İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Sayın hocam yaklaşık bir yıla yakın bir süredir internet ortamından sizleri takip ediyorum. Fikirlerinizle ufkumuzu açıyorsunuz; sizlerden çok istifade ediyoruz. Bu süre zarfında takip edebildiğim kadarı ile ilminize itimat ediyorum. Hizmetlerinizden dolayı Allah sizlerden razı olsun. Ben uzun yıllar tasavvufa ilgi göstermiş, bir tarikata girmiş bir şeyhe bağlanmış biriyim. Gerçekten buradan çok istifadem oldu. Bu yolda dinimi doğru kaynaklardan öğrenmek zorunda olduğumu, Kur’an ve Sünnete uygun yaşamam gerektiğini anladım. Okumalarımı bu alana kaydırdım. Son zamanlardaki okumalarım ve tefekkürlerim ile tarikatlarda anlatılan veya bazı tasavvufi eserlerde geçen bilgilerin çeliştiğini fark ettim. Sizlerden bu hususta Kur’an ve Sünnete uygun bir yol göstermenizi istirham ediyorum. Sorum şöyle; Tasavvufi bir eserde şöyle bir bilgi okumuştum: ‘Bir kişi bir veli zata beyat ederse; Allah o kişi için o veli zatın bir ruhaniyetini yaratır ve o ruhaniyet sürekli o kişi ile beraber olur. O kişi bu ruhaniyet aracılığı ile Allah’ın feyz ve rahmetini alır ve böylece terbiye olur.’ Böyle bir şey Kur’an ve Sünnete uygun mudur?

Cevap

Güzel kardeşim, Allah Teâlâ seni umduğundan daha güzeline kavuştursun. Elbette büyük şeyler isteyenlerin emeği ve çilesi de büyük olur. Sakın yılmayasın, yorulduğunu hissetmeyesin. Azmini kırma, maksuduna erene kadar yoluna devam et. Sorularına cevap vermeden önce sana şunu tavsiye etmek isterim: Tasavvuf büyük bir derya gibidir. İçinde suyu da dibinde çakılı da bulunur. Senin karşılaştığın muasır örneklerine bakarak tasavvuf hakkında ileri geri konuşma ve bilhassa genelleme yapma. Tasavvuf dediğin şeyin ucunda Fudayl bin İyad, Hasan Basri gibiler vardır. Onların başını çektiği bir hareketin içinde çer çöp niteliğinde kimseler de olabilir. Sen işin aslını görmeye çalış. Kalabalık artınca değerlisi ve değersizi bir arada gibi duruyor olabilir. Sen aman dikkatli ol, kıyamet günü Allah'ın dostları ile uğraşmak seni yok edebilir. Sorunun cevabı ise şöyle: Beyat edilen kişinin ruhaniyetinin yaratılıp beyat eden kişiyi izleyeceği veya koruyacağı yönünde bir ayet veya hadis yoktur. Bu bir varsayım olabilir. Böyle bir varsayım da varsayanı inandırabilir. Kur'an ve Sünnet ümmetini bağlayıcı bir bilgi olamaz bu.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Tek cümle ile durum şudur: Bu konuyu terk et. En az iki yıl bu konuyu düşünme, konuşma, yazma. Malının tamamına yakını haram olanların verdiğini yememek, sofrasına oturmamak gerekir. Haram karışmış olanların verdiği ise yenebilir.

Sayın hocam, sık sık aklıma takılan ve vesvese durumuna gelen bir soru sormak is
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah, bizi her zaman için farklı denebilecek alanlarda imtihan ediyor. Belirttiğiniz durum da bu zamanın imtihanı olsa gerek. Size şunu tavsiye ederim: Asla bu konularda tartışmaya girmeyin. Bugüne kadar onları ikna eden yoktur. Bu, tedavisi olmayan bir kanser gibidir. Hatta bulaşıcı bir hastalıktır, kendinizi koruyun. Birilerini ikna etmeye çalışırken kendinizi şeytanın dişlerine kapılmış olarak görebilirsiniz maazallah. Aman dikkat edin. Bir de, onlar neyi inkâr ediyorsa sen de ondan rahatsız oluyorsan, onların yıkmaya çalıştığını yap. Hadis ezberle. Hadis derslerine katıl. Onlar bir yıkıyorsa sen bin yapmış olursun böylece. Gerisi kuru kavga olarak kalabilir. Bir de çok dua et, Allah seni dininde fitneye düşürmeden ruhunu kabzetsin.

