Fetva Meclisi
Soru
Hocam Selamünaleyküm. Cep telefonlarımıza veya internetten maillerimize; "Peygamberimize (s.a.v) falanca kez Salavat getiriniz. Bu mesajı en az 15 kişiye gönderin, göndermezseniz şöyle olur böyle olur." tarzında mesajların akabinde bizlerde birkaç kez veya belirlenen sayılarda salavatlar dualar okuyoruz. Çevremize gönderiyoruz bazen göndermiyoruz. Göndermediğimizde de içimizde sıkıntılar oluşuyor. Bu durum hakkında bize bir açıklama yaparsanız memnun oluruz. Hakkınızı helal ediniz. Selam ve dua ile kalın hocam . . .
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İnsan olarak yapabileceklerinizi yaptıktan sonra dua edebilirsiniz. Salavat da bir dua olarak yapılabilir. Muayyen bir sayı belirlerseniz o bid'at olur.
Selamünaleyküm. Mesele çok bilgi meselesi olsaydı dediğinize katılırdım ama bu kardeşiniz meseleyi bir bereket meselesi olarak görüyor. O salavatın bir keresindeki bereket bizim gibi acizlerin bir ömür konuşmasından elde edilmeyebilir. Bakın siz bile etkileniyorsunuz da o etkilenmeyi benden biliyorsunuz, ben ise o salavattan biliyorum. Allah razı olsun sizden, lütfen dua edin. Dinimize bir nefes daha fazla hizmete muvaffak olalım.
Selamünaleyküm. Sabredin. Bir gün muhakkak işleriniz açılacak ve bereket göreceksiniz. Sabredin, geç olsun hayırlı olsun.
Selamünaleyküm. Saydıklarınızın hiç biri değil, vakti gelmemiş. Bu kadar. Vakti gelince o da olacaktır. Sabrınız deneniyor sakın kaybetmeyin. Araştırmaya devam edin, yılmayın.
Selamünaleyküm. Saydıklarınızın hiç biri değil, vakti gelmemiş. Bu kadar. Vakti gelince o da olacaktır. Sabrınız deneniyor sakın kaybetmeyin. Araştırmaya devam edin, yılmayın.
Aleykümselam Güzel kardeşim, kimin ne dediğine göre mi yaşayacağız? Allah bize ne diyor, ona bakmamız yeterlidir. Cevap vermemizin onların ikna olması açısından bir yararı yoktur. Çünkü onlar; öğrenmek veya doğruyu araştırmak için sataşmıyorlar. Bizim onlara cevap verecek vakitte bir mümin kardeşimizin ihtiyacı ile ilgilenmemiz çok daha evladır. Kederlenmeyin, sabırlı olun. Sizin gibi bir mümin kardeşimin duasını almak benim için nimet hazinesidir. İnşaallah sizin sevginiz de sizin için sevap hazinesi gibi olur. Siz dua edin, ben size dua edeyim; boş verin gerisini. Selamünaleyküm.
cep telefonu konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İlke olarak çok hoş bir iş olmadığından bunu tavsiye etmiyoruz ama elinizdeki telefon da mushaf hükmünde değildir. Hürmet etmeye özen gösterin yeter.
Selamünaleyküm. Bir eşyanın satın alınmasına israf demek, kişinin durumuna göre değişir. Sizin için israf olmayıp başkası için olabilir. Bu kararı siz vereceksiniz; asıl ihtiyaçlarınızdan kısıp alıyorsanız israftır elbette. Ya da onu satın almak sizin vakit israfınıza neden olacaksa yine almayın.
Müslüman, şahsiyetini zedeleyebilecek işlerden uzak durmalıdır. Allah'a emanet olunuz.
Teknolojinin gerisinde kalamayız, sosyal medya gibi bir nimeti yok kabul edemeyiz, bizi bozmasına göz yumamayız. İmanımız ve ahlâkımızla yaşayarak, erimeden ve taviz vermeden bu tür nimetlerden yararlanmalıyız. Çocuklarımız da koyduğumuz bu kurallara uymalıdırlar ya da biz bunu sağlamalıyız. Sosyal medya konusunda öncelikli kurallarımız şunlar olmalıdır: Şayia, dedikodu bize göre değildir. Yaymayız, yayılmasına alet olmayız. “O dedi, ben demedim” şeklinde bir mazeret yoktur. Peygamber aleyhisselam efendimiz buyuruyor ki: “Kişiye her duyduğunu söylemesi yalan olarak yeter!” yalan çöplüğüne dönen sosyal medyada dikenli arazide yürür gibi yürüyebiliriz. Sosyal medya alanı dinimize ait bilgilerin yayılma alanı değildir. Âyet, hadis, âlimlerimize ait bilgiler ekranda görülmüş olmakla bilgi niteliği taşımaz. Bilgi kaynağımız sosyal medya olamaz. Erkek veya kadın avreti, özellikle kadın mahremiyeti gerektiren hususlarda asla taviz veremeyiz. Cep telefonu veya sosyal medya hiçbir haramı gevşetme nedenimiz olamaz. Buna müzik de bir yasak olarak dâhildir. Cep telefonu veya sosyal medya vakit zayi makinesine dönüşmemelidir. Sosyal medya veya cep telefonu mahrem bilgilerimizi, görüntülerimizi koruma konusunda sorunludur. Cep telefonuna giren bir fotoğraf artık bizim özelimiz olmayı kaybetmiştir. Ne gizleyebilir ne de silebiliriz onu. Bu nedenle Müslüman bir insan topluma çıkamayacağı haliyle telefona da çıkmamalıdır, kalabalıkta söyleyemeyeceğini telefon kulaklığında söylememelidir. Bunun ne şakası olur ne de geçicisi! Telefon görüşmesi yaptıklarımız, sayfasına girdiklerimiz vs. yarın mahşerde beraber olmaktan üzülmeyeceklerimiz olmalıdır. Telefona göre seviyesi oluşmuş Müslüman zayi olmuş Müslümandır. Bilakis Müslüman telefonuna şekil vermelidir. Telefon veya sosyal medya içimizde zaten var olan israf urunu kaşıtmamalıdır. Özenerek, etki altında kalarak hayatımızda israf oluşturan noktalar açmamalıdır. Cep telefonu bir nimet olarak abartılıp adeta ibadet yükümlülüklerimizden pay alıyor gibi bir noktaya taşınmamalıdır. Mesela bize tespih çekmeyi, namaz vaktini hatırlatmalı ama tespihimizi ona çektirmemeliyiz. Neticede her nimet gibi cep telefonunun da bir fitne/fitne sebebi olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Fitnelerin önünde garantili kimse yoktur.
Telefon kaçak olduğu için kullanılamaz, başkasına verilemez diye bir kural koyamayız. Devlet, kaçak getirilenleri bir sonra kullanılamaz duruma getiriyor zaten. Öyle yapmıyorsa da kullanılmasını tolere ediyor demektir.