İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam kızıma cep telefonu aldım. Sosyal medyada dikkat etmesi için neleri şart getireyim ona, öncelikli diyebileceğimiz kurallar neler olmalıdır?

Cevap

Teknolojinin gerisinde kalamayız, sosyal medya gibi bir nimeti yok kabul edemeyiz, bizi bozmasına göz yumamayız. İmanımız ve ahlâkımızla yaşayarak, erimeden ve taviz vermeden bu tür nimetlerden yararlanmalıyız. Çocuklarımız da koyduğumuz bu kurallara uymalıdırlar ya da biz bunu sağlamalıyız. Sosyal medya konusunda öncelikli kurallarımız şunlar olmalıdır: Şayia, dedikodu bize göre değildir. Yaymayız, yayılmasına alet olmayız. “O dedi, ben demedim” şeklinde bir mazeret yoktur. Peygamber aleyhisselam efendimiz buyuruyor ki: “Kişiye her duyduğunu söylemesi yalan olarak yeter!” yalan çöplüğüne dönen sosyal medyada dikenli arazide yürür gibi yürüyebiliriz. Sosyal medya alanı dinimize ait bilgilerin yayılma alanı değildir. Âyet, hadis, âlimlerimize ait bilgiler ekranda görülmüş olmakla bilgi niteliği taşımaz. Bilgi kaynağımız sosyal medya olamaz. Erkek veya kadın avreti, özellikle kadın mahremiyeti gerektiren hususlarda asla taviz veremeyiz. Cep telefonu veya sosyal medya hiçbir haramı gevşetme nedenimiz olamaz. Buna müzik de bir yasak olarak dâhildir. Cep telefonu veya sosyal medya vakit zayi makinesine dönüşmemelidir. Sosyal medya veya cep telefonu mahrem bilgilerimizi, görüntülerimizi koruma konusunda sorunludur. Cep telefonuna giren bir fotoğraf artık bizim özelimiz olmayı kaybetmiştir. Ne gizleyebilir ne de silebiliriz onu. Bu nedenle Müslüman bir insan topluma çıkamayacağı haliyle telefona da çıkmamalıdır, kalabalıkta söyleyemeyeceğini telefon kulaklığında söylememelidir. Bunun ne şakası olur ne de geçicisi! Telefon görüşmesi yaptıklarımız, sayfasına girdiklerimiz vs. yarın mahşerde beraber olmaktan üzülmeyeceklerimiz olmalıdır. Telefona göre seviyesi oluşmuş Müslüman zayi olmuş Müslümandır. Bilakis Müslüman telefonuna şekil vermelidir. Telefon veya sosyal medya içimizde zaten var olan israf urunu kaşıtmamalıdır. Özenerek, etki altında kalarak hayatımızda israf oluşturan noktalar açmamalıdır. Cep telefonu bir nimet olarak abartılıp adeta ibadet yükümlülüklerimizden pay alıyor gibi bir noktaya taşınmamalıdır. Mesela bize tespih çekmeyi, namaz vaktini hatırlatmalı ama tespihimizi ona çektirmemeliyiz. Neticede her nimet gibi cep telefonunun da bir fitne/fitne sebebi olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Fitnelerin önünde garantili kimse yoktur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ nimetler verirken hiçbir nimeti hesapsız ve sonuçsuz vermiyor; her nimet bir hesap ve imtihan çizgisi üzerinden gelir bize. İnternet ve ona bağlı oluşturulan imkânlar Allah Teâlâ’nın en güzel nimetlerinden biri olarak bize ulaşmıştır. Her nimet gibi bu nimetin de hesabı olacaktır. Ne kadar helal kullandığımız ne kadar lehimize veya aleyhimize çalıştırdığımız muhakkak sorgulanacaktır. İnsanlar interneti suçlayarak Allah’ın hesabından kurtulamazlar. Alkol tüketenlerin üzümü suçlaması kadar basit ve anlamsız bir suçlama da internetin insanları günaha sevk ettiğini söylemek olur. Evet, internet ölçümü yapılamayacak kadar büyük uçurumlar oluşturdu ama bu bir nimettir, her nimet gibi kullanılma şekline göre kâr veya zarar getirecektir. Ailelerin bozulma nedeni olarak interneti göstermeden önce iradelerimizin çürüdüğünden söz etmemiz daha isabetli olur. Allah’a sığınmak ve birilerinin helakine neden olan interneti bizim hidayetimizin artmasına vesile kılmamız gerekir. İnternet ve ona bağlı olarak kullanılan sosyal medya ve benzeri araçları kullanırken Müslüman olarak zihnimizde bulunması gereken uyarıları bir kırmızı çizgi niteliğinde görerek değerlendirebiliriz. Buna bağlı olarak: Allah’ın murakabesini yani kulunu sürekli denetlediğini hiç unutmayacaksın. Nerede olursan ol, Allah seni denetliyor, melekleri yazıyor ve her şey yarın önüne konacak. Yüzünü kızartacak şeyleri yazma, konuşma, görme, duyma! Bu kontrolü bir dakikalığına da olsa unutma ki, küçük bir delikten şeytan büyük bir çöküntü oluşturmasın. Gaflet bir saniyelik olur ama direksiyon ebediyen gidebilir elden. Gafletin ve yanlışın birazı olmamalıdır. Yazdığın, konuştuğun hakka destek için olmalıdır. Dolaylı da olsa batıla destek olacak işi söyleme, yazma. Bir kelime bile olsa batıla destek olacak söz olmasın arşivinde. Anladığın işi, konuyu yaz ve konuş. Her işten asla anlamazsın. Her işte ve konuda sözün olabiliyorsa sen boşsun, boşlukta bocalıyorsun demektir. Muhatap aldığın kişi, sayfa, hesap her ne ise senin seviyeni gösterecektir. Protesto etmek için bile muhatap alman sevine işaret eder. Seviyesiz, boş insanların senin muhatabın olması vakit israfıdır, prestij kaybıdır. Dikkat et. Âyet ve hadis yazarken konuşurken muhakkak önünde kaynağı olsun. Dini konularda âlimlerin dengi gibi olma. "Demiş…" ile din aktarılmaz. İşine bak, âlimler de işine baksın. Fitnecilerin, bidat ehlinin, demokratların, laiklerin bulunduğu yerde bulunma. Sonra melekler seni "onlarla beraberdin" diye görürler. “Tesebbüt” iyice incelemek öyle karar vermek Müslüman karakteridir. İnsanların iffetleri, onurları kutsaldır, bunu bileceksin. Kimsenin niyetini okuyarak, dışa vurmadığı kanaatini tahmin ederek konuşma, yazma. İnsanların şahıslarına saygılı olmamız gerektiği kadar küfür/şirk olmayan kanaatlerine de en azından sessiz kalmamız gerekebileceğini unutmayacağız. Yazarken ve konuşurken kullandığın kelimeler, mimiklerin, kullandığın sembollerin seni yansıtacak, düzeyini gösterecek. Bunu bilerek konuş ve yaz.

