Fetva Meclisi
Soru
Polis sandığı üyelerinden her ay aidat kesilmektedir. Sandığın faaliyetlerinden (araç satımı, ev satımı, turizm/ticaret faaliyetleri ve üyelere faizle geri almak kaydı ile kredi kullandırma vb.) elde edilen gelir her sene temettü adı altında üyelere dağıtılmaktadır. Ayrıca emekli olan üyelere 'emeklilik yardımı' adı altında, (üyelik aidatından kesilen) sandıkta biriken aidattan daha fazla olmak kaydı ile bir miktar emeklilik ikramiyesi ödenmektedir. (Bundan farklı olarak benzer şekilde ölüm yardımı, maluliyet yardımı da mevcut.) Yıllık ödenen bu temettü ve emeklilik yardımı faize girer mi, caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Buradaki işletme mantığını bilmediğimiz için cevap veremiyoruz. Eğer yapılan çalışma sonunda sizin paranız garanti ediliyor ve siz, zarara da ortak olmuyorsanız, size verilen faizdir. Kâr ve zarara ortak iseniz sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Sizin yerinizde olsam, birikeni yakma pahasına da olsa geri kalan bölümden kendimi kurtarır ayrılırdım.
Sigorta ilke olarak caiz olmayan bir iştir. Ancak mevcut şartlarda sigortanın zarurileşen bölümüne izin verilebilmektedir. Sizin yaptığınız keyfi ve para kazanma maksatlı bir yatırıma benziyor. Zarar etme pahasına bile olsa çıkmanız gerekir. Allah'a emanet olun.
Sendikaya üyelik aynı meslek grubuna sahip olan kimselerle dayanışma demektir. Sahip olunan hakkın korunması veya elde edilmesi açısından değerli görülebilir. Yeter ki sendika kötülüğe hizmet etmesin, haksız bir işin savunuculuğu yapmasın veya sömürü/şantaj aracı olarak kullanmasın. Kanuna aykırı olmadığı kesilen parada da devletin bu sendika aracılığıyla verdiği parada da sorun yoktur. Bu konuda aynı mesleğe ve derde sahip kardeşlerinizle bir arada olmanızı tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Devletlerin vatandaşları veya ülkelerindeki yabancılar için koydukları sigortalı olma ve emeklilik sisteminin caiz olduğu kanaati yaygındır. Bu konuda derin fıkıh araştırmaları da yoktur. Sadece zaruretler doğrultusunda caiz olduğu tekit edilmektedir. Sözünü ettiğiniz uygulamayı bir bankaya para yatırıp emekli olmaya benzetmek tam yerine oturmuyor. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.Dayınız, sağken size verirse malını onu siz kullanabilirsiniz. Ölümünden sonra ise dinen ona varis kimse olmaması gerekir ki siz onun malını alabilesiniz. Çünkü siz onun çocuğu sayılmazsınız. Size intikal ettirmesinin tek yolu ölmeden size hibe etmesidir. Onun ölümünden sonra devam edecek olan emekli maaşı ise size helal olmaz. Çünkü siz onun oğlu değilsiniz.
aidat konusundaki diğer fetvalar
Kredi kartı kullanmanın, sadece adı kredi kartı olduğu için caiz olmayacağını söyleyemeyiz. Bir tür çek karnesine benzetmemiz halinde kullanılması caiz denebilir. Ancak, ödemesinin geciktirilmesinden doğan fark bir faizdir; o da vebaldir. Ayrıca Müslümanlar olarak, yaşadığımız çağda savaşların kışlalardan değil, bankalardan yürütüldüğünü anlamaya mecburuz. Hiç olmazsa sahibi Müslüman olan kurumların kartlarını kullanmaya çalışalım. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Böyle bir gecikmeyi devlet tahakkuk ettirse sakıncası olmayabilirdi ama sizin yaptığınız şüpheli bir durumdur. Başka bir çözüm üretmeye çalışın.
Aleykümselam. Gittiğiniz banka faizli işlem yapıyorsa sizin işleminiz faizsiz bile olsa vebal altında olursunuz. Faizle ilgisi olmayan bir banka ise gittiğiniz banka, sizden aldığı para bir tür bekçilik ücreti gibi kabul edilebilir, faiz değildir. Birinci bankanınki de faiz değildi ama kendisi faizci olduğu için oraya gidip iş yapmanız caiz değildi.
Bunu iyi bir sadaka sayabilirsiniz ama zekât olmaz. Zekât kişiye verilmelidir, kişinin borcuna sayılmaz.