Fetva Meclisi
Soru
Hocam bizim iki evladımız var, Allah nasip ederse bir evladımız daha olsun istiyoruz. Bu salgın günlerinde bir evlat sahibi olmaya çalışmak doğru mudur? Riski ya da vebali var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu stresli günler geçene kadar çocuk için beklemenizde sakınca olmaz.
Kaçak iş Müslüman işi değildir.
Tedavisi olmayan bir hastalık değildir bu. Doktora gidin ve doktor kontrolünde tedavi olun. Biiznillah evlenirsiniz de çocuğunuz da olur. Güzel bir hayat yaşarsınız. Allah’a emanet olun.
Evlenmek için de beklemeniz gerekmiyor. Allah Teâlâ eşinize rahmetiyle muamelede bulunsun. Size sabırlar ihsan etsin.
Dinen doktora gitmek zorundasınız. Gitmezseniz vebale kalırsınız.
Hayır, böyle bir kural yoktur. Eşlerin arzusu ve doktorun kadının sağlığı açısından uygun bulduğu ve tavsiye ettiği zaman önemlidir.
covid konusundaki diğer fetvalar
Önce dua edelim de hac ibadeti ertelenmesin, o durum oluşmasın. İkinci olarak da hac ile alakalı bilginiz doğru değil. Hac ibadeti bugüne kadar, yaklaşık otuz kere ertelendiği oldu. Başta hicri 317’deki Karamıta eşkıyasının katliamı nedeniyle yapılamadı. Ondan sonra da ekonomik ve salgın afetler gibi nedenlerle, eşkıya ve Fransız işgali gibi nedenlerle haccın farklı yıllarda yapılamadığı oldu. Hicri 357, 419, 429, 654-58 arası, 1213 yılları arası, haccın yapılamadığı ya da çok az sayıda insanın hac yaptığı yıllar oldu. Bu yılki engele gelince durum şöyledir: İnsanlık benzeri az görülmüş veya bu yaşayan neslin bilmediği büyük bir felaket yaşamaktadır ve bu felaket direkt insan canı ile alakalıdır. Bir arada bulunmanın da bu felakete zemin hazırladığı bilinen bir durumdur. Farklı yüz ülkeden gelmiş ve kontrol edilmeleri neredeyse imkânsız denebilecek karma kitlelerin haccetmesi bir tehlikedir. Bu tehlikeye karşı hac ibadetinin ertelenmesinde bir sakınca olmaz. Hac bir fariza olarak seneye ertelenebilir ama insan canı ertelenemez. Mü'min insanın canı Kâbe’den değerlidir. Dua edelim, afet en kısa zamanda insanlığın üzerinden kalksın.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Böyle bir durumda iki seçenek vardır. Birincisi, oruç tutacak kişi kendisini “tutamaz” durumda görür. Buna da elbette orucu emredenin Allah olduğunu bilerek karar verecektir. İkincisi de uzman doktoru ona tutmamasını söyler. O da tutmayabilir.
Mü’minler olarak enerjimizi böyle basit sebeplerle harcayamayız. Belirli saatlerde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları için delilik yapmak mü’mince değildir. Kaldı ki, Hollanda devletinin yasaklama sebebi keyfî değil, bir zaruret sonucudur. Her şey bitebilir, kaybolabilir ama aklımız uçmamalıdır. Allah yardımcımız olsun.
Sizin o yaptığınız da takıntı idi, şimdiki tutumunuz da takıntıdır. Bir psikologla bu durumu değerlendirmelisiniz.