Fetva Meclisi
Soru
Bir Müslümanın kendi nefsine, 'benim nefsim kâfirdir' demesi doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Bu hadis sahih bir hadistir. Buharî ve Müslim'in rivayet ettiği bir hadistir. Dolayısıyla varlığı açısından bir sıkıntı yoktur. Delalet ettiği mana açısından ise şunu anlamamız gerekir: Bir insanın iman dairesi dışında olduğunu iddia etmek yani onu tekfir etmek bir belge ister. Bu belge de o kişinin imandan çıktığını belgeleyecek KESİN ve AÇIK bir belge olmalıdır. Bu yokken küfürle itham eden, kendisinin düşeceği bir kuyuyu kazmış olabilir. Anlatılan budur.
Ne olursunuz Müslüman bir kimseyi küfür gibi ağır bir ifadeyle itham etmeyin. Müslüman kardeşlerinizin iman muhasebesini tutmayın. Allah'tan korkun.
Evet, asıl olan Arapça haliyle ikrar edilip söylenmesidir. Arapça bakımından yetersiz olan ise kendi dilinden söyleyebilir.
Selamünaleyküm. Bundan ötürü küfre düşülmez, tekrar etmeyin.
Selamünaleyküm. Buradaki nefis kişinin bedeni anlamınadır. Yani bedenimiz de bize emanettir. Emanetin hakkı vardır.
Mü'mine kâfir demek günahtır. Bunun dışındakine seviyesi düşük söz muamelesi yaparız ama haram söz demeyiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Şunu kesinlikle bilin: Herkes böyle başlıyor, bu hilelerle şeytan yapacağını yapıyor. Ya yarın evlenmeye hazırlık yapın, gereğini ortaya koyun. Ya da herkes yoluna devam etsin. Tuzağa kapılmayın. Böyle başlar, en kötü ihtimalle sona erer, bilesiniz.
Namazı hayatımızın direği olarak görmeye mecburuz. Yolculuğumuz, evimiz, işimiz ona göre tanzim görmelidir. Otobüslerden bilet alırken namazı konuşmalıyız. Namaz saatini önemsememek onlar için de zor olmalıdır. Otobüslerde farz namazların kılınması caiz değildir. Nafileler ise otobüste kılınabilir. Hiçbir şekilde otobüsü durdurmak mümkün değilse ya da namaz kılmamız durumunda otobüsü kaçıracaksak o zaman otururken namazı kılar, sonra da o namazı yeniden kılarız. Bu şekilde caiz olur. Çünkü otobüste namazın en önemli şartlarından olan kıble ve kıyam gerçekleşmemektedir. Allah'a emanet olun.
Eşinizin bir yerde bulunmak için sizden izin alması gerekmez. Ama sizi mağdur etmesi de helal olmaz. Eğer mağduriyetiniz ciddi ise eşinizi dava edebilirsiniz. Önce aile büyüklerinizden bir hakem heyetini başvurun; yardım isteyin. Akıl alın. Onlar sizi haklı bulurlarsa hakkınızı kanuni yollarla arayın.
Bir değerin korunması mümkünken hatta onu korumaya yönelik telkinler varken korumamak bir tür serbest bırakmaktır. Dolayısıyla onu kullanan biri hırsız hükmünde olmaz. İnternet kullanıp da şifre koymayı bilmemek diye bir iddia inandırıcı olmaz. Elbette meselenin ahlâkî boyutu da vardır. En azından bir nezaketsizliktir. Telekom açısından ise eğer bir ev internetinin de bu şekilde kullanılmasını yasaklayan bir hak talebi arayışı varsa elbette hak devreye girer. Israrlı bir takibin yapılmadığını görüyoruz.
Müslüman'a kâfir demek ağır bir günahtır. Belki bu sözün sahibi küfre düşmüş olmaz ama büyük bir vebale gireceği ortadadır. Uzak durmak ve dikkat etmek zorundayız. Allah'a emanet olun.
Kur'an okunurken, zikredilirken şeytanın oyalama taktikleri de devreye girebilir. Bu da onun gibidir. Devam edin, yılmamak zorundayız.