İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ben eczacıyım. Kimi zaman hastaların getirdiği reçetelerde abartı görüyorum. Mesela bir kutu ile tedavisi mümkün olana üç kutu yazmış. Hastanın onu tüketmeyeceği ve israf edeceği kesin. Ben eczacı olarak bunu bildiğim halde ilacı vermekle günaha girer miyim?

Cevap

Hastaya ilaç yazılmasında yasal yetki doktora aittir. Eczacının ilaç tekdir etme yetkisi yoktur. Buna göre de böyle bir hatadan mesul olmaz. Çok kesin bir bilgi ile ortada yanlış olduğunu görürse hastayı ikaz edebilir, o kadar.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mevcut kurallara aykırı olarak yapılan bir işlem helal olmaz. Aldığınız ilacın bedelini bir yere sadaka olarak verseniz iyi olur.

Babamı doktora götürdüm. Doktor babamın ilaçlarını yazarken benim kullandığım il
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlaç alınırken bir hileye başvurulmamış yani yasaya tam uygun olarak alınmış ise o ilaç sizin mülkünüz olmuştur. Siz onu bir başkasına da verebilirsiniz.

İşçi olarak çalışıyorum. Hasta oldum, doktor ilaç yazdı eczaneden aldım ilaçları
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlaç zaruret durumudur. İlaçtaki bazı sakıncalı nesneler zaruret nedeniyle caiz olabilir. Sizin yapmanız gereken ilacın muhtevası hakkında hastaya bilgi vermek ve varsa alternatifini tavsiye etmektir.

Ben eczacıyım. Doktor, bir hastama domuz yağı içeren bir ilaç yazmış. Hastayı il
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu hususta, eczacılara dair kuralları yürüten oda veya benzeri kurumların koyduğu kurallara uymanız gerekir. Oda açısından sakıncası yoksa yapabilirsiniz, bu bir kul hakkı ihlali olmaz.

Selamun aleykum. Ben eczanede kalfa olarak çalışmaktayım. Ticaretimizle ilgili b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah sizden razı olsun. Pek iyi ettiniz yazmakla. Yazınızdan ve uyarınızdan istifade ettiğimi söylemeliyim. Kendimce not aldım. Yalnız bir noktaya itirazım var, lütfen onu da siz kabul ediniz: Yaptığım tıpla alakalı derslerin başlığı “Müslümanca Bakış” olarak konmuştur. Dersleri iyi dinlediyseniz bir bütün olarak orada doktorların mesleklerini put edinmelerine karşı kulluk görevlerinden biri olarak değerlendirmeleri uyarısı vardır. Görsel ve yazılı notlarımda defalarca “tıp ve tıbbın alt tabakaları” şeklinde bir ifadeyi kullanmışımdır. Sizin ifadeniz Tıp=Eczacılık sonucuna geliyorsa bunu bu dünyada kimseye kabul ettiremezsiniz. Hayır, eczacılık, tıbbın vazgeçilmezidir demek istiyorsanız tamamen haklısınız. Bu noktaya itirazımı biliniz, gerisinde müttefikiz. Zannedersem siz, eczacılığın genel sıkıntılarını bana boşalarak giderme yolunu seçtiniz. Bir başka husus olarak da şunu biliniz: Eczacılığı, ilaç satmak olarak görüyor ve bu savunmayı onun için yaptı iseniz burada müttefik olamayız; ilaç üreten laboratuvardaki eczacı tıbbın iki numarası olur. İlaç satan için bunları söylediyseniz herhalde bebekler için mamaların satıldığı marketler, insanlara peynir üreten çiftlikler eczanelerden daha değerlidir. Öyle veya böyle uyarınızdan memnun oldum, teşekkür ederim size. Vaktiniz olur ziyarete gelebilirseniz bir gün, bunları daha geniş değerlendirebiliriz. Allah’a emanet olunuz.

