Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bizim bir hocamız evleneceğimiz kişiye, vücudumuzda bir yara izi veya bir hastalığımız varsa bunların evlilik görüşmesi sırasında eş adayına söylenmesi gerektiğini söyledi. Ben altı veya yedi yaşlarındayken bisikletten düştüm ve vajina bölgesinde bir yaralanma oldu. O günden kalan bir sıkıntı var, bir et beni gibi, tırnak büyüklüğünde bir et parçası var. Bu durumun ileride sıkıntı olabileceğini düşünerek söylemem gerekli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Büyük ihtimalle abartıyorsunuz. Bu hususta, ilmine güvendiğiniz biri ile yüz yüze de görüşebilirsiniz daha yararlı sonuç alırsınız. Evlenince eşinizin sizden bu hastalığı alacağı ihtimali daha yüksektir. Endişenizi giderme açısından bir bayan pedagogla görüşmenizde de yarar vardır.
Selamünaleyküm. Benim tecrübeme değil sizin kendi aklınıza ihtiyacınız olmalı.
Hastalığınızı sizinle evlenmek isteyene aynıyla anlatın. Zira çocuk yaratılmasına mani bir durumu onun bilmesi hakkıdır. Yalnız bunun sizin evlenmenize etkisi olacağını zannetmeyin. Evlilik kaderdir. Dağ başında gelir bulur da şehir ortasında bekâr kalabilir insan. Bunu dert etmeyin. Allah’a emanet olun.
Doktorla görüştüm, bu dönemde hamile kalmanın salgın hastalık açısından bir sıkıntısı olmayacağını söyledi. Dinen de buna bağlı olarak bir sıkıntı yoktur deriz. Mübarek olsun.
Selamünaleyküm. Böyle bir evliliğin dinen hiçbir sakıncası yoktur; evlenebilirsiniz. Ne var ki, bugüne kadar böyle bir evlilikte başarı oranı istatistiği büyük rakamlarla etkilemeyecek kadar düşük kalmıştır. Bu nedenle de sizi çevreniz ikaz etme ihtiyacı hissetmiştir. Size tavsiyemiz şudur: Evlilik sizin için olmazsa helak olacağınız düzeyde bir ihtiyaç değilse evlenmeyin, bekleyin.
Bulaşıcı hastalığı olan biriyle evlenmek caizdir. Evlenip evlenmeme ise tamamen senin rızana bağlıdır. Böyle bir evlilikte riskin varlığı bilindiği için ileride hastalık bulaşırsa bu senin baştan kabul ettiğin bir risk olur; karşı taraf sorumlu tutulamaz. Ancak, tedbirsizlik sonucu ya da kasıtlı olarak bulaştırırsa, bu haram ve kul hakkı olur, ağır vebaldir. Evlilik, özellikle böyle özel durumlarda, uzun vadeli güven üzerine kurulmalıdır. Öfke kontrolü olmayan, sorumluluk bilinci zayıf biriyle risk büyüktür. Bu nedenle, “onu seviyorum” duygusunun yanında, karakter analizi yapmadan ve güven testinden geçirmeden böyle bir evliliğe girilmemelidir. Yani öfke anında kırıcı mı yoksa sakin mi? Sorunları diyalogla mı yoksa restleşerek mi çözüyor? Eğer bu şartlar sağlanmıyorsa, sevgi tek başına bu riskli evlilik için yeterli sebep olmayabilir. Nihayetinde doktorlar, ailen ve çevrenle istişareni yapmadan duygusallığa kapılarak yalnız başına evliliğe karar vermemeni tavsiye ederim. Allah en doğru kararı almanı nasip etsin.
bekaret konusundaki diğer fetvalar
Bekâret gibi eşi özellikle ilgilendiren bir hususu, sorduğunda gizlemek doğru olmaz. Bunun haricindeki işlenen günahları ise zikretmemeyi aksine genel bir ifade ile “hatalı bir hayat yaşadım ama bekâretimde sıkıntı yok” türünden bir cevap vermeyi tavsiye ederiz. Özellikle de işlenen günahların tevbesini unutmayınız. Asıl olan Allah Teâlâ’ya ne deneceğidir. Tevbe ile ibadet ile biiznillah geçmiş kapanır.
Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.
Zina etmedi isen ve yaptığın hatadan tevbe etti isen yanlış düşünüyorsun. Sen dik dur, ibadetinle ve ahlakınla kendini güçlendir. Yapman gereken budur. Yarınki ihtimaller üzerinden gereksiz takıntılar üretme. İbadetlerine ve ahlakına sarıl. Kimseye de bir şey söylemeye mecbur hissetme kendini.
Bu durum erkeğin kabulü ile alakalı bir durumdur. Evlenmek için bekâret şart değildir. Kızın bekâreti maazallah zina ile bozulmuş ise tevbe etmiş biri olmalıdır.
Yanlış yerden düşünmeye çalışıyorsun. Sen önce o hatanın tevbesinde ciddi olmayı, hatanın ağırlığı kadar ağır bir tevbe yapmayı, istiğfarla o tevbeyi takviye etmeyi düşünsene! Sen tevbende ve istiğfarında ciddi ol, göreceksin Allah Teâlâ sana, öyle bir geçmişle ilgilenmeyen bir eş adayı nasip edecektir. Belki de o geçmişinden ötürü sana acıyıp daha fazla ilgi gösterecek birini gönderecektir. Geçmişini tevbe ve istiğfarla temizlemek senin elindedir, nasıl bir evlilik yapacağın ise senin elinde değildir. Sen elindekini koru!
Bekâretiniz açısından bir sorun yoksa sizinle evlenmek isteyecek birine “geçmişim açık bir kadındı” diyerek ayrıntıya girmeden geçmişinizi özetleyebilirsiniz. Bu anlatım, karşı tarafı aldatma olmaz. Dolayısıyla başka biri ile evlenemez diye bir durumunuz yoktur. Bu kişi ile de evlenebilirsiniz ama başında bu kadar sıkıntı üreten biri ile gereksiz bir tecrübe yarışına girmenizi tavsiye etmeyiz. Hâlâ “değişmeye çalışıyor” diyorsunuz ama “değişmiş” diyemiyorsunuz.