Hocam, öncelikle verdiğiniz hizmetlerden dolayı Allah sizden razı olsun. Bu günl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz Allah’ın kullarıyız. Bizi yaratan, kaderimizi yazan odur. Böyle inanıp böyle yaşayan için hayat kısa bir imtihandır. O imtihanda elinden geleni yapar, gerisini Rabbine bırakır kul. Böylece de her durumda kalbi huzur içinde olur. Asla bugünkü durumunuza size son on dakikanızdır denecek durum arasında fark görmeyin. Şimdi de o on dakikada da siz Allah’ın kulusunuz, sizin için bir şey değişmemelidir. Allah tamam demedikçe sizi kimse bu dünyadan çıkaramaz. Adına hastalık dönemi demeyin, hayatınızın bir anı deyin, öyle görün, şeytan sizinle oynamasın, ona fırsat olacak dalgınlıklar içine girmeyin. İşinizi ve meşguliyetinizi hiç bırakmayın. Gücünüz yettikçe çalışın. Doktor izin vermeyince kenara çekilin. İbadetler ve sadaka için son nefes engeldir. Son nefesinize ise sizin bilmediğiniz kadar uzun bir zaman vardır. İki şeye dikkat edin. Birincisi size moral kırıcı telkinlerde bulunacak arkadaştan uzak durun. İkincisi de, başta Kur'an ve zikir olmak üzere manevi takviyeyi eksik etmeyin. Kur'an okuyun. Hayat sizi sıkıştırdıkça Kur'an’a sarılın. Dua edin. Allah Teâlâ’dan size afiyetler dilerim, sıhhatiniz için dua ederim.

Hocam ben kaza namazlarımı düzenli olarak azaltmaya çalışıyorum. Ancak şu anda o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben yirmi yaşındayım. İbadetlerini yapan tek mutluluğu ve huzuru Allah’a k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Alakanıza teşekkür ederim. Bir kere daha tekrara gerek yok zannederim, biz bu sitede ilmi bir çalışma yapmıyoruz. Doğru bildiğimizi HALK KÜLTÜRÜ DÜZEYİNDE mü’min kardeşlerimize taşıyoruz. Şunu bilmelisiniz: Verilen kaynağı anlayacak düzeyde olan birinin bu sitede verilecek bir bilgiye zaten ihtiyacı yoktur. Kaynak inceleme imkânı olmayan için ise o kaynaklandırma sadece yer ve zaman israfı niteliğindedir. O kardeşlerimiz, bu siteden bilgi edinmek mecburiyetinde değildirler. Zaten ilmi manada bir site de değildir. Herkes kendine uygun olanı bulmalıdır. Bu siteden dini için istifade edenlerin düzeyi budur, biz onların duasını alıyoruz. Kendimize bunu vazife bildik. Bir diğer kardeşimiz de o kardeşlerimizin ihtiyacı olanı hazırlar, böylece de herkes vazifesini yapmış olur. Allah yardımcımız olsun, duanızı beklerim.