Hocam internet ve sosyal medya kullanırken Müslüman olarak neler önceliğimiz olm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sosyal medya terimi, bireylerin bire bir, bire çok ve çoktan çoğa iletişim kurmasını sağlayan teknolojiler, platformlar ve hizmetleri ifade eder. (İletişim Başkanlığı, SMKK, 28) Hayatın bir gerçeği olan ve iletişimi son derece güçlendirip çeşitlendiren sosyal medya platformlarının olumlu tarafları yanında kullanılma amacına göre bazı olumsuz tarafları da bulunmaktadır. Gelişen teknolojik imkânlar, dinin emir ve yasakları çerçevesinde en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Gerçek hayatta olduğu gibi sanal mecralarda da birtakım hak ve sorumluluklar söz konusudur. Bu bağlamda sosyal medya platformları kullanılırken aşağıdaki hususlara riayet edilmesi gerekir: 1. İslâm inanç esaslarını ve değerlerini inkâr eden, alaya alan; Allah’a ortak koşma, batıl dinleri övme ve onaylama, bu dinlere ait sembolleri şirin gösterme gibi tevhit inancına aykırı olan paylaşımlar yapmamak, bu gibi paylaşımlar yapan hesapları takip etmemek ve bu hesaplara üye olmamak, 2. Faiz, içki, kumar, yalan, zina, müstehcenlik, eşcinsellik gibi haram unsurlar barındıran veya teşvik eden paylaşımlar yapmamak, bu tür paylaşımlar üzerinden kazanç elde etmemek, bu gibi paylaşımlar yapan hesapları takip etmemek ve bu hesaplara üye olmamak, 3. Dinen haram kılınmış olan sihir, büyü, falcılık vb. iddialarla insanları kandırmaya çalışan hesaplardan uzak durmak, 4. Dinî ve millî değerlere açıkça hakaret eden, toplumun mukaddesatını hedef alan ve rencide eden, suç unsuru barındıran paylaşımları ilgili mercilere şikâyet etmek ve yasal sınırlar içerisinde gerekli tepkiyi göstermek, 5. Tesettür kurallarına ve kadın-erkek ilişkilerindeki İslâmî ölçüye riayet etmek, 6. Konuşma ve yazışmalarda edep ve ahlak kurallarına uygun dil kullanmak, 7. Bilgi, beden, mesken ve aile mahremiyetini ihlal etmemek, 8. Dinimizce yasaklananı gösteriş, riya, iftira, gıybet ve tecessüs gibi fiillerden uzak durmak, 9. Sahte hesaplar açmak suretiyle veya birtakım teknolojik hileler aracılığıyla insanları aldatmamak, 10. Maddî çıkar elde etmek, toplum üzerinde nüfuz sağlamak ve takipçi sayısını artırmak gibi amaçlarla dinî ve millî değer ve kavramları istismar etmemek, 11. Beğeni, takip, yorum ve mesajlaşma gibi tüm işlemlerin sorumluluk doğurduğu bilincinde olmak, 12. Bilgi içerikli paylaşımlarda bilginin doğru ve güvenilir olduğundan emin olmak, 13. Kul, kamu ve telif haklarına riayet etmek, 14. İbadetleri ve diğer sorumlulukları aksatacak şekilde sosyal medyada zaman harcamamak. Netice itibarıyla Müslüman, kulluk vazifesinde sanal ve gerçek gibi bir ayrım olmadığının idrakinde olmalı ve yapıp ettikleri gibi beğenip paylaştıklarından da sorumlu olduğunu unutmamalıdır.

