Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam zina yapan kisinin evlenecegi kisiye durumunu açıklaması meselesine iliskin fetvalarda bir tutarsızlık var sanırım. Söyle ki zina yapan gizlemeli mı sorusuna gayet makul ölçüde zinanın zararlarından bahsedip ardından ama Allah'ın affettiklerini gizlemek esastır diye bitirirken başka bir fetvanız kiz olmadıgınızı söyleyin kabul ederse evlenin diye bitiyor. Hocam bu konuda ki düşüncelerinizi gercekten merak ettim, aydınlatırsanız sevinirim. Selamlar, dualar.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayatınızı gün gün soran birine o ayrıntılarla cevap verin elbette ama sizden genel durumunuzu soran birine arkadaşlarınız olduğunu söylemeniz yeterlidir. Bu fasit geçmiş için iyi tevbe edin, Allah'a sığının.
Selamünaleyküm. Dinimizin en temel prensiplerinden biri, hataları örtmektir. Geçmişi irdelemek bizim ahlakımızda yoktur, olmamalıdır. Yalnız mesele bekâret meselesi olarak değerlendirilecekse bunu beyan etmek ya da bakire olmadığını bir yolla izah etmek gerekebilir.
İnsanın zihninde oluşan şeyler fıtratından kaynaklanan şeyler de olabilir, günlük hayatta görüp izlediklerinden de kaynaklanabilir. Dinimiz fıtrat dinidir. İnsanın bir planlama ile oluşturmadığı zihne takılan sonra da geçip giden şeyler için (onlar cinsellik hatta imana dair şeyler bile olsa) vebal oluşmayacağı hükmü vardır. Yeter ki insan o zihnine gelen şeylerin ardına düşmesin. ZİHİNDEN GELİP GEÇEN bölüm affedilenler arasındadır. Zihne gelenin peşine düşülmesi, ilerletilip projelendirilmesi ise hata/günah dediğimiz şeydir. Biri doğal yapımızın gereği diğeri ise şeytanın ardına düşmenin sonucudur. Bu nedenle: Zihnimizin bu tür fesat oluşturacak şeylerle meşgul olmaması için göz ve kulağa, bir nebze de ele dikkat etmek gerekir. Göz ve kulak koruma altına alındığında sözü edilen bu durumlar en azından asgari düzeye düşer. Özellikle zamanımızda ortaya çıkan göz kirliliğinin geldiği boyut ve oluşturduğu tehlike dikkate alındığında mesele daha iyi anlaşılacaktır. Sözü edilen bu hayaller/takıntılar öncelikle bekâr insanların işidir gibi zannedilse de esasen doğru olan bekâr veya evli herkes için bir sıkıntı olmasıdır. Evli insan da gözünü ve kulağını kollamaması durumunda eşi ile muhabbetinin bitmesi ile sonuçlanabilecek bir bataklığa doğru çekilmiş olabilir. Zikirlerden oluşan bir vird sahibi olmanın böyle bir riskten korunmaya ciddi bir katkısı vardır. Evliliğin geciktirilmemesi ve evliliğin içinin her türlü doldurulması da şarttır.
Zina etmedi isen ve yaptığın hatadan tevbe etti isen yanlış düşünüyorsun. Sen dik dur, ibadetinle ve ahlakınla kendini güçlendir. Yapman gereken budur. Yarınki ihtimaller üzerinden gereksiz takıntılar üretme. İbadetlerine ve ahlakına sarıl. Kimseye de bir şey söylemeye mecbur hissetme kendini.
Aleykümselam. Bu durum, 'âlim' kelimesinin değer kaybetmesinden kaynaklanıyor. Herkesin âlim olabildiği bir zamanda yaşıyoruz. Bu bir fitnedir. Ümmetimizin geçmişteki ilim birikimini bugünlere taşıyan büyük şahsiyetlerimizi yok sayanı bizim de yok saymamız gerekir. Meseleye böyle bakın.
