Fetva Meclisi
Soru
Buğday ile un değişimi nasıl olmalı? Mesela 100 kilo buğday yerine 80 kilo un alınıp verilmesinin hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
İki şık üzerinden düşünelim bunu: a-Buğdayı bugün veriyoruz. Ödemeyi seneye yapacağı için beş bin lira fark koyuyoruz üzerine. Bunda bir sakınca yoktur. Bu bir taksitli satış işlemidir. Peşin şu taksitle şu demek gibidir. b-Buğdayı veriyoruz. Parayı seneye alacağız ama kaç para alacağımızı seneye oluşacak buğday borsasına göre belirleyeceğiz. Bu caiz değildir. Malın fiyatı belirlenmeden yani ücret meçhul bırakılarak satılmıştır. Böyle bir ticaret caiz olmaz.
Altın, gümüş, döviz, TL vb. para cinsinden olan şeylerin birbirleriyle değiştirilmesine sarf denir. Sarf akdinde bedellerin peşin olması gerekir. Aksi takdirde yani, bedellerden birinin veresiye olması halinde yapılan işlem faize (nesie ribasına) dönüşür. Buna göre altın, gümüş yahut dövizin vade farkı uygulanmasa bile veresiye olarak satılması faiz olacağından caiz değildir. Konuyla ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Altına karşılık altın, gümüşe karşılık gümüş, buğdaya karşılık buğday, arpaya karşılık arpa, hurmaya karşılık hurma, tuza karşılık tuz; cinsi cinsine birbirine eşit ve peşin olarak satılır. Malların cinsleri değişirse (iki bedelde) peşin olmak şartıyla istediğiniz gibi satın.” (Müslim, Müsakat, 81; Tirmizi, Büyu’, 23; Ayrıca bkz. Buhari, Büyu’, 74-82;) Buna göre altın, gümüş veya dövizin veresiye veya taksitle alınıp satılması caiz değildir.
Selamünaleyküm. Aynı cins malın, değiştirme esnasında kalite farkı nedeniyle farklı alınıp verilmesi faizdir ve caiz değildir. Mesela bir ton buğdayın sekizyüz kilo iyi buğday ile değiştirilmesi caiz değildir. Biri değeri üzerinden satılıp diğeri değeri üzerinden alınmalıdır.
Selamünaleyküm. Buğday gibi tartı veya ölçek ile alınıp verilen mallar değiştirilirken, miktarların aynı olması gerekir. Birinci sınıf bir ton buğdayı ikinci sınıf bir buçuk ton buğday ile değiştirmek caiz değildir. Buna faiz denmektedir. Birini satıp diğerini almak gerekir. Allah, helal yemeye hepimizi muvaffak kılsın.
Buluntu bir şey, maddi bir değer taşıyorsa bulan kişi onu ilan etmek zorundadır. Bu ilan da buluntunun durumuna göre bir yıl kadar devam etmelidir. İlan da yaşanan çağdaki ilan anlayışına göre olacaktır. Bir yıl sonunda, fakir biri ise sahibi çıkmayan malı kendine alabilir. En doğrusu ise bulunan şeyleri ilgili makamlara teslim etmektir.
İslam’da altın, gümüş, döviz ve TL gibi para cinsinden olan bedellerin değişiminin (sarf) peşin olması gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 39; Mergınânî, el-Hidâye, III, 81). Bedellerden birinin vadeli olması halinde yapılan işlem faize dönüşür (Buharî, Büyu’, 74-82; Müslim, Müsâkât, 79-104; Tirmizî, Büyu’, 23). Günümüzde internet üzerinden yapılan altın ve gümüş alım/satım işlemlerinde yapılan ödemeler havale, EFT, kredi kartı ve banka kartıyla yapılmakta, ancak altın veya gümüş emtia ise anında müşteriye teslim edilmemektedir. Bu tür alışveriş şekilleri sarf akdinin şartlarından biri olan her iki bedelin peşin olması kuralını ihlal ettiğinden dinen caiz değildir. Ancak her iki bedelin kapıda peşin olarak teslim edilmesiyle gerçekleştirilecek olan altın veya gümüş alım-satımı caizdir. Bu alışverişte malın peşin teslim edilmesi karşılığında bedel ya nakden veya anında satıcının hesabına geçecek şekilde kart ile tek çekim olarak ödenmelidir. Para cinsinden olmayan değerli taşlar (elmas, pırlanta vb.) ve ayarı düşük (çoğunluğu karışım olan) altın veya gümüşün ise vadeli olarak satışında dinen bir beis yoktur.