Fetva Meclisi
Soru
Hocam çok utanarak soruyorum bu soruyu. On dört yaşlarında kızlık zarının ne olduğunu bilmiyorken mastürbasyon yapıyordum ve kızlık zarıma zarar verdim. Kısacası hiçbir ilişki yaşamadan kendim bozdum anlayacağınız. Şimdi evlenme zamanı gelince kızlık zarımı diktirme operasyonu yaptırsam günah olur mu? Sonuçta bilmeden yaptım ve karşı tarafın kim olursa olsun böyle bir duruma anlayış göstermeyeceğini düşünüyorum. Başka çare yok gibi hissediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kızlık zarına zarar vermek, tıbben sağlık açısından sıkıntı oluşturuyorsa, uzman bir doktor bu durumun sağlığa zararlı olduğunu söylüyorsa vebal oluşturur. Bize emanet edilen bedenimizi, doğal haliyle muhafaza etmek biz kulların vazifesidir. Bu yüzden bedenimiz üzerinde kendimize aitmiş gibi istediğimiz uygulamayı bir Müslüman olarak yapamayız. Rabbimizin rızasını bu açıdan da gözeterek hareket etmemiz gerekir. Düşme, bir hastalık vb. doğal bir yolla değil de sizin bir müdahaleniz sonucu bu durum oluştuysa istiğfar edip bir doktora danışıp sağlığınız açısından bir sıkıntı varsa tedavi yoluna gitmeniz gerekir.
Selamünaleyküm. Bekâretle ilgili bir soruya yalan cevap vermek başka şey, sorulmadan geçmişi kurcalamak başka şeydir. Bu iki farklı açıdan bakın çözersiniz.
İki yaşından küçük bir çocuğu hanımızın emzirmesi dışında evinize alabileceğiniz bir çocuk yoktur. Yetim de olsa evlatlık gibi bir çocuk alma dinimizde yoktur. Ancak eşinizin süt emzirdiği bir çocuğu alabilirsiniz. O da neticede mirasınıza sahip olacak şekilde evinize evlat olmuş olmaz. Sadece mahremiyet sorunu bulunmaz.
Size şunu tavsiye ederiz: a- Siz ve eşiniz doktora görünün. Onda veya sizde ne kadar anormallik var onu doktor belirlesin. Böylece doktoru hakem yapmış olun. b- Eşiniz doktora gitmeye yanaşmazsa meseleyi aile büyüklerine iletin. c- Sizde bir aşırılık bulursa doktor siz tedavi olun. Eşinizde bir aşırılık bulursa o tedavi olsun. Bu husustaki tıbben veya psikolojik yöntemlerle tedavi başarılı olmaktadır. Tedavi sürecinde de siz sabretmeyi becerin. Eşiniz kendisini toparlayınca da efendilik gösterip geçmişi unutun, yeni bir sayfa açın. d- Eşinizin tedavi olmaya yanaşmaması durumunda ise, süreci doktorla beraber yürüttü iseniz harama düşme tehlikesine karşı kendinize helal bir çare üreteceğinizi eşinize onun büyüklerini de şahit tutarak söyleyin. Öyle veya böyle sakın harama bulaşmayın. Kaçak iş yapmayın. Biiznillah başaracaksınız.
