddi bir katkısı vardır. Evliliğin geciktirilmemesi ve evliliğin içinin her türlü doldurulması da şarttır.
Bu hususta evli veya bekâr olmanın bir farkı olmaz. Evin bir mahremiyeti vardır. Yani evde birbiri için yabancı durumundaki erkek ve kadının göz teması dâhil kesişmeleri yasağı üzerine kurulu kurallar vardır. O kurallara dikkat edildiğinde misafir olarak girilip çıkılabilir. Bu kurallar için bekâra mahsus olanı da yoktur. Evin kadınına veya kızına karşı dikkatli olmayan kişi evli ve kendi hanımı ile beraber bile olsa Müslüman bir evde misafirliği yatılı veya gündüzlü mümkün olmaz.
Yaşı senden daha ileri olan ama bekâr kalanların evlenememe nedeni nedir sence? Çok duygusal ve yersiz bir gerekçe bulmuşsun kendine. Hayat böyle sıkıntıları ile yaşanır. Dert edecek yerde çare araştır. Pes etme gayret et. Madem imkânın yerinde saç ektir kendine. Bu mantıkla sen evlensen de sürünür kalabilirsin. Dik dur. Allah’a sığın ve yoluna devam et.
Elbette evlenmekten başka kesin bir çözüm olmadığını biliyorsunuzdur. Evlenmeye yönelik şartları biraz daha kolay tutmaya bakın. Bu durumun da sizin için bir imtihan olduğunu da biliyorsunuzdur. Her imtihan dakikası da sizin için bir sevap kaynağı olabilir. Becerip bu imtihanı sevaba dönüştürmelisiniz. Bunun adı da sabırdır. Sabrın bittiği yerde de sabredeceksiniz. Önemli bir husus da şudur: Evet, şehvet elle ayarlanabilir bir nesne değildir ama şehvetin artmasını veya azalmasını bir nebze sağlayabiliriz. Gıda ve görsellik başta olmak üzere, şehveti kışkırtıcı nesneler ve ortamlardan uzak durmaya çalışın. Bunun için de bir kadın hastalıkları uzmanına muhakkak görünün ve size tavsiyelerine kulak verin. Gününüzü dolu dolu geçirin. Yorulmuş olarak akşamlamaya bakın. Hobilerinizi keşfedin, ilerletin. Ve kadınlığınızı zedeleyebilecek aşırılıklardan ebediyen uzak durma dirayetini gösterin. Şüphesiz dua etmeyi unutmayacaksınız. Bir kere üç kere değil sürekli ve her namazın ardından Allah sığındığınız kapı olsun. Size dua ederiz.