İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Borsa’da açığa satış işlemi yapmak caiz midir?

Cevap

Açığa satış işlemi, sahip olunmayan sermaye piyasası araçlarının (hisse senedi gibi) satılmasını ya da satışına ilişkin emrin verilmesini ifade eder. Borsada belli hisselerin düşüşe geçeceğine inanan yatırımcıların başvurduğu bu yöntemde, fiyatı yüksek olan hisselerin satılması ve fiyatlar düştüğünde tekrar satın alınarak sahibine iade edilmesi suretiyle aradaki fiyat farkından kazanç elde edilmesi hedeflenir. İşlemin yapıldığı günden takas gününe (T+2) kadar olan süre içerisinde yatırımcının beklentisi (fiyat düşüşü) gerçekleştiği takdirde satılan hisse senetleri piyasadan satın alınarak karşı tarafa teslim edilir ve işlem sonlandırılmış olur. Ancak bu süre zarfında beklenti gerçekleşmediği takdirde, satılan hisse senetlerinin takas günü bir şekilde teslim edilmesi gerektiğinden, bu miktardaki hisse bir başka kaynaktan borç suretiyle temin edilerek işlem kapatılır. İslam fıkhı açısından açığa satış işlemleri; sahip olunmayan hisselerin satışını konu edinmesi, hisselerin borç işlemlerine konu olabilecek mislî bir mal olmaması veya borç olarak alınan hisseler karşılığında talep edilecek fazlalığın faiz yasağını ihlal etmesi sebebiyle caiz değildir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ana hatları ile helal olduğunu bildiğimiz bir şirketin hissesini alabiliriz. Ayrıntılarına ve işleyiş tarzına girdiğimizde sözünü ettiğiniz gibi bir karmaşıklıkla yüzleşebiliriz. O zaman da ürettiği mal bile alınacak şirket bulamayabiliriz. Dış görüntüsü itibariyle helal olanı üreten, yapısı ümmete düşman olmayan şirketlerden hisse almamızda sakınca yoktur. Özellikle borsada sıkıntının bitmeyeceğini söylemekte elbette sakınca yoktur. Takva açısından borsadan uzak durmayı tercih etmek ise en güzelidir.

Hocam borsada hisse alarak yatırım yapmak caiz midir? Birçok internet sitesinde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İki şık üzerinden düşünelim bunu: a-Buğdayı bugün veriyoruz. Ödemeyi seneye yapacağı için beş bin lira fark koyuyoruz üzerine. Bunda bir sakınca yoktur. Bu bir taksitli satış işlemidir. Peşin şu taksitle şu demek gibidir. b-Buğdayı veriyoruz. Parayı seneye alacağız ama kaç para alacağımızı seneye oluşacak buğday borsasına göre belirleyeceğiz. Bu caiz değildir. Malın fiyatı belirlenmeden yani ücret meçhul bırakılarak satılmıştır. Böyle bir ticaret caiz olmaz.

Hocam bizim köyde bazı çiftçiler arpa buğday bazı ürünleri satıyorlar. Ürünleri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Alacaklının hakkının korunması açısından borçlunun mallarının satılması gerekebilir. Peygamberimiz (s.a.s.), borcunu ödeyemeyen Muaz b. Cebel’in malını borcu karşılığında satmıştır. (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 6/80 [11260]; Dârekutnî, es-Sünen, 5/413 [4551]) Halife Hz. Ömer de hac yolunda ticaret yaparken iflas eden bir kimsenin kalan mallarının, alacaklıları arasında taksim edilmesine hükmetmiştir. (Muvatta’, Vasıyyet, 8 ) Piyasa değerinde veya ona yakın bir fiyatla satılan hacizli malları satın almakta bir sakınca yoktur. Ancak haczedilen mal, değerinin çok altında satılır ise; Hanefîlerden İbn Âbidîn akdin fasit olacağını (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 5/59), Şâfiî âlimlerden Nevevî ise geçerli olmakla birlikte bu malın satın alınmasının mekruh olacağını söylemişlerdir. (Nevevî, Ravza, 3/420) Zira icradaki malların değerinin çok altında satılması, borçlunun mağduriyetinden yararlanmak anlamına gelir. Bu sebeple hacizli malı satın almak isteyen kimsenin fiyatlandırmayı mümkün mertebe borçlunun mağduriyetini azaltacak şekilde gerçekleştirmesi hakkaniyete uygun olur.

