Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben şiirle yoğun ilgileniyorum, şairlik ve şiir hoşuma gidiyor. Bir Müslüman olarak şiirle ilgili nelere dikkat etmem gerekir, şiir ve din birleşince ayrıntılar nelerdir, benim için özetleyebilirseniz size minnettar kalırım. Allah şimdiden razı olsun sizden.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
Siz problemin aslını bilmişsiniz. Çarenin ne olduğunu da biliyorsunuz aslında ama ona hiç temas etmiyorsunuz. Size tavsiyemiz şu olur: İdeal evlilik değil, yaşadığın evlilik peşinde olacaksın. Kimse bu dünyada aradığını bulamamıştır. Bulduğunu değerlendirebilenler ise mutlu olmuşlardır. Olgunlaşmayı kesinlikle zamana yayın. İki yıl bile belki sizin için az olabilir. Madem mü'min bir insansınız neden Kur'an okuyarak, zikir yaparak yalnızlığınızı gidermiyorsunuz? Verin kendinizi kitap okumaya, zikre ve Kur'an’a rahatlayın! Değilse nasıl bir hicrettir bu hicret sorusu sizi çelişkide gösterir.
Kadın ve erkek savaşının bir sahnesini görmüşsün. Elhamdülillah bir sıkıntı olmamış. Yüz verme, yalnız gezme. Cevap bile verme. Gerekiyorsa yakındaki bir emniyet mensubuna şikâyette bulun ama bu konuyu afet gibi abartmana da gerek yoktur. Sen kulluğunu yaşamana bak. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. 1- Himmet kelimesinin, mezardan bile etki edecek şekilde kullanılmasının ne kadar yerli yerinde olduğunu öğretecek bir bilgi sahibi değilim. Kur'an ve Sünnet üzerinden böyle bir bilgim yoktur. 2- Şirk değilse bile mümince değildir. 3- Yiyeceğimizin aslı araştırmayacaksak hiçbir şey araştırılmayacak demektir. Umumiyetle helal üzere bulunulan bir ortamda isek araştırmayız. Kimin ne yaptığı belli olmayan bir ortamda muhakkak araştırırız. Kişi seçer, ortam tutarız. 4- Kuran’ımızın özel bir Arapçası olduğunu söyleyebiliriz; günlük Arapça ile Kuran’ı anlamak mümkün değildir. Nitekim Kuran Arapçası ile de bugünkü Arap toplumunun dilini anlamak mümkün olmamaktadır. Allah Teâlâ muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Dualarınızı beklerim. Tespitlerinizde haklısınız, doğru ve yerinde tespitler yapmışsınız. Bir kere şunu bilmelisiniz ki, insan denen mahlûk hata yumağıdır. Hatasız insan olamaz. Bizim de hatalarımız vardır, inşaallah hıyanetimiz olmaz. Dua edin ayağımız kaymasın. Günlük olaylara dair, açık bir beyan yapmadığımız doğrudur. Bilerek yapmıyoruz bunu. Nedenine gelince, insanların bütününe hitap etmeyi gaye edinen biri, grup mantıklı olarak konuşmaması, yazmaması gerekiyor. Filan günlük mesele hakkında konuşulduğunda o mesele günlük olayların içinde eriyor. Bizim asıl meselemiz, iman davamızın kökleşmesini sağlamaktır diye düşünüyoruz. Şüphesiz yaptığımız tek doğrudur şeklinde bir iddia peşinde değiliz. Dökülen yapraklar yerine ağacın köklerini korumayı amaç edindik. Günlük olayların içindeki kargaşada asıl davamızın erimesinden çekiniyoruz. İnşaallah da doğru yaptığımızı düşünüyorum. Diğerlerinin yanlış olduğu anlamında değil ama birilerinin de bunu yapması gerekir şeklinde bir anlayışımız var. Dua edin lütfen.
bid'at konusundaki diğer fetvalar
Hadsiz bir söz olmuş bu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin dua ederken ellerini kaldırdığına dair pek çok hadis vardır. İbadet ve din konularında böyle ulu orta sözler söylenmemelidir.
Bir çürük ipe dizilmiş hayal da diyebilirsiniz, daha iyi anlarlar o zaman.
Şöyle anlamalıyız: Tıbben kullanılması belirttiğiniz açıdan faydalı olan bir maddenin o şekilde kullanılmasında bir sakınca olmaz. Tıbben sakıncası bulunan bir nesnenin kullanılması ise sakıncalı kabul edilir. “Uğurlu olma” gibi bir hurafeye dayalı olarak kullanıldığında ise asla caiz olmaz, günahlardan bir günah işlenmiş olur.
Bu bakış ve düşünce tarzı doğru değildir. Müslümanların birbirine bakışı hüsnüzan esasına dayanmalıdır. Bir Müslüman’ın aksi bilinmedikçe iyi olduğuna inanmak zorundayız. Bilhassa bidat gibi kişinin imanına zarar verecek kadar hassas bir konuda karar vermek ve verilen kararı uygulamak hatadır, böyle düşünmemelisiniz. Elimizde o kişinin açık bir itirafı veya açık bir uygulaması olmadıkça bir Müslüman için böyle diyemeyiz. Bir başka nokta da bidat tek çeşit değildir. Kişiyi imansız denebilecek bir bataklığa çekebilecek bidat var, o derece olmayan mekruh denebilecek düzeyde bidat var. Üçüncü bir nokta da şudur: Camiler imamların değil Allah’ın evleridir. O iyi bu kötü diye seçmeye kalkarsak tek bir camimiz bile olmayabilir. Kendimizi evliya makamında görüp imamları tenkit ederek bir yere gidemeyiz. Camiye devam edeceğiz. İmamlardaki eksiklikleri birbirimize nasihat mantığı ile gidermeye çalışacağız. Gerekirse resmi makamları yani imamların üstlerini devreye sokacağız ama camiyi terk etmeyeceğiz. Cami üzerinden fitne, fitnelerin en yıkıcısı olabilir maazallah. Şeytana el kaptırmaya karşı dikkatli olalım.
Hayal… Kurgu... Beklenti... ve Bid’at.
Müslüman’ın Allah rızası için yapacağı veya yapma fırsatı bulduğu bir işi kaçırması üzülmesi gereken bir durumdur şüphesiz. Selefimizin büyükleri böyle bir durumla karşılaştıklarında kendilerini kınamışlar bir nevi suçlu gibi hissetmişlerdir. Buna rağmen farz olmayan bir ibadeti yapamadığı için onun yerine yeni bir ibadeti planlayıp yapmayı belli bir kural çerçevesinde mecburi gibi tutmak da isabetli değildir. Şunun yerine şu, şu kadarın yerine bu kadar tarzında bir planlamaya gidilirse bu bir bidat olabilir ama kaçanın yerini dolduracak yeni bir ibadet yapmayı istemek olması gerekendir.