Evlenecek kadın eğer geçmişinde öyle bir hata işlemiş ise öncelikle o hatadan dolayı ciddi ve kalıcı bir tevbe yapmalıdır. Geçmişindeki o hatayı da evleneceği kişiye açıklaması gerekmez. Bakire olduğunu da söyleyerek yalan söylemez. Ya geçmişi irdelemeyen biri ile evlenir ya da “geçmişim cahillik yılları idi...” gibi genel bir ifade kullanır. Böylesi aile içi huzur ve kadının onuru bakımından daha isabetli olur diye düşünürüz.
bekaret konusundaki diğer fetvalar
Ne günlere kaldık! Siz de onun gibi bir süreç yaşadı iseniz denksiniz fırsatı kaçırmayın. Bu tür merhametler kuru bir edebiyattır, akıllı ve basiretli davranın.
Selamünaleyküm. Bekâretinizi geri getirebilseniz de yüzünüzdeki izler sizi bir gün ele verir. Doğruluktan şaşmamalısınız. Durumunuz ince ayrıntılarına kadar izah etmeniz gerekmez. Evlilik geçirdiğinizi, dul kaldığınızı söyleyin yeter. Eğer samimi bir tevbe ile o günahlardan arındı iseniz Allah Teala da sizi örtmüştür. O’nun örttüğünü açmanız gerekmiyor. Gayret edin, eskiye dönmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu durum önceden konuşulmaması durumunda tamamen fitne nedenidir. Muhakkak konuşulmalıdır. İzah edilebiliyorsa nedeni izah edilir; hiçbir durumda sonraki endişeden daha ağır bir endişe oluşmaz.
Selamünaleyküm. Benim tecrübeme değil sizin kendi aklınıza ihtiyacınız olmalı.
Evlenecek erkek/kadın birinin eş adayının geçmişini inceleme hakkı vardır. Bu incelemede iki ölçüye dikkat edilmelidir: a. Kendi seviyesinin çok üstünde hayali bir eş adayı arayışını getiren inceleme anlamı düşük bir iş olur. b. Allah Teâlâ’nın örttüklerini açmak ve teşhir etmek mü'mince bir iş değildir. Bunun ötesinde bir inceleme yapılmalı elbette ama bu inceleme mesela bekâret sorgulaması düzeyine gelmemelidir. Neden? Bu sorgulama o kadar uç bir noktayı karıştırmaktır ki, öyle bir sıkıntı ihtimali bulunan kapıda zaten mü'minin işi olmamalıdır. Mü'minler olarak birbirimizi bilecek bir konumda bulunmaya mecburuz. Kim nasıldır acaba sorunu yüzeysel olarak tahmin edebiliriz. Ve özellikle evlilikler bir referans üzerinden yapılmaktadır genelde. O referansların niteliği de bizim için önemli olmaktadır. Bir genç kıza ‘bekâretin var mı?’ sorusu yöneltildikten sonra cevap ne olursa olsun sorunlu ilişkiler dönemi de başlatılmış olabilir. Evet, bir afet dönemine girdik. Erkeği ile kızı ile iffetin itibarsızlaştırıldığı dönemde yaşıyoruz. Bu doğrudur ama mü'minler olarak birbirimize bu kadar ağır ve hakir bir soruyu sormayı yıpratıcı buluyorum. Bu uç noktanın haricindeki sorgulamalar yapılabilir. Öyle veya böyle gerçek bir tevbenin gücünü unutmayacağız elbette!
İnsan geçmişini karıştırmamalı, karıştırılmasına da izin vermemelidir. Erkeğin sorabileceği en tabii haklarından biri bekâret meselesidir. Zira o husustaki yanıltmanın bedeli çok ağır oluyor. Bunun dışında sorunu olanlar şöyle bir beyanda bulunmalı ama ayrıntıya girmemelidirler: “Ben takvalı bir hayatta değildim.” Bunu yeterli bulmayan biri ile zaten evlilik yürümeyeceği bellidir zannederiz. Bekâret düzeyinde bir geçmiş varsa o gizlenmemeli ama onu kovuşturanla da nasıl bir evlilik yapılabileceği iyi düşünülmelidir. Kanaatimiz böyledir.