Hocam bu metni yazmadan önce istişare yaptım ve içimdeki düşüncelerimi gizlememe
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanız, doktorun kararı ile hasta ise ve doktor ona o ilacı yazdı ise ilacı bir yolla ona vermeniz görevinizdir. Doktorun yazdığı resmi bir ilaç içinde alkol bulunması da alternatifi aynı etki oranında bulunmadıkça sakınca oluşturmaz.

Hocam benim babamın bir takım ruhsal sıkıntıları var. Doktor ilaç verdi ancak ke

doktor konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İstimna konusunda tıbbın bu şekilde kesin bir görüşü yoktur diye biliyoruz. Sizin gittiğiniz doktor meselenin dini boyutunu bilmediği için sizi üstünkörü yönlendirmiş olabilir. Evlenmek ve gözünü haramdan sakındırmak senin ilk çarendir. Bu kadar kolay teslim olmamalısın. Sonuna kadar diren. Tedbir al. Ondan sonra harama karşı bir ruhsat var mıdır diye araştır. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben ilahiyat okuyorum, namazımı da görevlerimi de yapıyorum elhamdülillah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kullanımı veya tüketimi normal olarak sakıncalı olan bir nesnenin hasta için tedavi maksatlı olarak kullanılabilmesi, söz konusu nesnenin uzman doktor tarafından tavsiye edilmesine veya yaygın olarak benzer hastalar tarafından kullanıldığında şifa sebebi olduğuna dair genel bir kanaat oluşması gerekir. Böyle ise kullanılabilir.

Hocam kanser hastası birinin tedavi amaçla kenevir yağı içmesi haram mıdır? Kene
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

• Doktorun tavsiyesi olan işi, • Ölçülerine uyarak yaptığınız sürece hiçbir vebale girmezsiniz. Hissettiğiniz sıkıntı merhametinizden kaynaklanıyor. Allah yardımcınız olsun.

Hocam benim kardeşim ağır hasta, zaman zaman kendine bile zararı oluyor. Doktor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1. Tıbbın bir bilim olarak, tıp çalışanlarının da bir “sağlık hizmet edeni” olarak nasıl insanî ve İslamî bir hizmet icra ettiğini söylemeye gerek yoktur. Tıp bir ibadet mecrasıdır. Böyle görürüz. 2. Dinimiz, insanın canına, malına ve onuruna karşı saldırıyı esastan yasaklamıştır. Mesleği ve kimliği ne olursa olsun insana saldırmak konuşulamaz. 3. İnsana saldırının genel olarak, sağlık çalışanlarına saldırının da özel olarak değerlendirilmesinde şunu söyleyebiliriz: Sözlü saldırı, hakaret veya ekonomik zarar verecek şekilde saldırı ya da bedensel saldırı asla caiz olmaz. Sağlık sektöründe bulunanların hataları ve eksiklikleri kanunla idare edilen ülkelerde onlar üzerinden giderilemez. Kanun buna gerek bırakmamalıdır. Sağlık çalışanlarının saldırıya uğramasını dini değerler açısından sıfır tolerans ile karşılarken onların da insanları tepeden gören bakışları, bilimsel eksikliklerini gizlemeye çalıştıkları kompleksli tutumları da büyük oranda saldırılara neden olabilmektedir. Arkasına devlet gücünü alan memur mantığı ile vatandaşa bakanlara karşı şeytanın kışkırttığı bir kesim bulunabilir. Şikâyetlerin değerlendirilmesinde devletin “memurunu kollayan, vatandaşı da teskin eden” ama sorunun esastan giderilmesine yatırım yapmayan anlayış bu sıkıntıyı büyütmektedir. Biz mü'min olarak imanımızın bize vermiş olması gereken yüksek seviyeye göre hareket ederiz. Bu seviyeyi şöyle belirlememiz mümkündür: - Hastane veya başka bir merkezde yasal haklarımızı en iyi şekilde değerlendirir, ihmal ve savsaklamayı kabul etmeyiz. Başkasının hakkını da ihlal etmeyiz. Bize karşı yapılan yanlışlarda, olabilirlik payını muhakkak kabul ederiz. Karşımızdakinin de insan olduğunu, nöbet veya başka bir sebeple bitkin olabileceğini ama bunun ad bir sınırı olacağını bilir ona göre tavır gösteririz. Yasal sıralamaya dikkat ederek gerekli şikâyetleri yapar, şikâyetimizin arkasında durur, son noktaya kadar titizlikle takip ederiz ki bir yandan bizim hakkımız zayi olmasın diğer yandan da bize hizmet eden memurların gevşemesine neden olmayalım, bizden sonraki bir mü'min aynı sıkıntıyı çekmesin. Bu takibimizi de kişisel etnik, yöresel savaş konusuna dönüştürecek seviye düşüklüğünü göstermeyiz.