İnsanın zihninde oluşan şeyler fıtratından kaynaklanan şeyler de olabilir, günlük hayatta görüp izlediklerinden de kaynaklanabilir. Dinimiz fıtrat dinidir. İnsanın bir planlama ile oluşturmadığı zihne takılan sonra da geçip giden şeyler için (onlar cinsellik hatta imana dair şeyler bile olsa) vebal oluşmayacağı hükmü vardır. Yeter ki insan o zihnine gelen şeylerin ardına düşmesin. ZİHİNDEN GELİP GEÇEN bölüm affedilenler arasındadır. Zihne gelenin peşine düşülmesi, ilerletilip projelendirilmesi ise hata/günah dediğimiz şeydir. Biri doğal yapımızın gereği diğeri ise şeytanın ardına düşmenin sonucudur. Bu nedenle: Zihnimizin bu tür fesat oluşturacak şeylerle meşgul olmaması için göz ve kulağa, bir nebze de ele dikkat etmek gerekir. Göz ve kulak koruma altına alındığında sözü edilen bu durumlar en azından asgari düzeye düşer. Özellikle zamanımızda ortaya çıkan göz kirliliğinin geldiği boyut ve oluşturduğu tehlike dikkate alındığında mesele daha iyi anlaşılacaktır. Sözü edilen bu hayaller/takıntılar öncelikle bekâr insanların işidir gibi zannedilse de esasen doğru olan bekâr veya evli herkes için bir sıkıntı olmasıdır. Evli insan da gözünü ve kulağını kollamaması durumunda eşi ile muhabbetinin bitmesi ile sonuçlanabilecek bir bataklığa doğru çekilmiş olabilir. Zikirlerden oluşan bir vird sahibi olmanın böyle bir riskten korunmaya ciddi bir katkısı vardır. Evliliğin geciktirilmemesi ve evliliğin içinin her türlü doldurulması da şarttır.
Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.
bekaret konusundaki diğer fetvalar
Evet, eski zamanlardan bugüne kadar kızlık zarı bekâretin ölçüsü olarak kabul edilmiştir. Şu anda da böyle kabul edilmesinde sakınca yoktur. Şu da unutulmamalıdır: Kızlık zarı nadiren de olsa bir yerden atlama, spor yapma gibi nedenlerle de kaybedilmiş olabilir. Çok nadiren de olsa zarı olmadan yaratılmış da olabilir. Bu da bizi sadece kızlık zarının olmaması nedeniyle bir kadını iffetsizlikle itham etmekten men etmektedir. Helal bir ilişki ile zarı yok olan, bir kaza veya benzeri nedenle kızlık zarı zarar gören kadın da iffetlidir, onu iffeti üzerinden tenkit etmemiz caiz değildir.
Bu vesveselerin yarın bir gün yeniden zihninizde yankı bulması, sizin de bu vesveselere kulak asmanız yuvanızın huzurunu ciddi bir şekilde riske atabilir. Bu sebeple karar vermeden önce iyi düşünmenizi, mümkünse bir psikoloğa gidip bu konuda danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Yanlış yerden düşünmeye çalışıyorsun. Sen önce o hatanın tevbesinde ciddi olmayı, hatanın ağırlığı kadar ağır bir tevbe yapmayı, istiğfarla o tevbeyi takviye etmeyi düşünsene! Sen tevbende ve istiğfarında ciddi ol, göreceksin Allah Teâlâ sana, öyle bir geçmişle ilgilenmeyen bir eş adayı nasip edecektir. Belki de o geçmişinden ötürü sana acıyıp daha fazla ilgi gösterecek birini gönderecektir. Geçmişini tevbe ve istiğfarla temizlemek senin elindedir, nasıl bir evlilik yapacağın ise senin elinde değildir. Sen elindekini koru!
Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.
Bekâret gibi eşi özellikle ilgilendiren bir hususu, sorduğunda gizlemek doğru olmaz. Bunun haricindeki işlenen günahları ise zikretmemeyi aksine genel bir ifade ile “hatalı bir hayat yaşadım ama bekâretimde sıkıntı yok” türünden bir cevap vermeyi tavsiye ederiz. Özellikle de işlenen günahların tevbesini unutmayınız. Asıl olan Allah Teâlâ’ya ne deneceğidir. Tevbe ile ibadet ile biiznillah geçmiş kapanır.
Cinsel ilişkiye, hamile kalmaya ve eskiye ait olarak bekârete bir zararı olmayan şeyin söylenmesi gerekmez. Söylense ayıp bile olur. O tür bir arıza her insanda olabilir. Kanaatimiz böyledir.