Sosyal medyada dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce bir noktayı aydınlatalım: İslam nedir? Namaz, oruç veya Ramazan’da Kur'an okumak mıdır? Yoksa bu ve benzeri ibadetler İslam’ın parçaları mıdır? Hayatımızın hangi bölümünü, bu bölümü ile İslam ilgilenmez diyerek ‘İslam dışında’ tutabiliriz? Kesinlikle İslam ‘hayat’ demektir. Allah’ın mülkü olan her yerde O’nun sözü caridir. Eğer O, bir hikmete binaen bazı alanları kulları için serbest bırakmış ise, biz o alanlarda dilediğimiz gibi tavır belirleyebiliriz. Telefon büyük bir nimet olduğu kadar, kullanımında ikinci insanlarla beraberliği gerektiren yönler bulunduğuna göre önümüzde dikkatten kaçırılmaması gereken bir ‘kul hakkı’ ihtimali vardır. Telefon gerçekten büyük bir nimettir; her nimet gibi telefonun da şükrü ifa edilmelidir. Takdir edersiniz ki, bir nimetin en güzel şükür çeşitlerinden biri de o nimetin yerli yerinde kullanılmasıdır. Ayrıca bizi tuvaletten başlayan bir edep halkası içerisinde tutan dinimizin, genel kurallardan esinlenerek oluşturulmuş bir telefon kültürü adabına kayıtsız kalmayacağı muhakkaktır. Çoluk çocuğun eline düştü diye biz seviyemizi düşüremeyiz. Telefon adabı olarak şu hususları ön planda tutabiliriz: Bir: Kesinlikle, uygun vakitlerde telefon kullanabiliriz. Kur'an’ımız, bir evin çocukları için dahi yatak odalarına girilemez saatler belirlemiştir. Bu uygun vakitleri genellemek istemiyorum. Ancak arayan ve aranan arasında özel bir bağ yoksa yatsı namazından sonrası ve sabahın erken saatleri telefon görüşmesi için uygunsuz vakitlerdir. Namaz saatlerinde bir erkek mü'minin camide olacağı bilindiğine göre, cep telefonunun çaldırılması oldukça saygısız bir durumdur. Namaz kılan bir mü'mini arayan, ya namaz kılmayan biridir ya da namazda rahatsız edilmemek gibi bir nezaketin sahibi değildir, iki durum da edep dışıdır. İki: İsraf telefonda da haramdır. Telefonda israftan söz edildiğinde lütfen sadece kontör israfında kilitlenip kalmayalım. Zaman israf edilebilir bir nimet midir? Üç: Telefon zili üç defadan fazla çaldırılmamalıdır. Eğer aranması zorunlu bir durum söz konusu ise, iki rekâat namazın kılınabileceği kadar bir vakit geçtikten sonra, tekrar bir üç defa daha çaldırılabilir. Dört: Telefonla konuşmaya başlarken ve bitirirken selam ilk ve son cümlemiz olmalıdır. Beş: Telefon eden kendisini tanıtarak konuşmaya başlamalıdır. Bu sünnettir. Altı: Telefonlarımızın zil seslerini müzik türü olmayan seslere ayarlamalıyız. Telefonumuzda çalan ses, bizim kimliğimizi hissettirmiş olabilir. Yedi: Başka birine ait telefonu izinsiz kullanmak veya şehir içi gibi ucuz bir konuşma yapmaya izin alıp, pahalı bir görüşme yapmak caiz değildir. Sekiz: ‘Alo’ sesi yabancılara aittir. Biz mecburiyet olmadıkça bize ait olanı söyleyelim. Dokuz: Cep telefonlarının ulu orta kullanılması bir görgüsüzlük çeşididir. Önünde hürmetle durulması gerekenlerin yanında telefon kapalı bulundurulmalı, görüşmeler sonra yapılmalıdır.

