Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben apartman yöneticisiyim. Kiracı olan komşularımızdan biri ısınma gideri ve aidatları ödemeden gitti. Kocası hapiste kadın da baktığı bir çocuktan aldığı parayla geçinmeye çalışıyor, anlayacağınız ödeme durumları pek yok. Ben bunu komşular yerine ödesem zekât yerine sayılır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İşten çıkmak veya kirada oturmak zekâta mani değildir. Borcu olmak ve borcu elindekinden fazla olmak zekâta mani olabilir. Borçlarınız yoksa ve elinizde de zekât için ölçüsü dolmuş bir mal varsa zekât vereceksiniz.
Zekât ibadettir. İbadette niyet şarttır. Siz zekât vermek niyetiyle yapmadığınız bir işi sonradan zekâta dönüştüremezsiniz. Ayrıca zekât için bir şey verip ona temlik etmeniz gerekir. O da gerçekleşmedi. Bu nedenle zekât vermiş olmanız mümkün değildir.
Şimdiki kura göre ödenecek. Bu altını ikiye de bölseniz de yine ikinize zekât ödemek farz oluyor. Bölerseniz her biriniz ayrı ayrı 100 gram altının bugüne ait kurdan zekâtını ödemelidir.
Anlaşılan her iki daire için de zekât vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Bir birikimi olmayanın zekât vermesi gerekmez. Zekât namaz gibi bir ibadet değildir. Sadece ekonomik durumu belli bir seviyede olanların yaptığı ibadettir.
Bunların dışında birikmiş paranız veya satılık malınız varsa ve değeri seksen bir gram altın tutarında ise onun zekât verirsiniz. Evler için bu durumda gerekmez.
aidat konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Gittiğiniz banka faizli işlem yapıyorsa sizin işleminiz faizsiz bile olsa vebal altında olursunuz. Faizle ilgisi olmayan bir banka ise gittiğiniz banka, sizden aldığı para bir tür bekçilik ücreti gibi kabul edilebilir, faiz değildir. Birinci bankanınki de faiz değildi ama kendisi faizci olduğu için oraya gidip iş yapmanız caiz değildi.
Selamünaleyküm. Böyle bir gecikmeyi devlet tahakkuk ettirse sakıncası olmayabilirdi ama sizin yaptığınız şüpheli bir durumdur. Başka bir çözüm üretmeye çalışın.
Devlet eliyle verilen ikramiyelerin veya emekli maaşlarının, bir birimin üyelerinin kendi aralarında oluşturdukları yardımlaşma sandığına benzetilmesinin doğru olmayacağını düşünüyorum. Kanuni bir zorunluluk bulunmadıkça bu tür sandıklara üye olunmaması gerekir. Allah'a emanet olun.
Kredi kartı kullanmanın, sadece adı kredi kartı olduğu için caiz olmayacağını söyleyemeyiz. Bir tür çek karnesine benzetmemiz halinde kullanılması caiz denebilir. Ancak, ödemesinin geciktirilmesinden doğan fark bir faizdir; o da vebaldir. Ayrıca Müslümanlar olarak, yaşadığımız çağda savaşların kışlalardan değil, bankalardan yürütüldüğünü anlamaya mecburuz. Hiç olmazsa sahibi Müslüman olan kurumların kartlarını kullanmaya çalışalım. Allah yardımcımız olsun.