Fetva Meclisi
Soru
Bir yakınıma kullanması için covid ilacı verildi ve ben kullanması için çok fazla ısrar ettim. Okuduğum bazı şeyleri yanlış anladım ve sanki ilacı kullanmak zorundaymış gibi ona baskı yaptım. Üstelik mide sorunu olduğunu bilmeme rağmen yaptım bunu. O da ben ısrar ettiğim için ilacı kullandı. Midesinde mikrop oluşmuş (ilaç yüzünden mi emin değilim). Şimdi midesi için kullandığı başka ilaçlar da var. Kendimi sorumlu hissediyorum ve kendime zarar verme isteğim oluyor. Gereksiz yere endişelendiğimi söyleyenler de var ama ben takıntılı biri olduğum için artık neyi önemseyip neyi önemsememem gerektiğini ayırt edemiyorum. Benim ne yapmam gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere siz, emzirdiğiniz için orucu erteleyebilirsiniz. Kaldı ki söz konusu hastalık tam anlamı ile bir özürdür. Şimdi tutamadığınız kadar daha sonra kaza edersiniz.
O şekilde ilaç yazılmasının doğru olmadığında haklısınız. İade edebileceğiniz bir yer de yoktur. Şöyle yapabilirsiniz: O ilaçların fiyatı kadar bir ilaç yazdırdığınızda onu almayın.
Selamünaleyküm.Böyle bir tedavi; A- Tıbbın şu andaki en az zararlı tedavisi ise, B- Sizin hastalığınız o tedaviyi zorunlu kılacak düzeyde ise Yaptırmanızda sakınca olmaz.Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Oruç tutmayın, tutamadığınız günleri kaydedin. Sonunda biiznillah hastalığınız iyileşince tutamadığınız gün kadar kaza edersiniz. Allah size afiyetler versin.
Kıymetli kardeşim, yaşadığınız durumlar psikolojik kaynaklı gibi görünüyor. Yani hayatınızda somut olarak hiçbir olumsuzluk olmadığı halde psikolojik kaynaklı olarak da böyle şeyleri yaşayabilirsiniz. Bunu anlamanın ve tedavi etmenin en güzel yolu bir psikoloğa gitmenizdir. Sadece ilaçlar yeterli kalmayabilir. Allah'a emanet olun.
İlacı size doktor verdi ise yani ilaç bilimsel bir yöntemle hazırlanmış ise ve alternatifleri de size faydalı olmuyorsa o ilacı kullanabilirsiniz. Geçmiş olsun.
covid konusundaki diğer fetvalar
Mü’minler olarak enerjimizi böyle basit sebeplerle harcayamayız. Belirli saatlerde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları için delilik yapmak mü’mince değildir. Kaldı ki, Hollanda devletinin yasaklama sebebi keyfî değil, bir zaruret sonucudur. Her şey bitebilir, kaybolabilir ama aklımız uçmamalıdır. Allah yardımcımız olsun.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Böyle bir durumda iki seçenek vardır. Birincisi, oruç tutacak kişi kendisini “tutamaz” durumda görür. Buna da elbette orucu emredenin Allah olduğunu bilerek karar verecektir. İkincisi de uzman doktoru ona tutmamasını söyler. O da tutmayabilir.
Önce dua edelim de hac ibadeti ertelenmesin, o durum oluşmasın. İkinci olarak da hac ile alakalı bilginiz doğru değil. Hac ibadeti bugüne kadar, yaklaşık otuz kere ertelendiği oldu. Başta hicri 317’deki Karamıta eşkıyasının katliamı nedeniyle yapılamadı. Ondan sonra da ekonomik ve salgın afetler gibi nedenlerle, eşkıya ve Fransız işgali gibi nedenlerle haccın farklı yıllarda yapılamadığı oldu. Hicri 357, 419, 429, 654-58 arası, 1213 yılları arası, haccın yapılamadığı ya da çok az sayıda insanın hac yaptığı yıllar oldu. Bu yılki engele gelince durum şöyledir: İnsanlık benzeri az görülmüş veya bu yaşayan neslin bilmediği büyük bir felaket yaşamaktadır ve bu felaket direkt insan canı ile alakalıdır. Bir arada bulunmanın da bu felakete zemin hazırladığı bilinen bir durumdur. Farklı yüz ülkeden gelmiş ve kontrol edilmeleri neredeyse imkânsız denebilecek karma kitlelerin haccetmesi bir tehlikedir. Bu tehlikeye karşı hac ibadetinin ertelenmesinde bir sakınca olmaz. Hac bir fariza olarak seneye ertelenebilir ama insan canı ertelenemez. Mü'min insanın canı Kâbe’den değerlidir. Dua edelim, afet en kısa zamanda insanlığın üzerinden kalksın.
Doktorla görüştüm, bu dönemde hamile kalmanın salgın hastalık açısından bir sıkıntısı olmayacağını söyledi. Dinen de buna bağlı olarak bir sıkıntı yoktur deriz. Mübarek olsun.