Teknoloji çağının ürünü olan telefon hatta cep telefonu için, İslamî bir kural k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Günümüzdeki şaşılacak afetlerden birisi de günlük hayatta karşı cinsin yüzüne bakmakta hayâ eden kimselerin sosyal medyada mahremiyet sınırlarını görmezden gelmesidir. Ahlakımız sosyal medyada da devam etmelidir. Esasen sosyal medyanın gelişi güzel erkek kadın konuşmaları ve yazışmaları önce hayâ duygumuzu bitiriyor. Bu duygu yitirildikten sonra gözdeki, dildeki ve kulaklardaki harama karşı filtreleri bozuyor. Daha sonra da ahlak çizgisinde kırılmalar yaşanıyor. Birbirlerine nikâhı düşen Müslüman erkek ve kadın mecbur olmadıkça konuşma ve yazışmaları doğru/caiz değildir. Farklı mecralardan çözemediği soruları/sorunları görüşme mecburiyetinde kalırlarsa mesafeyi korumalıdırlar. Ciddiyetsiz, sulu ve ilgisiz konuşmalardan kaçınmalıdırlar. Sorunuza göre kamera karşısında “mahrem yerlerini teşhir eden”, üstelik makyajlı ve tahrikli konuşmasıyla da “kendini belli eden” bir kadını erkeğin takip etmesi asla caiz değildir. https://fetvameclisi.com/fetva/facebook-ve-internet-kullaniminda-kadin-erkek-iliskilerine-muslumanca-bir-bakis-mektubu

