Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam, eğitim için Avrupa'ya geldim ve buradan bir İ phone 5 almak istiyorum. Türkiye'deki fiyatının yarısı kadar (1500-1600TL) ancak yine de çok para. Bu fiyata bu telefonu almam caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Caizdir.
Selamünaleyküm. Üzerinde korunduğuna dair kayıt bulunan malın hilelisini almak doğru değildir. Piyasaya düşmüş ve sahibi tarafından takip edilmeyenler alınabilir.
Selamünaleyküm. Alacağınız para borç olarak alınacaksa ve siz fark ödemeyecekseniz alışverişiniz caiz olur.
Aleykümselâm. Sizden o cihazı talep edenlere gösterdiğiniz fiyatı, sizin onlara o cihazı mal etme fiyatınız olarak gösterirseniz, sizin onu kaça satın aldığınız önemli olmaz. Çünkü bu durumda siz bir tür bayi durumunda olursunuz. Eğer emanetçi gibi durup sadece ricayı yerine getiren biri durumunda olursanız verdiğinizden fazlasını almamalısınız. Birinci şekilde yapın, kârınız size helal olur.
Selamünaleyküm. Dönmesi kesin olmayan alacağın zekâtını, alıncaya kadar erteleyebilirsiniz. Alınca ödenmemiş zekâtları ödenebilir. Telif hakkı korunan ürünler kopyalanamaz.
Selamünaleyküm. Faizli bir banka ile çalışmadığınız sürece yapabilirsiniz.
cep telefonu konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunun için sadece 'boş bir iş' deyimini kullanabiliyorum.
Selamünaleyküm. İlke olarak çok hoş bir iş olmadığından bunu tavsiye etmiyoruz ama elinizdeki telefon da mushaf hükmünde değildir. Hürmet etmeye özen gösterin yeter.
Müslüman, şahsiyetini zedeleyebilecek işlerden uzak durmalıdır. Allah'a emanet olunuz.
Teknolojinin gerisinde kalamayız, sosyal medya gibi bir nimeti yok kabul edemeyiz, bizi bozmasına göz yumamayız. İmanımız ve ahlâkımızla yaşayarak, erimeden ve taviz vermeden bu tür nimetlerden yararlanmalıyız. Çocuklarımız da koyduğumuz bu kurallara uymalıdırlar ya da biz bunu sağlamalıyız. Sosyal medya konusunda öncelikli kurallarımız şunlar olmalıdır: Şayia, dedikodu bize göre değildir. Yaymayız, yayılmasına alet olmayız. “O dedi, ben demedim” şeklinde bir mazeret yoktur. Peygamber aleyhisselam efendimiz buyuruyor ki: “Kişiye her duyduğunu söylemesi yalan olarak yeter!” yalan çöplüğüne dönen sosyal medyada dikenli arazide yürür gibi yürüyebiliriz. Sosyal medya alanı dinimize ait bilgilerin yayılma alanı değildir. Âyet, hadis, âlimlerimize ait bilgiler ekranda görülmüş olmakla bilgi niteliği taşımaz. Bilgi kaynağımız sosyal medya olamaz. Erkek veya kadın avreti, özellikle kadın mahremiyeti gerektiren hususlarda asla taviz veremeyiz. Cep telefonu veya sosyal medya hiçbir haramı gevşetme nedenimiz olamaz. Buna müzik de bir yasak olarak dâhildir. Cep telefonu veya sosyal medya vakit zayi makinesine dönüşmemelidir. Sosyal medya veya cep telefonu mahrem bilgilerimizi, görüntülerimizi koruma konusunda sorunludur. Cep telefonuna giren bir fotoğraf artık bizim özelimiz olmayı kaybetmiştir. Ne gizleyebilir ne de silebiliriz onu. Bu nedenle Müslüman bir insan topluma çıkamayacağı haliyle telefona da çıkmamalıdır, kalabalıkta söyleyemeyeceğini telefon kulaklığında söylememelidir. Bunun ne şakası olur ne de geçicisi! Telefon görüşmesi yaptıklarımız, sayfasına girdiklerimiz vs. yarın mahşerde beraber olmaktan üzülmeyeceklerimiz olmalıdır. Telefona göre seviyesi oluşmuş Müslüman zayi olmuş Müslümandır. Bilakis Müslüman telefonuna şekil vermelidir. Telefon veya sosyal medya içimizde zaten var olan israf urunu kaşıtmamalıdır. Özenerek, etki altında kalarak hayatımızda israf oluşturan noktalar açmamalıdır. Cep telefonu bir nimet olarak abartılıp adeta ibadet yükümlülüklerimizden pay alıyor gibi bir noktaya taşınmamalıdır. Mesela bize tespih çekmeyi, namaz vaktini hatırlatmalı ama tespihimizi ona çektirmemeliyiz. Neticede her nimet gibi cep telefonunun da bir fitne/fitne sebebi olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Fitnelerin önünde garantili kimse yoktur.
Telefon kaçak olduğu için kullanılamaz, başkasına verilemez diye bir kural koyamayız. Devlet, kaçak getirilenleri bir sonra kullanılamaz duruma getiriyor zaten. Öyle yapmıyorsa da kullanılmasını tolere ediyor demektir.