Fetva Meclisi
Soru
S.a. Eski bir mezar yanında gömü bulmak (değerli madenler), bu gömüden menfaat sağlamak, ve bundan başkalarına yardım amaçlı vermek dinen uygun mudur? Başkalarının da bu paradan bilerek almaları uygun mudur? Selamlar.
Cevap
Benzer fetvalar
İslam öncesine ait bir definenin bulanı onun beşte birini devlete verdiğinde geri kalanında tasarruf edebilir. Bir başkalarına da ondan vermesinde sakınca olmaz. Yalnız bu konuda yasal bir zorunluluk yoksa bu beşte biri bir fakire ya da fakirlere vermek daha iyi olur. Zira bunu bir zekât mantığı ile ele alan fıkıh kuralını geçmemiş oluruz. Müslümanların arazisinde, Müslümanlara ait bir döneme ait define bulan ise onu bir yıl kayıp gibi bekletmek ve ilan etmek zorundadır. Kayıp eşya muamelesi yaparak ona sahip olabilir ancak.
Selamünaleyküm. İnsanın kendi arazisindeki bir defineyi bulup çıkarması caizdir. Kişinin kendi arazisinde bulduğu bir define (gömü), eski zamanlara aitse yani İslam öncesi zamanlara ait ise, bulunan şeyin beşte biri zekat olarak verilir. Geri kalanı bulan kişiye aittir. Devlete vermesi de gerekmez. Hakkıdır, yiyebilir. Mevcut yasalarla karşı karşıya kalma ve cezalanma durumunu ise kendisi tayin etmelidir. Bulunan şey Müslümanlara ait bir define ise , onun hükmü böyle değildir. O, buluntu hükmündedir. Bir yıl ilan edilir, sahibi çıkmazsa bulan kimseye kalabilir. Buluntular arasında Şer'an değerli sayılmayan heykel gibi şeylerin imha edilmesi gerekir. Onlar üzerinden para kazanmak caiz değildir.
Dini hüküm olarak ana kural şudur: Mü'min diri iken saygın olduğu gibi ölü iken de saygındır. Diri iken ona yapılamaz olan ölü iken de yapılamaz. Bu sebeple mü'mini mezarında rahatsız etmek caiz değildir. Saygınlığı kıyamete kadar baki tutulmalıdır. Bu nedenle her mü'min müstakil bir kabre konur. Bir kabre iki kişi konmaz. Kabir de normal şartlarda açılamaz. Olağanüstü bir durum söz konusu olduğunda kabir açılabilir. İkinci bir kişinin konması için de bir önceki meyyitin cesedinin erimiş olması gerekir. Bu erime süresi yöreden yöreye değişir. Ortalama beş yıl gibi bir süre hesap edilebilir. Bazı coğrafyalarda bunun sekiz yıla kadar çıkabileceği söylenmiştir. Eğer bir meyyit erimiş ise ve başka mezar yeri bulmakta sıkıntı oluşuyorsa böyle bir nedenle mezar açılıp oraya ikinci kişi konabilir. Açılan mezardaki kemikler bir kenara toplanır ve ikinci meyyit o mezara konur. Elbette mezarın sahibi ve varisleri belli ise onlardan izin alınması bir hukuk gereğidir.
Selamünaleyküm. Bir yerin vakıf yeri olup olmadığı belge ile sabit olur. Tahmin üzerinden olmaz. Mezarlık iken boşaltılıp arsa durumuna getirilmesi de belge ile olmalıdır. Mesela bir dönümlük arzının bir köşesinde üç beş mezar yeri vardı da o mezarlar bir kenara toplanıp gerisine inşaat yapıldı ise ‘mezar yerine ev yapıldı’ denemez. Öyle veya böyle kalbinizi huzursuz eden bir işi yapmayın. Yıllar sonra bile işinizdeki bir aksaklığı oraya bağlar kendinizi huzursuz edersiniz.
Aleykümselam. Sözünü ettiğiniz şekilde yardım toplamakta inşaallah bir sakınca yoktur ama berekete mani olduğunu da söylememiz gerekir.
Müslümanlar olarak genel teamülümüz Müslümanlara ait bir mezarlığın bulunması ve Müslüman olarak ölenlerin oraya defnedilmesidir. Böylece pek çok Müslüman’ın bir arada olması duadan istifade bakımından en iyi olandır. Belirttiğiniz şekilde bir ailenin veya belli bir simge etrafında toplananların özel bir alanı mezarlık edinmelerinin sakıncalı olduğuna dair bir bilgiye rastlamadık.
define konusundaki diğer fetvalar
Böyle şeylere hurafe denebilir. Hocalar bunlarla uğraşacak yerde insanlara namazı, abdesti öğretsinler. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. İnsanın kendi arazisindeki bir defineyi bulup çıkarması caizdir. Devlete ait bir arazideki buluntunun devletin yasalarına göre değerlendirilmesi uygun düşer.