İcra yolu ile satışa sunulan malların satın alınması caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Günü gelmiş borcun ödemesinin geciktirilmesine karşı konan fark faizdir, haramdır. Bir meta satılırken peşin ödemeye mesela “on” fiyat verilirken iki ay sonra ödeme yapılmasına karşı “on bir” fiyat verilmesi ise taksitle satıştır, bu caizdir. İki durum arasındaki fark şudur: Birinde geciken borç durumundaki paraya fark getirilmektedir. Diğerinde ise satışı yapılacak metaın kendisine gecikecek tahsilattan ötürü fiyat farkı konmaktadır.

Hocam şunu anlayamıyorum: Taksitle satış caiz deniyor, taksitin günü geçince far
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

SELEM bir ticaret şeklidir. Özet olarak PARA PEŞİN, MAL TAKSİTLE şeklinde uygulanır. Genelde bildiğimiz mal peşin, para taksitle şeklindedir ama böyle bir ticaret de vardır. Bu ticarette sermayesi olmayan iş yapmak isteyen esnaf ve sanayiciye hatta çiftçiye destek vardır. Sermaye bulup iş yapma fırsatı doğmaktadır. Mesela ay başında bin lira olan ücreti tahsil edip onunla ham madde alarak bir ay sonra malı teslim eden sanayici veya çiftçi bir selem sözleşmesi/selem akdi yapmış olur. Selem akdinin caiz olduğuna bir ihtilaf yoktur. Olmayan bir şeyi satmak ile selem akdi arasında bazı farklar vardır. Olmayan şeyi satmak nehyedilmiştir, selem akdi ise özellikleri belli bir şey üzerinde işlem yapmaktır. Bu da süre bitiminde teslim edilebileceği konusunda sıkıntı olmayan nesne demektir. Selem akdinde sözü edilen süre içinde teslimat yapılmaması durumunda parayı veren verdiğini geri alabilir. Olmayan şeyin satılması durumunda ise alışveriş bittiği için teslimat yapılamaması durumunda para verenin geri alabileceği bir şey yoktur.

Biz bir hocadan Arapça fıkıh dersleri alıyoruz. Konumuz alışveriş babına gelince
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gerçek bir altın karşılığı olan sertifikaları alıp satıyorsanız ve işlemler peşin yapılıyorsa günlük alım-satım caizdir. Böyle bir işleme aracı olan kurumlar, alım-satım işlemleri için hizmet verdikleri için komisyon ücreti alabilirler.

Hocam Borsa İstanbul’da işlem gören Darphane Altın Sertifikası’nı alıp satmak di

TİCARÎ HAYAT konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefilere göre satılan arazideki ekin ve sebze yahut ağaçtaki meyveler, arazi veya ağaca doğrudan bağlı olmadığı için satıcıya aittir. Bu bakımdan satıcının, ürünlerini toplayıp, arazi veya ağacı müşteriye teslim etmesi gerekir. Ancak akit esnasında ekin ve meyvelerin de satışa dâhil edilmesi şart koşulursa, bunlar müşteriye aittir (Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 11). Maliki ve Şafiilere göre bu tür ürünler olgunlaşmamışsa müşteriye, olgunlaşmışsa aksi şart koşulmadıkça satıcıya aittir (İbn Rüşd, Bidâyetü’l-Müctehid, II, 189; Şirbini, Muğni’l-muhtâc, II, 113). Günümüzde bu konuda yerleşik bir örf olması halinde, örfe göre hareket edilmesi de uygun olur.

Satılan bir arazi veya ağaç üzerindeki ürünler kime aittir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Altın, gümüş, döviz, TL vb. para cinsinden olan şeylerin birbirleriyle değiştirilmesine sarf denir. Sarf akdinde bedellerin peşin olması gerekir. Aksi takdirde yani, bedellerden birinin veresiye olması halinde yapılan işlem faize (nesie ribasına) dönüşür. Buna göre altın, gümüş yahut dövizin vade farkı uygulanmasa bile veresiye olarak satılması faiz olacağından caiz değildir. Konuyla ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Altına karşılık altın, gümüşe karşılık gümüş, buğdaya karşılık buğday, arpaya karşılık arpa, hurmaya karşılık hurma, tuza karşılık tuz; cinsi cinsine birbirine eşit ve peşin olarak satılır. Malların cinsleri değişirse (iki bedelde) peşin olmak şartıyla istediğiniz gibi satın.” (Müslim, Müsakat, 81; Tirmizi, Büyu’, 23; Ayrıca bkz. Buhari, Büyu’, 74-82;) Buna göre altın, gümüş veya dövizin veresiye veya taksitle alınıp satılması caiz değildir.