Ben sağlık çalışanıyım. Son yıllarda sağlık çalışanlarına karşı saldırıları bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Doktor hanım, size tıp dili ile sorular sorayım: Bir insanın nabzı veya tansiyonu sürekli aynı olabilir mi? Hareket ederken veya heyecanlanınca ya da koşarken… Aynı nabız aynı tansiyon mümkün mü? Zannederim değildir. Zihin dünyamız da böyledir; inişleri çıkışları olur. Olmalıdır da. Bir sahabi hanımı olsa idiniz yine böyle olacaktı. Sürekli aynı heyecanı taşıyamazsınız. Bu durumu dert etmeyin. TUS süreci bitince değişecektir bu. Nasıl tansiyon belli değerler arasında inip çıktıkça onu önemsemiyorsunuz bu iniş ve çıkışları da önemsemeyin. Yeter ki ana değerler sabit kalsın. O ana değerleri sizin için şöyle özetleyebilirim: Asla imanınızla alakalı bir tartışmaya girmeyin, sizi imanınızda sorunlu hâle getirecek konulardan uzak durun. Allah’ın açık haramlarından uzak kalın. Hiçbir haramı hiçbir şekilde denemeye kalkmayın. Allah’ın farzlarını damarlarınızda dolaşan kanınız gibi bilin. Bir farz kaçırmak sizin için bir ünite kan kaybetmek kadar ağır olmalıdır. Oruç da böyledir zekât da böyledir. Her farz böyledir. Peygamber aleyhisselamın sünnetinden kabiliyetiniz ve mesleğiniz açısından sizi zorlamayacak olanları yapmaya çalışın. Hedefinizde de Allah’ın inayeti ile bütün sünnetleri yaşamak olsun. Çevrenizi iyi seçin. Arkadaşlarınız, kıyamet günü yanınızda bulunmasından hoşlanmayacağınız kimseler olmasın. Elbette mesleğiniz gereği herkesle beraber olacaksınız ama severek ve beğenerek iyi olmayan bir arkadaş edinmeyin. Anne baba başta olmak üzere akraba bağınızı güçlü tutun. Dua etme vakitleri ayırın kendinize. Sabah ve akşam dualarınız olsun. Ayetlerden bildiğiniz duaları okuyun, Türkçe dua edin ama dua ile tanışın, kaynaşın. Belli zikirler yapmayı ihmal etmeyin. Özellikle sabah akşam zikirleriniz olsun. Muhakkak Kur'an okuyun. Özel günleriniz hariç her gün asla terk etmediğiniz bir Kur'an okuma programınız olmalıdır. Bir sahife de olsa okuyun. Muhakkak bir âlimi izlemeye çalışın. Kimseye peygamberin yerinde görür gibi takılmayın ama bir âlimi izleyin. Mümkünse onunla istişareler edin. Biiznillah göreceksiniz ki bir zaman sonra tansiyonunuz da imanî heyecanınız da yerine gelecektir ve siz bir eksikliğe takılıp kalmayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.

Ben tıp fakültesinden yeni mezun bir hekimim, şu anda yoğun olarak pandemide hek

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.