İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam “Bilmiyordum.” sözü insanı azaptan kurtarır mı ya da şöyle sorayım: Bir insanın bilmiyor olması din konularında ne kadar geçerli bir mazerettir?

Cevap

Evet, bilememek bir mazeret olabilir ama âlimler bilememenin/cahilliğin mazeret olabilmesi için şu şartları ileri sürmüşlerdir: Bilmiyordum iddiası Allah ve Peygamber aleyhisselam ile alakalı olmamalıdır. Allah’ı bilmediğini, peygamberi bilmediğini bir Müslüman söyleyemez. Müslümanların bulunmadığı bir yörede yetiştiği için haram nedir helal nedir bilmiyor olması gerekir. Kullandığı sözün veya yaptığı işin ne anlama geldiğini bilmiyor olması gerekir. Bilmemek özür olarak kabul edilebilmesi için insanlara bir zarar veren iş olmamalıdır. İnsanlara zarar veren bilmese de zararına katlanmak durumundadır. Bütün insanlığın kabul etmeyeceği kadar açık bilinen bir işi yapmış olmamalıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kulluğumuzun en temel ilkelerinden biri şudur: Allah Teâlâ bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi yüklemez. Bilmek, yapmak ve benzeri her konuda bu kural geçerlidir. Bilmemek ve bilmemeyi benimsemek aynı şeyler değildir. Kul, bir şeyi bilemeyebilir ama bilme yollarını ihmal etmez. İmkânı kadar bilmek için de çırpınırsa onun bilmiyor olmasından kaynaklanan eksikliği sıkıntı oluşturmaz. Önemli olan bilmemeyi benimsemiş olmamaktır. Neyi öğreneceğimize gelince onda da kural şöyledir: Başta Allah'a iman olmak üzere dinin temel meseleleri öğrenilecek. Namaz kılmayı bilmemek mazeret olamaz. Meleklere iman etmenin gerekliliğini bilemiyor olamayız. Ama meleklerin isimlerini bilmemek olabilir. En temel konulardan başlayarak genişleyen bir halka şeklinde bilme ihtiyacımızı giderebiliriz. Bunu temel kural olarak alabilirsiniz. Bildiğimizi, bilmeyene öğretme mecburiyetimiz de böyledir. Biz söyleriz, gerisine karışmayız. Gücümüz yetiyorsa elle de müdahale ederiz. Gücümüz yetmiyorsa bundan da sorumlu olmayız. Allah yardımcımız olsun, işimizi kolay etsin. Bir haramı terk etme başarınızı da tebrik ederim. Rabbim sizi geri dönmekten muhafaza buyursun.

Bilmediğimiz konulardan sorumlu tutulmuyoruz. Peki bilmemek mazeret mi? Araştırm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bilmeyerek günah işlenirse tevbe edilir. Bilmeyerek birisinin hakkına girilirse onun hakkı ödenir. Bilerek hata yapanla bilmeyerek hata yapan kimsenin durumu aynı değildir. Bilmeyerek hata yapan kimsenin bir kastı olmadığından dolayı telafisi daha kolaydır. Öyle ki gerçekleşen hatada payı olmadığından günahkâr olmaz. Yalnız o fiil kendisi tarafından gerçekleştiğinden zararı öder.

Hocam bilmeyerek işlenmiş bir günah veya bilmeyerek başkasına ait olan bir hakkı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zarar veya fitne çıkmayacaksa helallik istemek en sağlam yoldur. Fakat bu mümkün değilse Allah’a tövbe edip o kişiler adına dua ve sadaka ile hata telafi edilmeye çalışılmalıdır. Bir daha böyle bir hataya düşmemek için gıybet ortamlarından uzak durulmalı ve konuşmalara dikkat edilmelidir.

Hocam bir kişi, tanıdığı bazı insanları başkasına anlatıp kötülüyor ve olumsuz s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kırk gün Müslümanlıktan çıkmak diye bir şey yoktur. Bilmeden işlenen bir günahtan sakınca olmaz. Bilmeye çalışmalıyız. Buna rağmen bilmediğimizi Allah mağfiret buyurur.