Hocam ben yaklaşık iki yıldır evliyim ve bir yıl da nişanlı kaldım. Eşim sosyal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır kullanalım. Kaçarak sığınabileceğimiz bir yer yoktur. Kullanalım ama biz onu kullanalım, o bizi kullanmasın. Bunun için de: Göz ve bilgi kirliliğine dikkat edelim, bizi kirletmesin. Mahremiyetimiz ve başkalarının mahremiyetini ezmeyelim. Kontrolsüz ve sınırsız olmayalım. Yasal ve ahlâk suçlusu durumuna düşmeyelim. Mülkiyet haklarına saygılı olalım. Müslüman edebini orada da koruyalım. Vaktimizi israf etmesin, seviyemizi düşürmesin.

Hocalar sosyal medyayı çok kınıyorlar. Sosyal medya kullanmayalım mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslam’da evlilik sürecinde temel prensip iffeti ve mahremiyeti koruyarak uygun bir şekilde tanışmaktır. Ancak burada önemli olan, bunun nasıl yapıldığıdır. Eğer bir ortam İslami çerçevede güvenilir bir şekilde bu süreci yönetiyorsa bir kadının uygun gördüğü bir erkeğe "Benimle evlilik düşünür müsünüz?" anlamına gelen bir teklifte bulunması haram değildir. Ama bu İslami adaba uygun olmalıdır. Direkt, birebir sohbet ortamı gibi olmamalı, bir aracı veya resmi bir süreç işlemelidir. Sosyal medya aracılığı ile harama götüren herhangi bir kapıya azıcık dahi yaklaşmadan birileri ile gerçek kişilerin aracılığı ve mahremiyet kurallarının yine bu üçüncü kişilerle sağlanması ile bir eş adayı ile tanışıp şartları konuşmak, evet, caizdir ancak burada şu riskleri göz önünde bulundurmalısın: Erkeklerin niyetini tam bilemezsin. Güvenilirlik sorunu olabilir. Daha önce tanımadığın biriyle doğrudan mesajlaşmak, istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Gerçek hayatta birini ön görüşmelerle tanımak ne kadar zor ise sosyal medyadan tanımak kat kat daha zordur. Dolayısı ile doğru eş adayını bulma ihtimali sosyal medyada, kat be kat daha az. Özellikle bir erkek için, kendi çevresinden evleneceği bir kız bulamayıp sosyal medyaya ihtiyaç duymuş olması o erkek hakkında birçok problemi bize önden haber verir. Erkek asosyal olabilir, özgüvensiz olabilir, kötü işler dolayısı ile kötü nam salmış bu yüzden çevresinin güvenini yitirmiş olabilir… Ve daha akla gelmeyen bir sürü ciddi risk. Bunların yerine elbette ki güvenilir insanların kefil olduğu kişilerden hayırlı biri bulma ihtimali çok daha yüksektir. Gördüğün baskılara gelince şunu belirtmek isterim ki evlilikte baskı ve aceleyle yapılan seçimler çoğu zaman hüsranla sonuçlanır. İnsanların sözleri seni strese sokuyor olabilir ama unutma ki Allah’ın takdiri neyse, o olacak. Allah'ın takdir ettiği vakitten önce hiçbir şey gerçekleşmez. Sabır ve tevekkül içinde ve akıllıca hareket etmelisin. Bahsettiğin şekilde ilerlemektense kendi prensiplerinden ödün vermeden bir aday arayışında olabilirsin. Ve kendine de sürekli şunları hatırlatmalısın: "Ben evliliğe kapalı değilim, sadece doğru insanı bekliyorum." "Evlenmek için değil, huzurlu bir yuva kurmak için evleniyorum." "Aracılar vasıtasıyla ilerlemeye devam edeceğim çünkü benim için güvenilir olan yol budur." Allah hayırlı bir yuva nasip etsin. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.

Hocam ben ehl-i sünnet çizgisinde bir hayat yaşamaya çalışıyorum. Evlilik konusu

cep telefonu konusundaki diğer fetvalar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.