Veresiye veya taksitli altın, gümüş yahut dövizin alınıp satılması caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haç, Hıristiyanlıkta Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesini simgeleyen dini bir sembol olarak görülmüştür (Buhârî, Libâs, 90; Buyû’, 102; Müslim, İman, 71). Zira Hıristiyanlıkta haç, oğul tanrıyı temsil eden ve aynı zamanda insanları kutsamada kullanılan bir put olarak da telakki edilmektedir (Mahmut H. Şakiroğlu, “Haç” DİA, XIV, 522-524). Bu bakımdan fıkıh âlimleri, Hıristiyanlığın sembolü olan haçı, Müslümanlar açısından alım satıma konu olabilecek (mütekavvim) bir mal olarak görmemişlerdir (İbn Nüceym, el-Bahr, V, 59; Şîrâzî, el-Mühezzeb, II, 208; İbn Kudâme, el-Muğnî, VII, 427). Buradan hareketle İslâm âlimleri, Müslümanların haç gibi, gayrimüslimlere ait dini sembolleri alıp satmalarını caiz görmedikleri gibi, bu sembollerin üretimini yapıp gayrimüslimlere pazarlamalarının da meşru olmadığını ifade etmişlerdir (Şâfiî, el-Ümm, V, 508; Şirbînî, Muğni’l-Muhtâc, IV, 341; Mevvâk, et-Tâc, IV, 319; İbnü’l-Kayyım, Zâdü’l-me‘âd, V, 675; el-Mevsûatü’l-Fıkhiyyetü’l-Kuveytiyye, “Taslîb”, XII, 91-92). Bu itibarla bir Müslümanın haç üretmesi, satın alması ve Müslümanlara veya gayrimüslimlere satması caiz değildir.

Gayrimüslimlere ait haç gibi dini sembollerin alım satımı caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kuyumcular arasındaki yaygın teamüle göre, ücreti daha sonra ödenmek üzere atölye veya toptancıdan ziynet eşyası satın alınabilmektedir. Uygulama bu şekilde olsa da altın veya gümüşün veresiye olarak satın alınması caiz değildir. Nitekim Hz. Peygamber altın ve gümüşün veresiye satışını yasaklamıştır (Buhari, Büyu’, 74-82; Müslim, Müsakat, 81; Tirmizi, Büyu’, 23). Zira altın ve gümüş para kabul edildiğinden veresiye satışı faizdir. Dolayısıyla kuyumcu satın aldığı ziynet eşyasının bedelini peşin ödemek zorundadır. Öte yandan kuyumcu, atölye veya toptancıya yaptırdığı ziynet eşyasının işçilik ücretini peşin veya veresiye ödeyebilir.

Kuyumcuların, atölye veya toptancıdan veresiye olarak altın veya gümüş ziynet eş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslam’da altın, gümüş, döviz ve TL gibi para cinsinden olan bedellerin değişiminin (sarf) peşin olması gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 39; Mergınânî, el-Hidâye, III, 81). Bedellerden birinin vadeli olması halinde yapılan işlem faize dönüşür (Buharî, Büyu’, 74-82; Müslim, Müsâkât, 79-104; Tirmizî, Büyu’, 23). Günümüzde internet üzerinden yapılan altın ve gümüş alım/satım işlemlerinde yapılan ödemeler havale, EFT, kredi kartı ve banka kartıyla yapılmakta, ancak altın veya gümüş emtia ise anında müşteriye teslim edilmemektedir. Bu tür alışveriş şekilleri sarf akdinin şartlarından biri olan her iki bedelin peşin olması kuralını ihlal ettiğinden dinen caiz değildir. Ancak her iki bedelin kapıda peşin olarak teslim edilmesiyle gerçekleştirilecek olan altın veya gümüş alım-satımı caizdir. Bu alışverişte malın peşin teslim edilmesi karşılığında bedel ya nakden veya anında satıcının hesabına geçecek şekilde kart ile tek çekim olarak ödenmelidir. Para cinsinden olmayan değerli taşlar (elmas, pırlanta vb.) ve ayarı düşük (çoğunluğu karışım olan) altın veya gümüşün ise vadeli olarak satışında dinen bir beis yoktur.

Kapıda teslim almak üzere internet üzerinden altın ve gümüş satın almak caiz mid
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Faktoring firmalarının, yurtiçi veya yurtdışında vadeli satış yapan şirketlerin fatura edilmiş alacaklarını iskontolu olarak peşin satın aldıkları ve vadesi geldiğinde bu alacakları tahsil ettikleri bilinmektedir. Bu işlemde, aynı cins paranın daha düşük bir parayla mübadelesi söz konusu olduğundan, faizli bir işlem gerçekleşmektedir. (Merğinani, el-Hidaye, V, 180-181; Mevsıli, el-İhtiyar, II, 73). Dolayısıyla böyle bir işlem dinen caiz değildir. Zira İslam dininde faizin her türlüsü haram kılmıştır.

Faktoring firmalarının, vadeli satış yapmış şirketlerin alacaklarını iskontolu o

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.