Selamünaleyküm hocam. Bilmeden haram yiyen 40 gün Müslümanlıktan çıkarmış dedile
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinin temel unsurlarını bilmemek özür sayılamaz. Mesela meleklerin varlığını bilmemek diye bir özür olamaz. Bu çizginin dışındaki bilgileri mesela meleklerin isimlerini bilmemek bir özür olabilir. Ve genel olarak şunu söyleyebiliriz: Bilmemek zamana, mekâna ve kişiye göre değişebilir bir durumdur ama temel kural yukarıda söylenendir.

Hocam dinin bir kuralını bilmemek bir özür sayılabilir mi? Herkes her şeyi bileb
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kulun başına gelen olumsuzlukları değerlendirirken “her olumsuzluk” diye sınırlandırılmış bir ifade yanlıştır. Evet, elimizin/dilimizin/gözümüzün yaptıkları, kalbimizin kaypaklıkları netice olarak Allah’tan musibet gelme nedeni olabilir. Bunu gösteren, işaret eden ayet ve hadis de vardır. Ama buna dayanarak her musibetin bir hata üzerine ceza olarak indiği söylenemez. Ve başa gelen musibetler sanki gerekli cezası da gelmiş ve iş bitmiş gibi bir anlayışa da sebep olamaz. Peygamberler başta olmak üzere küçük bebekler ve salih insan olarak bildiklerimizden büyük musibetler yaşayanlar vardır. Onları nereye koyacağız? Bu tür meselelerde tek bir seçenek üzerinde düşünmek gayba ait bilgileri zorlamak olabilir. “Biz hata etmiş ve sebep olmuş olmayalım da…” şeklinde özetlenebilecek bir idrakle bakılmalıdır meseleye. Rabbim musibetlerden muhafaza buyursun. Gaflette olmaktan da bizleri korusun. Âmîn.

Hocam ben ibadetlerimi yapıyorum ve elimden geldiğince haramlardan sakınmaya çal

bilmemek konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

SENİ BOŞADIM sözü dışındaki sizin sözleriniz gibi sözler mecazi manada kullanılabilen sözlerdir. O esnada eşinizi boşamış olmak için söyledi iseniz bunları eşiniz boşanmış olur. Tehdit ve korkutmak için söyledi iseniz boşanma olmaz.

Hocam eşime tartışma esnasında “Babanın evine git, defol, istediğini yap git dil
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cahilin cahilliği iki türlüdür. Temel iman ve ibadet meselelerinde cahil olmak bir özür değildir. Ancak hiç ezan duyulmayacak kadar uzak bir diyarda ve iletişim imkânlarının olmadığı bir yerde yaşayan için böyle bir durum özür olabilir. Müslümanların arasında ve öğrenme imkânı olanlar için cahillik temel konularda özür değildir. Cahilin özürlü olması, onun durumuna vakıf olan diğer Müslümanlar açısından bir sorumluluk oluşturur. Bizim dinimizde kural şudur: Bilenler bilmeyenlere tebliğ edecek ve din ayakta tutulacaktır. Bunun bir adı da emri bilmaruftur.

Bir insanın dini konularda cahil sayılması onu sorumluluktan kurtarır mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Mü'min, bilmediği şeyden ötürü mesul olmaz yeter ki öğrenince dönüş yapabilsin.

Bir şeyin günah olduğuna şüpheye düşsek, sonra saçmalama, o günah olur mu desek,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Geçmişimizdeki hatalar, bir kul hakkı ihlali ise o hakkın sahibine ödenmesi gerekir. Bunun dışında daha doğrusunu öğrendikçe onu yaparak kulluğumuzu icra ederiz. Olması gereken de budur.

Selamünaleyküm. Bilmeden yaptığımız yanlışların doğrusunu yani dinen uygun olanı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Temel esaslarda cehalet olmaz. Ancak, İslam adına bir şey duyması mümkün olmayan yerlerde yaşayanlar için böyle bir şey olabilir. Ayrıntılarda ise cehalet özür olabilir. Onda da öğrenme yollarının imkân dâhilinde olmadığını varsayarak bunu söyleyebiliriz.

Cehalet özür müdür?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.