Fetva Meclisi
Soru
Oturduğumuz mahalle camisine Araplar da namaz için geliyor. Abdest alırken bazılarının boynunu mesh etmediğini görüyorum. Abdestleri tamam oluyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Abdest alınırken boynun meshedilmesi konusunda Hanefi uleması da 'Sünnet' dememiştir. Boynun meshedilmesi müstahab/âdâb arasında zikredilmiştir. Muteber Hanefi fıkhı kitaplarından olan İ'LAU'S-SÜNEN'de (1/120) boynu meshetmekle ilgili hadisler zikredilmekte ama hadislerin sıhhati açısından doyurucu bilgi verilmemektedir. Zaten 'Sünnet'ler arasında zikredilmemesi de bunu göstermektedir. Hanefi bir mü'min olarak İmam Ebu Hanife'nin peşinden gitmekle zarar etmezsiniz biiznillah. Ama diğerlerini de basit görmeyiniz. Anlaşılacağı gibi mesele, imamlara ulaşan hadislerin sıhhati üzerinden tartışma konusu haline gelmektedir.
Başın dörtte biri kadarını meshetmek esas olandır. Yer önemli değildir. Boyun hariç baş olan kısmın dörtte birini meshedebilirsiniz.
Sadece Hanbeli mezhebi fukahası abdestte suyun burna nefesle çekilmesinin vacip olduğunu söylemişlerdir. Diğer fukahaya göre ise bu bir vacip değil, müstehaptır. Dolayısıyla da abdestin sahih olmasının şartlarından değildir.
Selamünaleyküm. Herhalde özellikle mezhep değiştirme konusunu sormak istiyorsunuz. Çünkü sorunuz karışık. Bunu sorduğunuzu kabul ederek cevaplıyorum: Bir Müslüman'ın zaruret durumunda Ümmet'in müçtehitlerinden birinin sözü ile amel edebilir ama bu daldan dala geçer gibi olursa bunun adı din olmaz. Keyfi bir uygulamayı ibadet olarak benimseyemeyiz.
Bir mezhepten diğerine geçme gibi bir iş yapmanız gerekmez. Her namaz vaktinde abdest almanız gerekiyor. Diğer namaz vaktine kadar o özürden başka bir abdest bozma nedeni olmadıkça abdestli sayılırsınız. Bu bir özür durumudur. Geçmiş olsun.
Abdestte ayaklarını yıkadıktan sonra mestlerini giyen kimsenin, bu abdesti devam ettiği sürece mestleri çıkarıp giymesiyle abdesti bozulmaz. Mestlerin üzerine mesh etmek suretiyle abdestini tamamladığı durumlarda ise daha sonra mestlerini çıkaracak olursa meshi bozulur. Bu durumda sadece ayaklarını yıkayıp mestlerini giymesiyle abdesti devam eder. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/31; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/25)
abdest konusundaki diğer fetvalar
Böbrek hastası veya diyaliz cihazına giren biri için namazları; Zorlanıyorsa oturarak kılma veya yatarak kılma, Abdestinde zorlanılıyorsa ya da su kullanamayacak durumda ise teyemmüm yapma, Namazın kaçacağı kesin ise namazları cem etme mümkündür. Bunun dışında namazında bir farklılık yoktur.
Yüzeysel olarak yıkandığı sürece bir sıkıntı yoktur, o görüntü derinin kendisi durumundadır.
Uyku, Allah’ın nimetlerinden büyük bir nimettir. Bütün nimetler gibi onun da en güzel şekilde değerlendirilmesi gerekir. Uykunun zamanı gecedir. Geceyi Allah Teâlâ uyumak için yaratmıştır. Tabii olan insanın gece uyumasıdır. Geceyi bu maksat dışında kullanmak için olağan dışı sebepler olmalıdır. Bu durumda eşinizin doktora görünmesi faydalı olur zannederiz. İnsanın bedenini ayakta tutacak ve ibadetlerini yapabilecek kadar uyuması farzdır. Bu da büyük oranda gece gerçekleşir. Diğer zamanlarda istirahat için bir miktar uyumak ise mübahtır. Uyku kesinlikle “derin” denecek düzeye gelecek şekilde ayarlanmalıdır. Ağaç üstünde karganın uyuduğu gibi uyumak insan için yeterli olmaz. Bu nedenle âlimlerimiz uyku için bir edep çizgisi belirlemişlerdir: Yatsı namazından hemen sonra erkence yatıp sabah namazına erkence kalkmak, Abdest alıp uyumak, Yüzüstü yatıp uyumamak, Belli zikirleri ve okumaları yapıp uyumak gibi edeplere dikkat edilmelidir. Uyku hemen hemen hayatımızın üçte birini işgal etmektedir. Uykuyu basite alamayız. Uyku fıtratımızda vardır. Akli melekemizin gelişmesi, bedenimizin sağlıklı olması gibi ince ayarlarımızla uykunun ciddi bağlantısı vardır. Uykudaki sarsıntının ilk etkileyeceği noktalardan biri namaz noktasıdır. Buna dikkat edilmelidir.
Kerahet vaktinde sadece namaz yasaktır. Gusülle veya abdestle kerahet vaktinin hiç bir alakası yoktur.
Böyle bir engelleme abdest yerine teyemmüm için geçerli bir mazeret olmaz. Müslüman’ın namazı ve ona bağlantılı olarak da abdesti hayatıdır. Onu engelleyen bir iş onun işi olmamalıdır. Bu hususta esnek davranmayınız, hakkınızı arayın. Artık dünyanın neredeyse hiçbir yerinde ibadetin engellenir durumu kalmamıştır. İstisnai noktalar vardır ama orada zaten insanlık açısından büyük bir uçurum bulunmaktadır. Özellikle sizi kabahatli duruma düşürebilecek kirletme, zaman kaybı ve israf gibi hatalar yapmayın. Buna rağmen abdestinizi engelleyen bir iş yerinde kendinizi esir görmeyin. Rızkınızı farklı bir yerde arayın.
İki namaz arasında mesela cemaatle bir namaz kılacak kadar akıntısız an olmuyorsa kendinizi özür sahibi sayabilirsiniz. Bu durum yoksa namazdan önce kontrol edip ona göre namaza durun ve namazdan sonra tekrar kontrol etmeyin. Sadece çamaşırınıza akıntı olması durumunda akıntı avuç içinden daha büyük bir yeri kirletti ise çamaşırı değiştirmelisiniz. Sizin durumunuzun özürlü olmaya daha yakın olduğu kanaatindeyiz ama bunu siz takdir etmelisiniz. Zaman zaman yoğunluk oluyor da kimi zamanlar da azalıyorsa yoğunluk günlerinde özürlü gibi davranın sonrasında normale geçin. Geçmiş olsun.