Fetva Meclisi
Soru
Dayım tekel, şarap ve ispirto fabrikasında alkol üretiminde çalışıyordu. Alkol üretildikten sonra şarap ve ispirto yapılmak üzere başka binada kullanılıyordu, buna devlet karar veriyor. Tekelde çalışırken bir araba aldı, sonra emekli ikramiyesi aldı. Çalışırken aldığı arabayı satıp emekli ikramiyesiyle paraları birleştirip ev yaptı. Beni evlatlık olarak almış, nüfusuna kaydettirmiş ve malını bana vermek istiyor. Bana hediye ettim dese, bunu yazıya döksek ama kullanmaya devam etse, dinen evi arabası benim olmuş olur mu? Zaten mirasçı kanunen benim vefat ederse bana geçecek zaten. Yani bana nasıl verebilir, kardeşlerime kalsın istemiyor. Başka çocuğu yok ve bu emekli ikramiyesi, aldığı emekli maaşı ve çalışırken aldığı para 3ü de ayrı ayrı soruyorum. Helal mi kullanabilir mi? Ben alsam nasıl kullanmam gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir insana miras yoluyla intikal eden maldaki haramlar, intikal yoluyla haramdan arınmış olmaz; o malı haram olarak oluşturan açısından vebal devam etmektedir. Malın kendisine intikal ettiği kişi açısından ise durum şöyledir: - Eğer gasp, hırsızlık gibi yollarla edinilmiş bir mal söz konusu ise o malı sahiplerine iade etmesi gerekir. Miras yoluyla intikal nedeniyle ona helal olmaz. - İntikal eden mal, faiz ve benzeri bir haram yoluyla elde edilmiş ise bu durumda, malın tamamının haramdan olması durumunda mü'min bir mirasçının o mala tenezzül etmemesi gerekir. İman ehli olmak budur. Eğer örneğinizde olduğu gibi, bankaya da giderek malını geliştiren biri ise miras bırakan, bu durumda elimizdeki intikal etmiş malın ne kadarının haramdan olduğunu bilmemiz mümkün olmayacaktır. Sadece 'çalışmasında haram da vardı' zannı ile bir insanın mirası reddedilmesi gerekmez. Belli bir miktarı, 'bu kadarı faizdendi' şeklinde bilebilecekseniz onu ayırıp sadaka olarak verebilirsiniz.
Bir insanın ölmeden önce malını çocukları arasında pay etmesi iki şekilde olabilir. Birincisi, 'ben öldükten sonra şöyle şöyle paylaşırsınız' der. Bu caiz değildir. İnsanın malına zaten varis olacak birilerine malını paylaştırması yani mirasını sağlığında uygulaması caiz değildir. Eğer dedeniz bunu yaptı ise yaptığı yanlıştı. Annenizi mahrum etmesi de hata idi. Annenizin hakkını alması caiz olabilir. İkincisi ise kendi sağlığında herkese bir payı hibe olarak teslim edip malını bölüştürmesi şeklidir. Bu durumda da evladı arasında adaletli davranması gerekirdi. Ortada bir yok sayma varsa, bu bir zulümdür. Annenizin bu durumda manen haklı olması mümkündür ama bir mahkeme ile hakkını talep etmesini tavsiye edemeyiz. Zira baba sağlığı yerinde iken böyle bir iş yapmıştır. Eğer babası bu uygulamayı yaptığında aklı yerinde değildi ise veya ölümcül denebilecek bir hastalık içinde idiyse anneniz buna da itiraz edebilir, aldığı da Şeriat'ın ona verdiği kadarı ile helal olur. Öyle veya böyle dünya malı için Allah'ın en önemli emirlerinden biri olan sılayırahimi eskitmemek gerekir.
Şöyle yapmanızı tavsiye edebiliriz size: Paranın faiz bulaşan bölümünü ayırın ve bir vakfa bırakın. Gerisini alıp kullanmanızda sakınca yoktur. Böylece dayınıza da iyilik etmiş olursunuz. Dayınızın bu husustaki vasiyetinin bir değeri yoktur, yok sayabilirsiniz o sözlerini.
Haram maldan kalan mirası iki bölümde ele alabiliriz. Birincisi, birilerinden çalınmış ve sahibi belli olan bizzat haram bir maldır. Bunun sahibine verilmesi gerekir. Bu mal size intikal etmemelidir. İkincisi de, kazanma yöntemi açısından haram olan maldır. Babanızın ikinci türden olan malı size intikal ettiğinde âlimlerimizin bir bölümüne göre size helal olur. Günahı da babanızda kalır. Miras olarak o malı alabilirsiniz. Babanızın affı için dua etmeyi unutmayasınız.
Selamünaleyküm. Babanız vefat ettikten sonra dedeniz vefat ettiği için siz, dedenize mirasçı olma durumundasınız. Amcalarınız sağ iken de size mirasçılık verilmez. Eğer amcalarınız ve halalarınız babanı da kendi rızaları ile taksime koyarlarsa sakıncası yoktur. Şu anda yapılabilecek de budur.
Selamünaleyküm. Yetim malı yemek o şekilde değildir. Siz bir tür yetime yediriyorsunuz zaten. Mümkün olduğu kadar sizin yediğiniz onun ve annesinin yediğinden fazla olmamasına dikkat edin, yeter. Elektrik kaçağı doğru değildir. İbadetlerinize zarar etmez ama hak olarak kalır. Bulabildiğiniz hak sahipleri ile helalleşin, bulamadıklarınız için dua edin, sadakalar verin. Allah işimizi kolay etsin.
dayı konusundaki diğer fetvalar
Süt emdiğiniz kadın sizin annenizdir. Onun kardeşi de dayınızdır. Dayı ile evlenilmez. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bir bayanın eşinin babası, kendi babası hükmündedir; elini de öpebilir, beraber yolculuğa da çıkabilirler. Özel bir fitne endişesi varsa mesela kayınpeder çok genç duruyorsa bundan kaçınılabilir. Kocasının dayısı veya amcası ise onun hiçbir şeyi değildir. Nezaket ve medeni ilişki içinde bulunur o kadar. Çok ihtiyar biri olmadıkça ellerini tutması caiz değildir. Bu hususlarda tutucu olan bir anlayışla aile kurmanın anlamı yoktur. Zira bu hususlardaki tutuculuğun açacağı tünelin ucu belli değildir.
Aleykümselam. Buradaki hissiyatın cinsel organının hareketlenmesi şeklinde olması gerekir. Bu durumda bir hissiyat oluştu ise Hanefi mezhebi ulemasınca zikredilen kanaat öyledir.
Selamünaleyküm.Dayı, anne baba bir veya sadece anne bir yönünden dayı da olsa dayı hükmündedir. Özel bir endişe yoksa onun yanında mahrem ölçüleri ile hareket edebilir. Öz dayı ile aynıdır.
Dayınızın eşinin kardeşi size yabancıdır, onunla evlenebilirsiniz. Dayınızın eşi de esasen size yabancıdır; dayınızla evli olmasa onunla evlenmenizde de sakınca olmazdı.