Fetva Meclisi
Soru
Çocuklarından birine borç veren babanın adaletli olmak için diğer çocuklarına da borç vermesi gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Baba, çocuklarından birine borç verdiğinde o borcu silebilmesi için diğer çocuklarının rızası gerekir. Çünkü bu bir hibedir, hibede adalet gerekir. Babanın dardaki çocuğuna yardımcı olması ise bir nafakadır. Nafaka ihtiyaca göre verilir. Mesela evlenen çocuğuna yardım etmesi babalığı gereğidir. Okula giden çocuğuna çanta alması gibi kabul ederiz. Ev almadaki borç ise sadece borçtur, geri alınacaktır, alınmazsa herkese aynısı verilmelidir.
Yasal olarak kimse kimsenin borcunu ödemek zorunda değildir. Mal bıraktı ise babanız o maldan borçları ödenir. Bunun ötesinde bir çocuğu olarak ona yapabileceğiniz en büyük iyilik olarak bunu görün. Bir zaman sonra da olsa babanızın borçlarından onu kurtarın, iyi bir evlatlık yapmış olursunuz.
Bu konuyu iki başlık altında ele almamız gerekiyor. Babanın fakir çocuğun zengin olduğu durum: Bu durumda çocuk babaya ihtiyacı olanı vermek zorundadır. Verdiğini de BORÇ kabul edemez. Baba fakir değil ya da çocuk fakir durumunda ise çocuğun BORÇ vermesi caizdir. Bu durumda babanın borcu ödemesi gerekir. Ödemezse çocuk mahkeme yoluna başvurabilir. Şu kadar ki, mahkeme sonucunun babanın hapis cezası alması şekline dönüşmesi caiz olmaz. Baba veya anne çocuğundan ötürü hapsedilemez bu durumda.
Borç alıp adağını yerine getirse caiz olur ama durumu düzelinceye kadar adağı ertelemesi de caiz olur.
Borçların ödenmesi vasiyetin yerine getirilmesinden öncedir. Acilen borçları ödeyin, malı kalırsa vasiyetini yerine getirirsiniz.
Aleykümselam. Alacaklının belli bir süre müsamaha etmesini Kur'an'ımız emretmektedir. Mü'min olarak da bu emre uymamız uygun olandır. Ancak borcu ile ilgilenmeyen böyle bir müsamahayı hak etmiyor olabilir. Bir de alacaklının da imkânı varsa bu müsamahayı gösterir. Mü'min insanın kalbini incitiyor olsa da hukuk yoluyla hakkın tahsil edilmesi yasak değildir.
adil konusundaki diğer fetvalar
Bu husustaki adil olma İHTİYACI KARŞILAMA şeklinde olmalıdır. Mesela üniversitedeki çocuğa harçlık vermek ile ilköğretimdekine harçlık vermek aynı olmaz. Rakamlara değil ihtiyaca bakarak adil oluruz. Bir başka örnek de kız ve erkek çocuklarının ihtiyaçları üzerinden farklılığa dikkat etmek olacaktır. Bu örnekleri çoğaltabiliriz; hepsinde sonuç ihtiyacın karşılanması olacaktır.
Kadın veya erkek bir insanın elindeki malı ölmeden önce çocuklarına hibe etmesinde bir sakınca olmaz. Böyle bir hibeyi yaparken şu noktalara dikkat edilmesi gerekir: Hibeyi yapanın akli sağlığı yerinde olmalıdır ve ölüm yatağında denebilecek bir hastalık içinde olmamalıdır. Çocukları arasında adil olmalıdır yani herkese eşit vermelidir. Hibe ettikleri kendilerine yapılan hibeyi kabul edip teslim almalıdırlar.
Baba veya anne çocuklarına normal günlük harcamalarında da özel ikramlarında da adil olmak zorundadır. Buradaki adil olmak herkese aynı rakamı vermek olmayabilir. Engelli bir çocuk veya ailesini geçindirmekte zorlanan bir çocuk için farklı destek olabilir. Buradaki farklılık bir hileyi yansıtıyorsa o sakıncalı olur. Bunun haricinde özel durumların özel fark gerektirdiğini inkâr edemeyiz.
Babanın çocuklarının nafakasını/geçimini temin etmesi başka şey çocuklarına hibe yapması başka şeydir. Evlenen çocuğuna ev ihtiyacına yardım etsin diye oturacağı daire tahsis etmesi hibe değildir. O ölünce daire öyle veya böyle mirasa dâhil olacaktır. Baba çocuklarının ihtiyacına göre onlara destekte bulunursa bu geçinmelerine yardım etmektir. Hiçbir şekilde bu yardımında eşin olması gerekmez. Kimin neye ihtiyacı varsa onu verir vermelidir de. Malını çocuklarına hibe yoluyla dağıtacaksa o zaman aralarında adil bir taksimat yapar. Kardeşleriniz babanıza karşı yanlış yapmış sayılırlar, fırsat geçmeden babanızın gönlünü almalıdırlar. Tabii ki durum tam sizin anlattığınız gibi ise.
Baba evladına verirken adil olmak zorundadır. Adil olmazsa vebale girer. Çocuklar babanın farklı verme şeklindeki uygulamasından memnun iseler bir şikâyetleri yoksa bunun dinen de bir sakıncası olmaz. Çocuklardan birinin babaya veya anneye karşı asi olması gibi yaptığı haram bir durumu cezalandırmak için babanın yaptığı bu iş yapılan uygulamayı haram bir iş olmaktan çıkarır, baba yanlış iş yapmış olmaz. Böyle bir haklı cezalandırma olmadan babanın yapacağı farklı uygulamayı evlatları en azından babalarının vefatı üzerine yeniden mirasa göre paylaşmaları tavsiye edilen bir iş olur. Onların ve babalarının ahiret açısından doğru olan odur.