Sizin paylaşımlarınızı bir arkadaşıma tavsiye ettiğimde şöyle bir yanıt aldım: ‘
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şunu çok iyi bilin ki sizin içinde bulunduğunuz durum, insanoğlunun genel durumudur. Siz sadece bu durumu hissetmekle farklı hale gelmiş bulunuyorsunuz. Keşke bütün insanlık sizin hissettiklerinizi hissedebilse; kurtuluşu ne çabuk olurdu, bir bilseniz! Sizi tebrik etmek istiyorum. Neden biliyor musunuz? Çünkü sizin sorun ve endişe olarak dillendirdiğiniz şeyler, sizdeki sancılar, büyük bir açılımın, yüreğe su serpen umudun işaretleridir. Siz adeta, Kur'an okuyan kardeşini öldürmeye giden Ömer'deki heyecan ve parlayan gözleri yansıtıyorsunuz. Bu nedenle, gelecekteki huzurlu günleriniz, Allah'a açılan yolunuz nedeniyle sizi tebrik etmek istiyorum. Endişe edecek bir durumunuz yoktur. Ama sizin bu halinizin şeytanı endişelendirebileceğini, o da endişelendikçe beyninize çullanacağını elbette tahmin edersiniz. O da nihayetinde bir kişi kaybetmektedir. Meleklerin kazandığı her insan onun kaybettiği bir dost demektir. Şunu bilin yeter: Rabbimiz bizi büyük bir imtihan için göndermiştir. Gözümüzle gördüğümüz her şey, kulağımıza gelen her ses, elimizle tuttuğumuz ne varsa onlar, Rabbimizin bizi imtihan etmek için önümüze çıkardığı nesneler durumundadır. Bizim iyi veya kötü dememiz, yararlı veya zararlı görmemiz bu gerçeği değiştirmeyecektir. Ve ne kadar imtihan şuuru ve heyecanıyla canlı kalabilirsek kazanma ihtimalimiz de o kadar yüksek olacaktır. Bu kurala, haramlar/farzlar gibi mübahlar da dahildir. Biz imtihan olarak, sadece haramlara bulaşmamayı, alkol tüketmemeyi, faiz yememeyi anlarsak eksik anlamış oluruz. Bilakis, gençliğimizi nasıl geçirdiğimizi, Rabbimizin bize lütfettiği nimetleri, zekâmızı, güzelliğimizi, yeteneklerimizi, çevremizi nasıl kullanıp yönlendirdiğimizi de bir imtihan konusu olarak görmeliyiz. Zenginin malını harcamasını, zekât verip vermediğini, sadakayla ilgilenip ilgilenmediğini irdelediğimiz kadar genç bir kızın gençliğini, tertemiz zekâsını, becerilerini nerede ve ne için tükettiğini, imkânlarını insanlığa baki bir eser olarak kalacak şekilde kullanıp kullanmadığını da soracaktır Rabbimiz. Zor olan da budur zaten. Bunun için sizin, henüz pratik hayata atılmadan önce böyle bir idraki yakalayacak sürece girmiş olmanızdan ötürü tebrik etmek istedim. Fitneler ve kaygan zeminler çağında Allah Teâlâ'nın bir kulunu kendi yolunda kullanması, değeri takdir edilmeyecek büyük bir nimettir; şükür ve tebrik gerektirir. - Allah Teâlâ'ya karşı kulluk hissinizi canlı tutun. O'nun rızasının üstünde bir amaç edinmeyin. O'nun yolunda olmayı gaye edinin. Başınız açık, eteğiniz kısa bile olsa, O'nun kulu olmanın yegâne maksat olacağını, bunun da sizi kurtaracağını yani O'nun kapısında olduktan sonra başı açıkların, eteği kısaların bile kurtulanlardan olacağını bilin. Buna inanın, bununla dolun taşın. Şeytanın sizi ürkütmesine, O'nun kapısının büyüklüğünü bilmeyenlerin sözlerine aldırmayın. - Namazı en büyük gösterge olarak hiç ihmal etmeyin. Yarım vakit bile olsa kılın namazı. O sizi cennete doğru çekecektir. - Yalnız kalmayın. Mü'min bir cemaatin içinde olmaya çalışın. Kiminle ve nerede beraber olacağınız konusunda acele etmemeniz gerekir. Bilgi ve heyecanınız arttıkça bir noktadan sonra yerinizi bulacaksınız biiznillah. - Olaylardan ve sıkıntılardan yılmayın. Sabırsız bir adım dahi gidemezsiniz. Hemen değil vakti gelince olacak her şey. - Anne babanızın dini durumu ne olursa olsun, onları ezecek bir iş yapmayın. - Bilhassa evlenme yani bir erkeğin zimmetine girme konusunda duygusal olmamaya çalışın. - Mezuniyetiniz sonrası ve iş ortamı gibi konularda muhakkak istişareler yapın. Bir insanın aklı bütün insanlığa yetecek çapta olsa dahi kendine yetmeyebilir. - Aralıksız dualar yapın. Kendinize, anne babanıza, bütün insanlara dualar edin. Allah'tan bıkmadan usanmadan isteyin. Size dualar ediyor, iyi haberlerinizi bekliyorum. Allah yâranınız yardımcınız olsun.

Ben üniversite 4. sınıf öğrencisiyim. Bulunduğum çevrenin uzaktan yakından İslam

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.